önünde uzun tutukluluk süresine itiraz etmemiꢀ ve özü itibariyle konuya iliꢀkin ꢀikayetlerini
belirtmemiꢀtir.
Ayrıca Hükümet, iç hukuk yolları etkisiz olarak değerlendirildiğinde altı ay kuralına riayet
edilmemesine iliꢀkin kabuledilemezliğe dair bir itiraz sunmaktadır.
Đç hukuk yollarının tüketilmediğine iliꢀkin itirazı kapsamında Hükümet’in ilk iki argümanı ile
ilgili olarak, AĐHM, benzer bir dava incelediğini ve sözkonusu argümanları reddettiğini
hatırlatmaktadır (bkz, Tunce ve diğerleri-Türkiye, baꢀvuru numaraları: 2422/06, 3712/08,
3714/08, 3715/08, 3717/08, 3718/08, 3719/08, 3724/08, 3725/08, 3728/08, 3730/08, 3731/08,
3733/08, 3734/08, 3735/08, 3737/08, 3739/08, 3740/08, 3745/08 ve 3746/08, 13 Ekim 2009).
AĐHM, bu davada ulaꢀılan sonuçtan sapmak için hiçbir neden görememektedir. Tutukluluk
süresine baꢀvuranın itiraz etmemesine iliꢀkin Hükümet’in üçüncü argümanı ile ilgili olarak,
AĐHM, sözkonusu argümanın AĐHS’nin 5/4 maddesi kapsamında yapılan ꢀikayete özü
itibariyle sıkı sıkıya bağlı olduğu kanaatindedir. Dolayısıyla AĐHM, argümanın esasa
eklenmesine karar vermektedir.
Altı ay kuralına riayet edilmemesi kapsamında yapılan itiraz ile ilgili olarak, AĐHM,
sözkonusu itirazı, Yücel-Türkiye (no:2) (baꢀvuru no: 31152/04, 8 Nisan 2008) ve Gülbahar ve
Tut- Türkiye (baꢀvuru no: 24468/03, 24 ꢁubat 2009) kararlarında belirtilen gerekçelerle
reddetmiꢀtir.
Kabuledilebilirlik ile ilgili olarak, AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde
baꢀvurunun dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca, baꢀka açılardan
bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru
kabuledilebilir niteliktedir.
B. Esas
AĐHS’nin 5/4 maddesi kapsamında yapılan ꢀikayet ile ilgili olarak, Hükümet, baꢀvuranın,
tutuklulukların yasallığını denetletmek amacıyla itiraz yoluna sahip olduğunu belirtmektedir.
Bu bağlamda AĐHM, Bağrıyanık-Türkiye, (baꢀvuru no: 43256/04, 5 Haziran 2007), Cahit
Demirel-Türkiye (baꢀvuru no: 18623/03, 7 Temmuz 2009) ve Tunce ve diğerleri-Türkiye
kararlarında sözkonusu sorunu incelediğini hatırlatmaktadır. Đꢀbu davada farklı bir sonuca
ulaꢀacak hiçbir neden göremeyen AĐHM, Hükümet’in itirazını reddetmekte ve AĐHS’nin 5/4
maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulaꢀmaktadır.
AĐHS’nin 5/3 maddesi kapsamında yapılan ꢀikayet ile ilgili olarak, Hükümet, baꢀvuran,
Bülent Gedik’in maruz kaldığı tutukluluk süresinin, bilhassa ꢀüphelisi olduğu suçun niteliği,
çarptırılan cezaların ciddiyeti, olası ciddi suçları iꢀleme tehlikesine oranla uzun olmadığını
savunmaktadır. Ayrıca Hükümet, firar riski, adalete engel olma tehlikesi ve kamu düzeninin
korunması gerekliliğinin baꢀvuranın tutukluluk halinin devamını haklı kılmak için yeterli
unsurlar olduğunu belirtmektedir.
AĐHM, baꢀvuranın tutukluluk süresinin yakalandığı tarih olan 6 ꢁubat 1996 tarihinde
baꢀladığını ve Ağır Ceza Mahkemesi’nin karar tarihi olan 12 Mart 2009 tarihinde sona
erdiğini kaydetmektedir. Dolayısıyla yargılama 13 yıldan fazla sürmüꢀtür.
4