HUKUK
I. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐ ĐLE AĐHS’YE EK 1 NO’LU PTOROKOL’ÜN 1.
MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
Baꢀvuranlar, arazilerinin kamulaꢀtırılmasının ardından makamların kendilerine ödediği
tezyidi bedelin geç ödendiğinden, ödenen meblağa uygulanan faizin yetersiz olduğundan ve
sonuç olarak enflasyonun etkisiyle tazminat değerinin düꢀtüğünden ꢀikayetçi olmuꢀlardır.
A. Kabuledilebilirlik
Hükümet, 31 Mayıs 2007 tarihinde gerçekleꢀtirilen ödemelerin Türk Anayasası’nın
(“Anayasa”) 46. maddesiyle uyumlu olarak en yüksek faiz oranıyla yapıldığını öne sürerek,
baꢀvuranların uygulanan faiz oranları nedeniyle maddi kayıp yaꢀamadıklarını belirtmiꢀtir. Bu
nedenle baꢀvuranlar mağdur statüsünde değildir. Hükümet ayrıca baꢀvuranların AĐHS’nin
35/1 maddesi gereğince iç hukuk yollarını tüketmediklerini iddia etmiꢀtir. Bu bakımdan,
baꢀvuranlar makamlardan paralarını talep ederken Anayasa’nın 46. Maddesine atıfta
bulunmuꢀ olsalardı, idarenin Anayasa’nın 46. Maddesine dayanan taleplere öncelik vermesi
nedeniyle ödemelerin daha az gecikmeyle gerçekleꢀtirilebileceğini savunmuꢀtur.
Baꢀvuranlar iddialarını sürdürmüꢀlerdir.
AĐHM, faizin yetersiz olduğuna iliꢀkin ꢀikayetin her durumda kabuledilemez olması
nedeniyle, öncelikle Hükümet’in baꢀvuranların mağdur statüsünde olmadıklarına iliꢀkin ilk
itirazının incelenmesi gerekmediği kanısındadır.
AĐHM bu bakımdan, Akkuꢀ kararında uygulanan hesaplama yöntemine göre,
baꢀvuranların ikinci ödeme tarihinde, ilgili taꢀınmazlar için kendilerine ödenmesine
hükmedilen tezyidi bedelin %95’inden fazlasını almıꢀ olduklarının anlaꢀıldığını kaydeder.
AĐHM, Arabacı – Türkiye (65714/01) kararındaki tespitleri ıꢀığında, baꢀvuranlara ödenen
toplam meblağın tatmin edici olduğu ve düꢀük faiz oranı nedeniyle taꢀınmazlarının
kamulaꢀtırılmasından ötürü yaꢀadıkları kayıptan ayrı bir kayıp yaꢀamadıkları kanısındadır
(diğerlerinin yanı sıra bkz. Akkuꢀ ve Gül ve Diğerleri – Türkiye, 44715/98).
Dolayısıyla açıkça dayanaktan yoksun olan bu ꢀikayetin AĐHS’nin 35/3 ve 4 maddesiyle
uyumlu olarak reddedilmesi gerektiği anlaꢀılmaktadır.
AĐHM, Hükümet’in tezyidi bedelin ödenmesinde yaꢀanan gecikme üzerine iç hukuk
yollarının tüketilmemesiyle ilgili ikinci itirazına iliꢀkin olarak, lehine sonuçlanan bir dava
sonucu Devlet aleyhinde infaz edilebilir bir karar aldıran bir kimsenin, bu kararın
uygulanması için ek hukuk yollarına baꢀvurmasının gerekmediğini hatırlatır (bkz. Metaxax –
Yunanistan, 8415/02 ve Arat ve Diğerleri - Türkiye, 42894/04, 42904/04, 42905/04,
42906/04, 42907/04, 42908/04, 42909/04 ve 42910/04). AĐHM, sonuç olarak Hükümet’in bu
konudaki itirazını reddeder.
Ertelenen ödemeye iliꢀkin ꢀikayetin 35/3 maddesi çerçevesinde dayanaktan yoksun
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka bir gerekçe altında da kabuledilemezlik unsuru
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle ꢀikayet kabuledilebilir niteliktedir.
2