COUNCIL  
AVRUPA  
OF E U R O P E  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
GÜNGĐL – TÜRKĐYE  
(B a vuru no. 28388/03 )  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
10 Mart 2009  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir.  
ekli düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın  
adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri  
Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari  
olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Bu dava, Nurcan Güngil (“bavuran”) adlı T.C. vatandaı tarafından Türkiye Cumhuriyeti  
aleyhine, 30 Temmuz 2003 tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına  
ilikin Sözleme’nin (“Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi - AĐHS”) 34. maddesi uyarınca  
yapılan 28388/03 numaralı bavuru sonucu görülmektedir.  
Bavuranlar Ankara Barosu avukatlarından Đ. Đlimoğlu tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
DAVANIN KOULLARI  
1958 doğumlu bavuran Ankara’da ikamet etmektedirler.  
Bavuran 2 ve 3 Mayıs 1995 tarihlerinde, kendisine hazine bonosu alması için Global A..  
adında özel bir yatırım irketine toplam 1.537.000.000 Türk Lirası (TL) yatırmıtır.  
Bavuran 1995 yılının Eylül ayında parayı verdiği aracı B.G. ile irtibata geçmi, kendi  
adına hazine bonosu alıp almadığını sormutur. B.G. bavurana el yazısıyla yazılmıbir  
belgeyle bono aldığını bildirmitir.  
Bavuran 15 Mart 1996 tarihinde Global A..’nin bürosuna gittiğinde, B.G.’nin, parasını,  
hazine bonosu almak yerine hisse senedi alarak kullandığını öğrenmitir. Hisse senetleri ise  
değer kaybetmi, bunun sonucu olarak, irket, bavuranın para kaybetmesine neden olmutur.  
Bavuran 30 Eylül 1996 tarihinde Global A.. ve B.G. hakkında Ankara Asliye Ticaret  
Mahkemesi’nde dava açmı, irkete yatırdığı paranın davalılar tarafından tazmin edilmesini  
talep etmitir.  
Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi 27 Mayıs 1998 tarihinde, bavuranın talebinin bir  
kısmının kabul edilmesine hükmetmi, davalıların bavurana basit faiziyle beraber  
942.000.000 TL ödemelerine karar vermitir.  
Bavuran ve davalı temyize gitmitir.  
Yargıtay 26 Ekim 2000 tarihinde 27 Mayıs 1998 tarihli kararı bozmutur. Dava Ankara  
Asliye Ticaret Mahkemesi’ne iade edilmitir.  
Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi 7 Kasım 2001 tarihinde bir kez daha bavuranın  
tazminat talebinin bir kısmının ödenmesine hükmetmi, Global A.. ve B.G.’nin bavurana  
basit faiziyle beraber 1.512.000.000 TL ödemesine karar vermitir.  
Bavuran ve Global A.. kararı temyiz etmilerdir.  
Yargıtay 10 Ekim 2002 tarihinde 7 Kasım 2001 tarihli kararı onamıtır.  
1
Bavuran 13 Ocak 2003 tarihinde Yargıtay’ın 10 Ekim 2002 tarihli kararının  
düzeltilmesini talep etmitir.  
Yargıtay 11 Nisan 2003 tarihinde bavuranın talebini reddetmitir.  
HUKUK  
I. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
Bavuran, yargı sürecinin, AĐHS’nin 6/1 maddesinde öngörülen “makul süre” kouluyla  
bağdamadığından ikayetçi olmutur.  
Hükümet bu iddiaya itiraz etmitir.  
Göz önünde bulundurulacak süre, bavuranın Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi’nde dava  
açtığı 30 Eylül 1996 tarihinde balamı, 11 Nisan 2003 tarihinde sona ermitir. Dolayısıyla,  
bekez incelenen dava iki yargı aamasında altı yıl altı ay sürmütür.  
A. Kabuledilebilirliğe ilikin  
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. fıkrası çerçevesinde bu ikayetin dayanaktan yoksun  
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baka bir gerekçe altında da kabuledilemezlik unsuru  
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle bavuru kabuledilebilir niteliktedir.  
B. Esaslar  
Hükümet yargı sürecinin haddinden uzun olduğu veyahut Hükümet’e addedilebilecek bir  
hataya bağlı olarak gereksiz yere uzatıldığı biçiminde değerlendirilemeyeceğini belirtmitir.  
Bavuran iddialarını sürdürmütür.  
AĐHM, yargı sürecinin haddinden uzun olmasının, davanın koulları ıığında, davanın  
karmaıklığı, bavuran ile ilgili makamların tutumu ve bu anlamazlıkta bavuranın kaybı gibi  
ölçütlere bağlı olarak değerlendirilmesi gerektiğini yineler (diğerlerinin yanısıra bkz.  
Frydlender - Fransa [BD], 30979/96).  
AĐHM, sözkonusu sürecin, yapılan incelemelerin çokluğu ve davanın karmaıklığı ıığında  
ilk bakıta haddinden uzun görünmemesine karın, Yargıtay’ın yaptığı ilk itiraz incelemesinin  
iki yıl beay sürdüğünü gözlemler. Đlk derece mahkemesinin 7 Kasım 2001 tarihinde verdiği  
ikinci kararın ardından, Yargıtay, bir kez daha, itiraz talebini on bir ayda, kararın düzeltilmesi  
talebini ise üç ayda incelemitir. Dolayısıyla, dava Yargıtay’da toplam sürenin yarısından  
fazla süre boyunca derdest kalmı, Yargıtay incelemesini yazılı usulde gerçekletirmitir.  
AĐHM, mevcut davada ele alınan meselelere benzer meseleleri ele alan davalarda sıklıkla  
AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmitir (diğerlerinin yanı sıra bkz. örn.  
Hayrettin Kartal - Türkiye, 4520/02).  
2
AĐHM kendisine sunulan tüm belgeleri incelemi, Hükümet’in, mevcut davada farklı bir  
sonuca ulamasını sağlayacak hiçbir delil veya savunma sunmadığı kanısına varmıtır. AĐHM  
konuya ilikin içtihadını göz önünde bulundurarak, mevcut davada yargı sürecinin haddinden  
uzun sürdüğü ve “makul süre” kouluyla uyumadığı kanısındadır.  
Buna göre 6/1 madde ihlal edilmitir.  
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI  
AĐHS’nin 41. maddesine göre:  
“Mahkeme ibu Sözleme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek  
Sözlemeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde,  
hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”  
A. Tazminat  
Bavuran maddi tazminat olarak 12.500 Euro (EUR) talep etmitir. Bavuran, Ankara  
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin kendisine ödenmesine hükmettiği tazminat meblağının,  
Türkiye’deki yüksek enflasyona karın uygulanan düük faiz oranının sonucu olarak yaadığı  
maddi kaybı karılamadığını belirtmitir. Ayrıca manevi tazminat olarak 2.500 EUR talep  
etmitir.  
Hükümet talebe itiraz etmitir.  
AĐHM, tespit edilen ihlal ile meydana geldiği iddia edilen maddi zarar arasında bir illiyet  
bağı görmemektedir (bkz. Kingsley - Đngiltere [BD], 35605/97). Bu nedenle bu talebi  
reddeder. Öte yandan, AĐHM, bavuranın bir miktar manevi tazminat alması gerektiği  
kanısındadır. Hakkaniyete uygun surette, bavurana, talebine karılık, bu balık altında 2500  
EUR ödenmesine karar verir.  
B. Yargılama gideri  
Bavuran ayrıca ulusal mahkemelerde meydana gelen yargılama giderleri için 680.44  
Yeni Türk Lirası (YTL) (yaklaık 355 EUR), AĐHM’de meydana gelen masraflar için ise  
2.377.7 YTL (yaklaık 1.235 EUR) talep etmitir. Bavuranın talep ettiği yargılama giderleri,  
ulusal mahkeme masrafları, Türkiye Barolar Birliği’nin tavsiye ettiği ücret listesine  
dayanılarak belirlenen avukatlık masrafları ve kırtasiye ile posta masraflarından olumaktadır.  
Bavuran masrafları kanıtlamak için çeitli faturalar sunmu, ancak avukatlık masraflarına  
ilikin, bir sözleme veyahut avukatın davaya harcadığı mesaiyi gösteren ek bir belge  
vermemitir.  
Hükümet taleplere itiraz etmitir.  
AĐHM’nin içtihadına göre, yargılama giderleri, ancak gerçekliği ve gerekliliği kanıtlandığı  
ve makul bir meblağ olduğu takdirde bavurana geri ödenir. Bu davada, bavuran, talep ettiği  
masrafların çoğunun gerçekten yapıldığını belgeleyememitir. Bu nedenle AĐHM bavuranın  
belgelediği yargı giderleri için yalnız 35 EUR ödenmesine karar vermitir.  
3
C. Gecikme Faizi  
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına  
üç puanlık bir artıın eklenmesinin uygun olduğuna karar vermitir.  
BU GEREKÇELERE DAYANARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE  
1. Bavuranın makul süre içinde adil yargılanma hakkına ilikin ikayetinin kabuledilebilir  
olduğuna;  
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin yargılama sürecinin haddinden uzun sürmesi nedeniyle ihlal  
edildiğine;  
3. (a) AĐHS’nin 44. maddesi’nin 2. fıkrası gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç  
ay içinde, Savunmacı Hükümet tarafından bavurana, izleyen meblağların, ödeme  
tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden Savunmacı Hükümet’in ulusal para birimine  
çevrilmek üzere ödenmesine;  
(i) uygulanabilecek her türlü vergi ile beraber 2.500 EUR (iki bin beyüz Euro)  
manevi tazminat ve  
(ii) yargılama gideri için bavurana uygulanabilecek her türlü vergi ile beraber 35  
EUR (otuz beEuro)  
(b) yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına  
kadar, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan marjinal kredi kolaylığı  
oranının üç puan fazlasına eit oranda basit faiz uygulanmasına;  
4. Bavuranların adil tatmine ilikin diğer taleplerinin reddedilmesine  
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đꢀbu karar, Đngilizce olarak hazırlanmıve Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve  
3. fıkraları uyarınca 10 Mart 2009 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmitir.  
Sally Dollé  
Zabıt Katibi  
Françoise Tulkens  
Bakan  
4