34. Hükümet, sözkonusu iꢀlemlerin makul süreyi geçmediğini öne sürerek bu iddiayı
reddetmiꢀtir. Baꢀvuranın davasının karmaꢀık bir miras anlaꢀmazlığı olduğunu ileri sürmüꢀtür.
Bu davada üç taraf bulunmaktadır: baꢀvuran, Hazine ve Darülaceze. Aynı süre zarfında aynı
mirasla ilgili yürütülmekte olan baꢀka iꢀlemler bulunmaktaydı. Yerel mahkemenin bu
iꢀlemlerin sonuçlarını beklemesi gerekmekteydi.
35. Ayrıca, iꢀlemlerin uzun sürmesinin baꢀvuranın tutumundan kaynaklandığını, zira
baꢀvuranın bütün duruꢀmalara katılmadığını ve veraset ilamı ile ilgili iꢀlemlerin sonucunu
beklemek için birkaç defa erteleme talep ettiğini belirtmiꢀtir. Dolayısıyla, adli makamlara
yüklenebilecek bir gecikmenin bulunmadığı sonucuna varmıꢀtır.
36. Baꢀvuran, Hükümet’in itirazını reddetmiꢀtir.
37.Mahkeme, baꢀvuranın, yasal ehliyetleri olmaması sebebiyle Bay ve Bayan
Günter’in vasiyetinin iptal ettirmesi giriꢀimi ile ilgili olduğunu tespit etmiꢀtir. Bu husus
hakkında bilirkiꢀi raporu gerektiren somut anlaꢀmazlığa rağmen, Mahkeme, iꢀlemlerin ne
karmaꢀık olduğunu ne de etraflı bir araꢀtırma gerektirdiğini not eder.
38. Baꢀvuranın tutumu ile ilgili olarak mahkeme, birkaç duruꢀmaya iꢀtirak etmediği ve
erteleme talebinde bulunduğunu tespit etmiꢀtir. Ancak, bunlar, mahkemenin bir ön mesele
olarak gördüğü veraset ilamının bekletilmesi esnasında meydana gelmiꢀtir. Dolayısıyla, ilam
çıkarılıncaya kadar dava karara bağlanamamıꢀtır. Buna göre, baꢀvuranın iꢀlemlerin
uzatılmasında payı olduğu söylenemez.
39. Makamların tutumuna gelince, Mahkeme öncelikle, adli makamların veraset
ilamını çıkarmasının dört yıl altı aydan fazla sürdüğünü not eder. Ayrıca, mahkeme, bu ilamı
sununcaya dek dikkate değer bir iꢀlem yürütmemiꢀtir. Ancak ilam çıkarıldığında mahkeme,
Bay ve Bayan Günter’in yasal ehliyetleri hakkında görüꢀ almak için Adli Tıp Kurumu’na
baꢀvurmuꢀtur. Ayrıca, yaklaꢀık olarak altı yıl süren iꢀlemlerin sonunda dava basit bir
formalite – zaman aꢀımı sınırlamasına uymaması – sebebiyle düꢀürülmüꢀtür.
30. Bu olaylar çerçevesinde, Mahkeme, baꢀvuranın davasının makul bir süre içinde
görülmediğine hüküm getirmiꢀtir. Dolayısıyla, AĐHS’nin 6 § 1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI
41. AĐHS’nin 41. maddesi ꢀöyledir:
“Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek
Sözleꢀmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde,
hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”
42. Baꢀvurana, baꢀvurusunun kabul edilebilir olduğunu bildirir 21 Eylül 2004 tarihli
bir Sekreterya mektubunda, baꢀvurandan adil tazmin taleplerini belirtmesi istenmiꢀtir. Ancak,
baꢀvuran buna cevap vermemiꢀtir. Dolayısıyla, Mahkeme, bu baꢀlık altında tazminat
ödenmemesine karar vermiꢀtir.
YUKARIDAKĐ GEREKÇELERE DAYANARAK MAHKEME OYBĐRLĐĞĐYLE
AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir.
Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve Mahkeme Đç Tüzüğü 77 §§ 2. ve 3. maddeleri uyarınca
22 ꢁubat 2005 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.
S. DOLLÉ
Sekreter
J.-P. COSTA
Baꢀkan