«terör örgütlerinin bildiri ve açıklamalarını basan ya da yayınlayan herkesin » mahkûm
edilmesini öngören ve ulusal hakimlere AĐHS'nin 10. maddesi kapsamında dile getirilen ve
uygulanan kıstaslarını dikkate alarak yazıların içeriğini ve hangi bağlamda yazıldığını
inceleme yükümlülüğü vermeyen 3713 sayılı kanunun 6. maddesinin 2. fıkrasının bizzat
kendisi olduğunu gözlemlemektedir.
AĐHM, öte yandan Türk hukukunda « terörist » olarak nitelendirilen bir örgütün bildiri ya
da açıklamalarını yayınladığı için dergi sahiplerini, yazı iꢀleri müdürlerini ya da editörlerini
3713 sayılı kanunun 6. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen suçu iꢀlediklerine hükmederek
mahkûm etmesi nedeniyle Türkiye aleyhine açılan birçok davada AĐHS'nin 10. maddesinin
ihlal edildiği sonucuna vardığını hatırlatmaktadır (bakınız, diğer birçoğu arasından, Özgür
Gündem, ilgili bölüm, prg. 62-64, Türkiye aleyhine Yıldız ve Taꢀ davası (no 1'den 4'e kadar),
no 77641/01, 77642/01, 477/02 ve 3847/02, 19 Aralık 2006, Türkiye aleyhine Karakoyun ve
Turan davası, no 18482/03, 11 Aralık 2007, Türkiye aleyhine Çapan davası, no 71978/01,
25 Temmuz 2006, Đmza, ilgili bölüm, Türkiye aleyhine Kanat ve Bozan davası, no 13799/04,
21 Ekim 2008 ve Demirel ve Ateꢀ, ilgili bölüm, v.s.).
Bu davalarda, yasadıꢀı terör örgütü PKK (Kürdistan Đꢀçi Partisi ) yöneticilerinin,
Türkiye'deki tutukluluk koꢀulları ve Türk ordusunun Irak'ın kuzeyinde yapacağı olası bir
müdahale (Yıldız ve Taꢀ (no 1), ilgili bölüm, prg. 7 ve 32), AĐHM önünde görülen bir davanın
koꢀulları (Yıldız ve Taꢀ (no 2), ilgili bölüm, prg. 6 ve 34), Irak'ta bir siyasi parti baꢀkanı olan
Talabani'nin Türkiye ziyareti (Yıldız ve Taꢀ (no 3), ilgili bölüm, prg. 6 ve 33), kürt sorunu
hakkında Türk yetkililerin yürüttüğü politikalar (Yıldız ve Taꢀ (no 4), ilgili bölüm, prg. 6 ve
35), uluslararası kadın günü (Kanat ve Bozan, ilgili bölüm, prg. 7 ve 18) ya da örgütün
görüꢀlerini ifade eden bir PKK yöneticisiyle yapılan söyleꢀi ve dünya barıꢀ günü
münasebetiyle PKK'nın bir beyanatı (Demirel ve Ateꢀ, ilgili bölüm, prg. 6, 17 ve 38,
Karakoyun ve Turan, ilgili bölüm, prg. 9 ve 28, ve Çapan, ilgili bölüm, prg. 8 ve 41)
hakkında yaptıkları açıklama ya da konuꢀmalar söz konusu olmuꢀtur.
Bu davalarda, mevcut davada olduğu gibi, ulusal hakimler yazıların içeriğini ve hangi
bağlamda yazıldığını dikkate almadan, sadece terör örgütünün açıklamalarını yayınladığı için
medya profesyonellerini mahkûm etmiꢀtir. AĐHM, yaptığı analizde ayrıca bu yazılardan
hiçbirinin ꢀiddet kullanımını, silahlı direniꢀi ya da ayaklanmayı teꢀvik etmediğini ve kin
güden bir söylem içermediğini tespit etmiꢀtir.
AĐHM'nin 3713 sayılı kanunun 6. maddesinin 2. fıkrasında hedef alınan böylesi
açıklamalarla ilgili az sayıdaki bazı davalarda 10. maddenin ihlal edilmediğine hükmetmiꢀ
olması, bu tespiti etkilememektedir: sözkonusu bazı davalarda AĐHM, ulusal mahkemelerin
ilgili gazetelerin sahipleri, editörleri ya da yazı iꢀleri müdürlerini mahkûm etmek için yetersiz
kalan gerekçelerine rağmen ihtilaflı metni kendisi analiz etmiꢀtir (bakınız, diğerleri arasından,
Falakaoğlu ve Saygılı, ilgili bölüm, prg. 34, ve Türkiye aleyhine Saygılı ve Falakaoğlu davası
(no 2), no 38991/02, prg. 28, 17 ꢁubat 2009).
AĐHM'nin gözünde, sadece 3713 sayılı kanunun 6. maddesinin 2. fıkrasında hedef alınan
açıklamaların yayınlanmasını gerekçe göstererek periyodik dergi sahipleri, editörleri ya da
yazı iꢀleri müdürlerinin tekrar tekrar mahkûm edilmesi ve buna ek olarak dergilere yayın
yasağı getirilmesi, – elbette doğrudan ve dolaylı olarak terör suçlarını savunmadığı sürece –
kamuoyu gündeminde bir yere sahip olan medya profesyonellerinin kısmen sansürlenmesi ve
bir görüꢀün kamuoyuna açıklanmasının sınırlandırılması anlamına gelebilecektir. Üstelik,
mevcut davada görüldüğü gibi, « terör örgütlerinin bildiri ve açıklamalarında » kullanılan
terimler belirsiz bir biçimde yorumlanmıꢀtır. Özellikle, amaçları ya da kamuoyunun çeliꢀik
9