CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYİ  
GÜNDOĞAN -TÜRKİYE DAVASI  
(Başvuru no: 31877/96)  
NİHAİ KARARININ ÖZET ÇEVİRİSİ  
STRAZBURG  
10 Ekim 2002  
OLAYLAR  
1960 doğumlu olan başvuran, Erzurum Cezaevinde yatmaktadır.  
Başvuran, yasadışı örgüt TKP / ML-TIKKO (Türkiye Komünist Partisi/Marksist  
Leninist) mensubu olduğu gerekçesiyle 17 Ekim 1995'te polis tarafından gözaltına alınmıştır.  
Erzincan Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının 19 Ekim 1995 tarihli talebi  
üzerine başvuranın gözaltı süresi 26 Ekim 1995'e dek uzatılmıştır.  
26 Ekim 1995'te başvuran DGM hakimi karşısına çıkarılmış, hakkında tutuklama kararı  
verilmiştir.  
Cumhuriyet Savcısının 26 Aralık 1995 tarihli iddianamesi ile başvuran hakkında ceza  
davası açılmıştır.  
HUKUK AÇISINDAN  
1. AİHS'NİN 5. MADDESİNİN 5 §§ 3, 4 VE 5. FIKRALARININ İH-  
LAL EDİLMESİNE İLİŞKİN  
Başvuran AİHS'nin 5. maddesinin 3, 4 ve 5. fıkralarının ihlal edildiğini iddia  
etmektedir.  
A. AİHS'nin 5 § 3 maddesi  
Başvuran gözaltında tutulduğu 17-26 Ekim 1995 tarihleri arasındaki sürenin uzun-  
luğunu dile getirmektedir.  
Hükümet gözaltı süresine ilişkin olarak, Türk hukukuna göre Devlet Güvenlik Mahkemesinin  
görev alanına giren suçların terör suçlarını da kapsadığını ifade etmektedir. Hükümet, terörle  
ilgili suçların belirlenmesi ve soruşturulması sırasında karşılaşılan olumsuzlukların, bu suçlara  
adli suç kriterlerini uygulamada engel teşkil ettiğini ileri sürmektedir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2002. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın  
adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri  
Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari  
olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
AİHM, AİHS'ııin 5. maddesinin Sözleşmenin kurduğu sistem içindeki önemini hatırlat-  
maktadır. Buna göre 5. madde bireyin özgürlüğüne Devletin yapabileceği keyfi müdahalelere  
karşı koruma getirir. Yürütmenin müdahalelerinin yargısal denetimi, 5. maddenin 3.  
fıkrasındaki keyfiliği en aza indirmeye ve hukuk devletini gerçekleştirmeye yönelik garantinin  
asli bir özelliğidir ki bu "Sözleşmenin dibacesinde açıkça anılan demokratik bir toplumun  
temel ilkelerinden biri "dir. (Bkz. Sakık ve diğerleri-Türkiye kararı 26 Aralık 1997, 1997-VII,  
s.2623-2624, § 44).  
AİHM, geçmişte birçok defa yetkililerin terörle ilgili olarak yürütülen soruşturmalarda  
özel birtakım problemlerle karşılaştığını kabul etmektedir. (Bkz. diğerleri arasında Brogan ve  
diğerleri-İngiltere 29 Kasım 1998, seri:A no: 145  
s.33,§61, Murray-İngiltere 28 Ekim 1994, seri:A no:300, s.27, § 58 ve 20869/92, § 64 AİHM  
Dikme-Türkiye kararları AİHM 2000-VII). Fakat Mahkeme AİHS'nin 5. maddesinin, iç hukuka ve  
yerel mahkemelere terör eylemlerinden suçlanan kişilerin yakalanması ve gözaltına alınması  
konusunda denetim mekanizmasını keyfi olarak yürütme serbestisini vermediğini ifade etmek-  
tedir. (Bkz.mutadis mutandis, anılan Murray kararı s.27, § 58).  
Bu koşullarda başvuranın gözaltı süresi 17 Ekim 1995 tarihinde başlamış, DGM karşısına  
çıktığı 26 Ekim 1995'te sona ermiş, yani dokuz gün sürmüştür. AİHM bu durumda anılan  
Brogan kararına da atıfla bulunarak (s.33, § 62) terör olaylarına karşı önlem alma amacıyla da  
olsa, AİHS'nin 5 § 3. maddesi çerçevesinde belirlenen dört gün altı saatlik gözaltı süresinin  
dışına çıkıldığını hatırlatmaktadır.  
Sonuç olarak Mahkeme içtihadında yer alan yasal gözaltı süresine riayet  
edilmemiş ve AİHS'nin 5 § 3 maddesi ihlal edilmiştir.  
B. AİHS'nin 5 § 4 maddesi  
Başvuran, gözaltı kararının hukukiliğinin denetlenmesi talebiyle başvuru  
yapmanın mümkün olmadığından şikayetçi olmaktadır.  
Hükümet, başvuranın gözaltında kaldığı sürenin olayın meydana geldiği  
dönemdeki yasalara uygun olduğunu ifade etmektedir.  
AİHM, yakalanma veya tutuklanma haliyle özgürlükleri kısıtlanan herkesin, özgürlük  
kısıtlanmasının yasaya uygunluğu hakkında kısa bir süre içinde karar verilmesi ve yasaya  
aykırı görülmesi halinde serbest bırakılması için bir mahkemeye başvurma hakkına sahip  
olduğunu belirterek Sözleşmenin 5 § 4 maddesini hatırlatmaktadır. (Bkz. 21 Şubat 1990 tarihli  
Van der Leer-Hollanda seri:A no:170, s. 14 § 35, ve Musial-Polonya kararları no:24557/94, §  
43, AİHM 1999-II).  
AİHM, başvuranın ancak dokuz günlük gözaltı süresinin ardından hakim karşısına  
çıkarıldığını ve yetkili hakim tarafından tutuklama kararı verildiğine dikkat çekmektedir. Bu  
uygulama, sonucu itibariyle AİHS'nin 5 § 3 maddesinde öngörülen «makul süre» kavramıyla  
bağdaşmamaktadır. (Bkz. sözü edilen Sakık ve diğerleri kararı, § 51, ve mutadis mutandis Van  
Droogenbroeck-Belçika kararı 24 Haziran 1982, seri: A no:50, s. 29, § 53).  
Sonuç olarak AİHS'nin 5 § 4 maddesi ihlal edilmiştir.  
C. AİHS'nin 5 § 5 maddesi  
Başvuran, ulusal yargı makamları önünde Türk hukuku çerçevesinde 5. maddenin ihlalinin  
tazmini için yapılan talebin reddedilerek 5 § 5. maddenin ihlal edildiğini iddia etmektedir.  
AİHM, başvuranın iç hukuka uygun olarak yakalanıp gözaltına alındığını, fakat Sözleş-  
menin 5. maddesinin 3 ve 4. paragraflarının ihlal edildiğini hatırlatmaktadır. Sözkonusu dava  
sonuçlansa bile, Mahkeme başvuranın ulusal yargı makamları önünde mevcut ihlalin tazminine  
yönelik bir talepte bulunamayacağını belirtmektedir. Hükümet bu konuda herhangi bir itirazda  
bulunmamıştır. (Bkz. anılan Sakık ve diğerleri kararı § 60).  
Sonuçla AİHS'nin 5 § 5 maddesi ihlal edilmiştir.  
II. AİHS'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI ÜZERİNE  
A. Zarar, masraf ve harcamalar  
Başvuran, uğramış olduğu zararın ve masraf ve harcamaların giderilmesi  
talebinde bulunmaktadır.  
Hükümet görüş bildirmemiştir.  
Mahkeme, eşitlik ilkesi göz önünde bulundurularak AİHS'nin 41. maddesi uyarınca  
başvurana manevi tazminat olarak kararın kesinleştiği tarihte TL.'ye çevrilmek üzere 2750  
Euro (EUR) ödenmesini kararlaştırmıştır.  
Masraf ve harcamalara ilişkin olarak Avrupa Konseyinin adli yardım miktarı olan 630  
Euro düşülerek başvurana 1.500 Euro ödenmesini kararlaştırmıştır.  
B. Temmerrüt faizi  
AİHM, Avrupa Merkez Bankasının yasal olarak belirlediği ve nihai kararın alındığı tari-  
hten itibaren uygulanan yıllık temmerrüt faiz oranının % 3 olduğunu belirtmektedir.  
BU SEBELERDEN DOLAYI MAHKEME OYBİRLİĞİYLE,  
1. AİHS'nin 5 § 3 maddesinin ihlal edildiğine ;  
2. AİHS'nin 5 § 4 maddesinin ihlal edildiğine;  
3. AİHS'nin 5 § 5 maddesinin ihlal edildiğine;  
4. a) AİHS'nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay  
içinde, bu miktara yansıtılabilecek KDV, pul, harç ve masraflar düşülmeden, ödeme  
tarihindeki döviz kuru üzerinden TL'sına çevrilmek üzere Savunmacı Hükümetin başvurana;  
manevi tazminat olarak 2.750,- (ikibinyediyüzelli) Euro ve Avrupa Konseyi tarafından verilen  
630,-(altıyüzotuz) Euro'luk adli yardım miktarı düşülmek ve doğrudan veya dolaylı her türlü  
vergiden muaf olmak üzere, masraf ve harcamalar için 1.500,- (binbeşyüz) Euro ödemesine ;  
b) Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin bitiminden ödeme tarihine kadar geçecek süre  
için Avrupa Merkez Bankasının belirlemiş olduğu yıllık % 3'lük faizin ödenmesine;  
5. Adil tazminata ilişkin diğer taleplerin reddine ;  
KARAR VERMİŞTİR.  
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM'nin iç tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3.  
maddelerine uygun olarak 10 Ekim 2002 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.