COUNCIL  
A V R U P A  
OF E U R O P E  
KONSEYİ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
DÖRDÜNCÜ DAĐRE  
GABAY – TÜRKĐYE  
(Bavuru no. 70829/01)  
KARAR  
STRAZBURG  
25 Ekim 2005  
Bu karar AĐHS’nin 44 § 2 maddesinde belirtilen artlarda kesinlik kazanacaktır. Ancak, ekle  
ilikin değiiklik yapılabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Gabay – Türkiye davasında,  
Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (Dördüncü Daire),  
Bakan J. CASADEVALL,  
Yargıçlar R. TÜRMEN,  
M. PELLONPÄÄ,  
R. MARUSTE,  
K. TRAJA,  
L. MIJOVIC  
J. ŠIKUTA ve  
Bölüm Sekreteri M. O’BOYLE’un katılımı ile kapalı oturumda 4 Ekim 2005 tarihinde  
toplanve anılan tarihte izleyen kararı vermitir:  
USUL  
1. Dava, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözlemesi’nin (“Sözleme”) 34.  
maddesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, bir Türk vatandaı olan Yusuf Gabay  
tarafından, 16 Kasım 2000 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne yapılan bavurudan  
(no. 70829/01) kaynaklanmaktadır.  
2. Bavuran, Ankara Barosu’na bağlı avukat J. Ertürk tarafından temsil edilmitir.  
Türk Hükümeti (“Hükümet”) AĐHM huzurundaki ilemler için bir Ajan tayin etmemitir.  
3. 3 Eylül 2002 tarihinde, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi, bavurunun kısmen  
kabuledilmez olduğuna karar vermive ilemlerin süresine ilikin ikayeti bildirmeye karar  
vermitir. AĐHS’nin 29 § 3. maddesini uygulayan AĐHM, bavurunun esaslarına ve  
kabuledilebilirliğine ilikin birlikte hüküm vermeye karar vermitir.  
4. 1 Kasım 2004 tarihinde, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi, Daire’lerinin yapısını  
değitirmitir ( Đç Tüzük 25 § 1. madde). Bu dava, yeni oluturulmuDördüncü Daire’ye  
verilmitir (Đç Tüzük 52 § 1. madde).  
OLAYLAR  
5. Bavuran 1939 doğumludur ve Đstanbul’da ikamet etmektedir.  
6. Belirli olmayan bir tarihte, bavuran, borçluları tarafından 1980 ve 1981 yılları  
arasında çıkarılan altı senedi ödetmek amacıyla borçluları aleyhine icra takiplerine girimitir.  
Đcra takipleri neredeyse on yıl sürmütür. 1993 yılında, bavurana, faiziyle birlikte,  
54.000.000 Türk Lirası (TL) para ödenmitir.  
7. Bavuran, 25 Ocak 1994 tarihinde, Đstanbul Ticaret Mahkemesi’nde borçlularına  
karı dava açmıve ödemenin gecikmesi sonucu maruz kaldığı zarara karılık, Borçlar  
Kanunu’nun 105. maddesi uyarınca ek tazminat talep etmitir. Ödemenin on yıllık gecikme  
1
ile yapıldığını ve bu süreçte enflasyonun yükselmesinden kaynaklanan zararının, ona geciken  
ödeme karılığı ödenmesine karar verilen faizi ağını iddia etmitir.  
8. 17 Nisan 1995 tarihinde, mahkemeye bir bilirkii raporu sunulmutur. Bilirkii  
raporu, enflasyona karı maruz kaldığı zararları kanıtlayamadığı gerekçesiyle bavurana ek  
tazminat ödeme kararının verilmemesi gerektiğini belirtmitir.  
9. 5 Ekim 1995 tarihinde, Đstanbul Ticaret Mahkemesi, bilirkii raporunda belirtilen  
gerekçeler dolayısıyla bavuranın talebini reddetmitir. Bavuran temyiz etmitir.  
10. 24 Aralık 1996 tarihinde, Yargıtay, bavuranın ödemenin gecikmesi dolayısıyla  
zararlara maruz kalmıolduğu ve ona tazminat ödenmesine karar verilmesi gerektiği  
gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kararını bozmutur. Dava, ilk derece mahkemesine iade  
edilmitir.  
11. 29 Eylül 1997 tarihinde, ilk derece mahkemesi ilk kararına bağlı kalmıtır.  
Bavuran temyiz etmitir.  
12. 3 Kasım 1999 tarihinde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ilk derece mahkemesinin  
kararını onaylamıtır. Bavuranın düzeltme talebi, 24 Nisan 2000 tarihinde reddedilmitir. Bu  
karar bavurana 24 Mayıs 2000 tarihinde tebliğ edilmitir.  
HUKUK  
I. AĐHS’NĐN 6 § 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
13. Bavuran, ilemlerin süresinin Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi’nin 6 § 1.  
maddesinde öngörülen “makul süre” artıyla uyumamıolduğundan ikayetçi olmutur,  
sözkonusu madde öyledir:  
“1. Herkes, … medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar, … konusunda karar verecek  
olan, … [bir] mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, … görülmesini istemek hakkına  
sahiptir.”  
14. Hükümet bu iddiaya itiraz etmitir.  
15. Dikkate alınacak süreç, 25 Ocak 1994 tarihinde balamıve 24 Nisan 2000  
tarihinde sona ermitir. Đlk derece mahkemesi ve Yargıtay’ın sırasıyla iki ve üç karar vermiꢀ  
oldukları bu süreç, dolayısıyla, üç ay ve altı yıl sürmütür.  
A. Kabuledilebilirlik  
2
16. Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi, Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi’nin 35 §  
3. maddesinin anlamı dahilinde, bu ikayetin temelsiz olmadığını kaydeder. AĐHM, ayrıca,  
ikayetin baka açılardan da kabuledilmez olmadığını kaydeder. Dolayısıyla, kabuledilebilir  
ilan edilmelidir.  
B. Esaslar  
17. AĐHM, ilemlerin süresinin makuliyetinin, davanın olayları ıığında ve davanın  
karmaıklığı, bavuranın ve ilgili makamların davranıı ve tartımada bavuran için neyin  
tehlikede olduğu kriterlerine atfen değerlendirilmesi gerektiğini yineler (bkz., diğer birçok  
içtihadın yanı sıra, Frydlender – Fransa [BD], no. 30979/96, § 43, AĐHM 2000-VII).  
18. AĐHM, bu davadaki konuyla benzer konular ortaya koyan davalarda, sıklıkla,  
AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmitir (bkz., yukarıda anılan, Frydlender).  
19. AĐHM, yerel mahkemelerin, üç ay altı yıllık süreç boyunca ilemlerde bekarar  
verdiğini kaydeder. Ancak, AĐHM, Đstanbul Ticaret Mahkemesi’nin karar tarihi (29 Eylül  
1997) ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun bavuranın temyizine ilikin karar tarihi (3  
Kasım 1999) arasında bir ay iki yıllık uzun bir sürenin geçtiği gerçeğini gözden kaçıramaz.  
Hükümet, ilerin bu durumuna herhangi bir açıklama getirmemitir. Böyle bir açıklama veya  
bavuranın suçlu olduğuna dair herhangi bir gösterge olmadığı durumda, gecikmenin, yerel  
mahkemelerin temyiz ilemlerini ele alıına isnat olunabileceği değerlendirilmelidir (bkz.,  
mutatis mutandis, Nuri Özkan – Türkiye, no. 50733/99, § 21, 9 Kasım 2004).  
20. Kendisine sunulan bütün belgeleri incelemiolan AĐHM, Hükümet’in, AĐHM’yi  
bu davada farklı bir sonuca varmaya ikna edebilecek herhangi bir delil veya iddia ortaya  
koymağını değerlendirir. Bu konudaki içtihadını göz önünde tutarak, AĐHM, bu davada  
ilemlerin süresinin haddinden fazla olduğunu ve “makul süre” artını karılamağını  
değerlendirir.  
21. Buna göre 6 § 1. madde ihlal edilmitir.  
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI  
22. AĐHS’nin 41. maddesi öyledir:  
“ Mahkeme ibu Sözleme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek  
Sözlemeci Taraf’ın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde,  
zarar gören tarafın hakkaniyete uygun bir surette tatminine hükmeder.”  
A. Tazminat  
3
23. Bavuran, 3.000 Euro (Euro) manevi tazminat talep etmitir.  
24. Hükümet, talep edilen miktarın haddinden fazla olduğunu iddia etmitir.  
25. AĐHM, Dava olaylarını göz önünde tutarak ve eitlik temeline dayalı bir  
değerlendirme yaparak, bavurana 2.000 Euro (Euro) manevi tazminat ödenmesine karar  
verir.  
B. Mahkeme Masrafları  
26. Bavuran, ayrıca, AĐHM’de yapılan mahkeme masraflarına karılık 2.000 Euro  
talep etmitir.  
27. Hükümet, taleplerin haddinden fazla ve asılsız olduğunu belirtmitir. Hükümet,  
bavuran tarafından, iddialarını kanıtlamak için bir makbuz veya herhangi baka bir belgenin  
sunulmamıolduğunu iddia etmitir.  
28. Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi içtihadına göre, bavuran, ancak mahkeme  
masraflarının zorunlu olarak ve gerçekten yapıldığı ve miktarının makul olduğu kanıtlandığı  
durumda mahkeme masraflarının ödenmesi hakkına sahiptir. Bu davada, sahip olduğu  
bilgileri ve yukarıda belirtilen kriterleri göz önünde tutan AĐHM, bavuranın iddiasını tam  
olarak kanıtlayamadığını değerlendirir. Ancak, davanın artlarında, bavurana, bu balık  
altında 500 Euro tazminat ödenmesine karar vermek makuldür.  
C. Gecikme faizi  
29. AĐHM, gecikme faizi olarak, Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere  
uygulağı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar  
vermitir.  
BU SEBEPLERLE AĐHM, OYBĐRLĐĞĐ ĐLE  
1. Bavurunun kalanının kabuledilebilir olduğuna;  
2. AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3. a) Sorumlu Devlet’in, AĐHS’nin 44 § 2. maddesi uyarınca kararın kesinletiği tarihten  
itibaren üç ay içinde, bavurana, manevi tazminata ilikin olarak 2.000 Euro (iki bin Euro)  
ve mahkeme masraflarına ilikin olarak 500 Euro (beyüz Euro), artı tabi olabilecek her  
türlü vergiyi, ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirası’na dönütürerek ödemesine;  
4
b) yukarıda belirtilen üç aylık sürenin aılmasından ödeme gününe kadar geçen süre için  
yukarıdaki miktara Avrupa Merkez Bankası’nın uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan  
eklemek suretiyle elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;  
6. Bavuranın adil tazmin talebinin kalanının reddine  
KARAR VERMĐꢁTĐR.  
Đngilizce olarak hazırlanmıve Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 77 §§ 2 ve 3. maddesi  
uyarınca 25 Ekim 2005 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmitir.  
Michael O’BOYLE  
Sekreter  
Josep CASADEVALL  
Bakan  
5