GÜLꢀENOĞLU – TÜRKĐYE KARARI
A. Genel ilkeler
Yaꢁam hakkını güvence altına alan ve bu haktan yoksun bırakmanın meꢁru olabileceği
durumları belirten 2. madde AĐHS’nin istisnaya izin verilmeyen en temel hükümlerinden
biridir (bkz. Velikova – Bulgaristan, no. 41488/98). Sözkonusu madde aynı zamanda 3.
madde ile birlikte Avrupa Konseyi’ni oluꢁturan demokratik toplumların temel değerlerinden
birini güvence altına almaktadır. Bu nedenle yaꢁam hakkından mahrumiyetin meꢁru
kılınabileceği ꢁartlar titizlikle yorumlanmalıdır (bkz. Salman – Türkiye [BD], no. 21986/93).
Bireylerin korunması için bir araç olan AĐHS’nin amaç ve hedefi de 2. maddenin verdiği
güvencelerin pratik ve etkili olacak ꢁekilde yorumlanıp uygulanmasını gerektirmektedir (bkz
McCann vd – Đngiltere, A Serisi no. 324).
2. madde metni, bir bütün olarak okunduğunda 2. paragrafın öncelikli olarak bir bireyin
kasten öldürülmesine izin verilen durumları tanımlamadığını, ancak istenmeyen bir sonuç
olan öldürmeyi ortaya çıkarabilecek, güç kullanmaya izin verilen durumları açıkladığını
gösterir. Ne var ki güç kullanma (a), (b) ve (c) fıkralarında belirtilen amaçlara ulaꢁmak için
“mutlak zorunluluğu” aꢁmamalıdır. Bu bağlamda madde 2/2’de “mutlak zorunluluk”
ifadesinin kullanımı, bu maddeye iliꢁkin olarak, AĐHS’nin 8-11. maddelerinin 2. paragrafında
konulan, Devlet müdahalesinin “demokratik bir toplumda zorunlu bir tedbir” olup olmadığını
belirlerken yapılan denetimden daha titiz ve zorlayıcı bir zorunluluk denetimi yapılması
gerektiğini gösterir. Özellikle kullanılan güç, maddenin alt paragraflarında belirtilen amaçlara
ulaꢁmakla titizlikle orantılı olmalıdır (bkz. McCann vd, yukarıda anılan).
Kullanılan gücün 2. madde ile uyumlu olup olmadığının belirlenmesinde kolluk kuvveti
operasyonunun ölümcül güç kullanımı ve istenmeyen ölüm ihtimalini mümkün olan en alt
seviyede tutacak ꢁekilde planlanıp denetlenmiꢁ olup olmadığının bilinmesi önemlidir. (aynı
karar; Ergi – Türkiye, Karar Raporları 1998-IV). Son olarak polis ve jandarma gibi kolluk
kuvvetleri gerek planlı bir operasyon gerek beklenmedik ꢁekilde tehlikeli olduğu
değerlendirilen bir ꢁahsın takibinde görevlerini ifa ederken boꢁluk içinde bırakılmamalıdır: bu
bağlamda geliꢁtirilmiꢁ uluslararası standartlar ıꢁığında hukuki ve idari bir çerçevede kolluk
kuvvetlerinin güç kullanabileceği kısıtlı koꢁullar tanımlanmalıdır (bkz. üzerinde gerekli
değiꢀiklikler yapıldıktan sonra, Makaratzis – Yunanistan [BD], no. 50385/99).
Mahkeme ayrıca içtihadına göre AĐHS’nin 2. maddesindeki yaꢁam hakkının koruma
altına alınması zorunluluğunun 1. maddedeki Devletin “… kendi yetki alanı içinde bulunan
herkese Sözleꢁme’de tanımı yapılan hak ve özgürlükleri tanıması” genel yükümlülüğü ile
birlikte değerlendirildiğinde ꢁahısların güç kullanımı sonucu öldürüldüğü durumlarda bir
ꢁekilde etkili resmi soruꢁturmanın yapılmasını zımnen gerektirdiğini hatırlatır (bkz. Tanrıkulu
– Türkiye [BD], no. 23763/94). Böyle bir soruꢁturmanın temel amacı yaꢁam hakkını koruyan
ulusal kanunların etkili bir ꢁekilde uygulanmasını güvence altına almak ve devlet görevlileri
ve organlarının, karıꢁtıkları bu tip olaylarda, sorumlulukları dahilinde meydana gelen
ölümlerle ilgili hesap vermelerini sağlamaktır (bkz. Ramsahai vd. – Hollanda [BD], no.
52391/99). Bir soruꢁturmanın etkililiğini sağlayan en alt seviyedeki inceleme her davanın
koꢁullarına göre değiꢁir; ilgili tüm olaylar temelinde ve soruꢁturmanın pratik gerçekleri
dikkate alınarak değerlendirilmelidir (bkz. Velikova, yukarıda anılan; Ülkü Ekinci – Türkiye,
no. 27602/95).
Bu bağlamda zımni olarak ivedilik ve makul süre zorunluluğu bulunmaktadır (Yaꢀa –
Türkiye, Karar Raporları 1998-VI; Çakıcı – Türkiye [BD], no 23657/94; Mahmut Kaya –
Türkiye, no. 22535/93). Belirli bir durumda soruꢁturmanın ilerlemesini önleyen engeller ve
3