COUNCIL  
AVRUPA  
OF EUROPE  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
FIRAT/TÜRKĐYE  
(Bavuru no. 37291/04)  
KARAR  
STRAZBURG  
30 Haziran 2009  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir. ekli  
düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın  
adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri  
Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari  
olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan 37291/04 no’lu davanın nedeni T.C.  
vatandaı Mehmet Fırat’ın (bavuran), Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 30 Mart 2004  
tarihinde Avrupa Đnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözlemesi’nin (AĐHS) 34. maddesi  
uyarınca yapmıolduğu bavurudur.  
Bavuran, AĐHM önünde Trabzon Barosu avukatlarından N.B. Gümrükçüoğlu  
tarafından temsil edilmitir.  
OLAYLAR  
Bavuran, 1961 doğumludur ve Đstanbul’da yaamaktadır.  
5 Eylül 2000’de organize suç örgütüne üye olduğu ve sözkonusu örgüt adına adam  
kaçırma eylemine katıldığı üphesiyle yakalanarak gözaltına alınmıve 8 Eylül 2000’de  
tutuklantır.  
18 Ekim 2000’de Đstanbul DGM Savcısı, yukarıda anılan suçlardan bavuran ve diğer  
yirmi bir kii aleyhinde bir iddianame hazırlamıtır.  
6 Kasım 2000’de bavuran ve diğer yirmi bir kii aleyhindeki ceza yargılaması  
Đstanbul DGM önünde balamıtır. Toplam on sekiz duruma yapılmıtır. Yargılama süresince  
avukatı, bavuranın tutuksuz yargılanmasını talep etmitir. Ancak, sözkonusu talepler her  
durumada, mahkemenin “bavuranın itham edildiği suçların niteliği ve delillerin durumu göz  
önüne alınarak” ifadesinin yer aldığı ara kararlarıyla reddedilmitir.  
Bavuranın avukatı, birçok kez Đstanbul DGM’nin bavuranın tutukluluğunun  
devamına hükmeden ara kararlarına itiraz etmitir. Đstanbul DGM, itirazları her defasında  
yukarıda kaydedilen ifadeyi kullanarak reddetmitir.  
11 Mart 2004’te Đstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, bavuranı suçlu bularak, bavuran  
hakkında toplam 27 yıl 4 ay hapis cezasına hükmetmitir.  
Yargıtay, 20 Nisan 2005’te yapılan durumada, ilk derece mahkemesinin, bavuranın  
organize suç örgütüne üyeliğine ilikin kararını onamıancak, adam kaçırma dolayısıyla  
verilen hükmü bozmutur.  
1 Ağustos 2005’te dava, Đstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmitir.  
10 Kasım 2005’te Đstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, bavuranın tutuksuz yargılanmasına  
karar vermitir. Bavuran, sonraki gün serbest bırakılmıtır.  
26 ubat 2008’de Đstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, bavuranı suçlu bularak toplam on  
iki yıl, sekiz ay, on begün hapis cezasına çarptırmıtır.  
Dava halen Yargıtay önünde derdesttir.  
HUKUK  
Bavuran, serbest bırakılma taleplerinin dava boyunca, AĐHS’nin 5. maddesinin 1. ve  
3. paragraflarını ihlal edecek ekilde, özgürlüğünden mahrum bırakılmasını haklı çıkaran ilgili  
ve yeterli dayanağı tekil etmeyen aynı ve basmakalıp gerekçelerle reddedildiğinden ikayetçi  
olmutur.  
AĐHM, sözkonusu ikayetin sadece, AĐHS’nin 5. maddesinin 3. paragrafı yönünden  
incelenmesi gerektiği kanısındadır.  
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde sözkonusu ikayetin dayanaktan  
yoksun olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik  
unsuru taımadığını tespit eder. Bu nedenle, sözkonusu ikayet kabuledilebilir niteliktedir.  
Hükümet, ulusal makamların bavuranın serbest bırakılma talebini değerlendirirken  
itina gösterdiğini ileri sürmütür. Ayrıca, suçun ciddiyetinin ve davanın özel koullarının,  
bavuranın yaklaık beyıl boyunca tutuklu yargılanmasını haklı çıkardığını iddia etmitir.  
Bavuran, iddialarını yinelemitir.  
AĐHM, AĐHS’nin 5. maddesinin 3. paragrafına ilikin kararlarında ortaya konan temel  
ilkeleri hatırlatır (bkz. özellikle, Sevgin ve Đnce/Türkiye, no. 46262/99, 61. paragraf, 20 Eylül  
2005; Ilijkov/Bulgaristan, no. 33977/96, 77. paragraf, 26 Temmuz 2001; Labita/Đtalya [BD],  
no. 26772/95, paragraflar 152-153, AĐHM 2000-IV; Kudla/Polonya [BD], no. 30210/96, 110.  
paragraf, AĐHM 2000-XI; Smirnova/Rusya, no. 46133/99 ve 48183/99, 59. paragraf, AĐHM  
2003-IX (özetler); ve Letellier/Fransa, 26 Haziran 1991, 43. paragraf, A Serisi no. 207).  
AĐHM, mevcut davayı sözkonusu ilkeler ıığında inceleyecektir.  
AĐHM, bavuranın tutuklu yargılanma sürecinin iki dönemden olutuğunu ve toplam  
olarak dört yıl yirmi günden fazla sürdüğünü kaydeder (bkz., özellikle, Solmaz/Türkiye, no.  
27561/02, paragraflar 23-36, 16 Ocak 2007, tutuklu yargılanma sürelerinin hesaplanmasına  
ilikin). AĐHM ayrıca dava dosyasındaki unsurlardan, DGM’nin her duruma sonunda  
bavuranın tutukluluğunu değerlendirdiği ve birbiriyle aynı ve basmakalıp ifadeler kullanarak  
tutukluluğun devamına karar verdiğini tespit etmitir. Bavuranın sözkonusu ara kararlara  
itirazları da benzer ifadelerle reddedilmitir.  
AĐHM sıklıkla mevcut bavurudaki konulara benzer konuların ortaya konduğu  
davalarda AĐHS’nin 5. maddesinin 3. paragrafının ihlal edildiği sonucuna varmıtır. (bkz.,  
örneğin, Getiren/Türkiye, no. 10301/03, 108. paragraf, 22 Temmuz 2008; Çetin  
Ağda/Türkiye, no. 77331/01, 28. paragraf, 19 Eylül 2006; ve Mehmet Yavuz/Türkiye, no.  
47043/99, 39. paragraf, 24 Temmuz 2007).  
Sunulan delilleri inceleyen AĐHM, Hükümet’in mevcut davada, daha önceki  
kararlarından ayrılmasını gerektirecek bir kanıt ya da ikna edici bir iddia ortaya koymadığı  
kanısındadır. Bu bağlamda ulusal mahkemelerin, belirli bir zaman geçtikten sonra, özellikle  
de yargılamanın ileriki aamalarında bavuranın serbest bırakılmasının ne ölçüde bir risk  
oluturacağını belirtmediklerini gözlemler (bkz. Demirel/Türkiye, no. 39324/98, 60. paragraf,  
28 Ocak 2003). Ayrıca, ilk derece mahkemesi bavuranın tutukluluğunu devam ettirmek  
yerine ülkeyi terk etme yasağı getirmek ya da kefaletle serbest bırakmak gibi önleyici  
tedbirler almayı düünmemitir (bkz. Mehmet Yavuz, 40. paragraf).  
AĐHM, yukarıda kaydedilenler ıığında, ilk derece mahkemesinin basmakalıp  
gerekçelerinin, bavuranın 4 yıl 21 gün boyunca tutuklu yargılanmasını haklı çıkarmayacağı  
sonucuna varmıtır (bkz. Çetin Ağda, 33. paragraf).  
Dolayısıyla, AĐHS’nin 5. paragrafının 3. maddesi ihlal edilmitir.  
Bavuran, AĐHS’nin 41. maddesi bağlamındaki adil tatmine ilikin, öncelikle maddi  
tazminat olarak 144,491 Euro talep etmitir. Bu meblağ, aleyhinde balatılan cezai takibat  
sonucu ordudan erken emekli olması nedeniyle uğradığı kayıplar için talep edilmitir. Ayrıca,  
bavuran manevi tazminat olarak 125,000 Euro talep etmitir. Bavuran, meblağ  
belirtmeksizin, yasal temsilcisinin ulusal mahkemeler ve AĐHM önünde yaptığı harcamaların  
tazminini talep etmitir. Bu hususta, Trabzon Barolar Birliği’nin ücret çizelgesine atıfta  
bulunmutur. Hükümet, sözkonusu taleplere itiraz etmitir.  
AĐHM, tespit edilen ihlal ve iddia edilen maddi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı  
kanaatindedir. Bu nedenle,bavuranın madditazminat talebini reddeder. Ancak, hakkaniyet  
temelinde, bavurana manevi tazminat olarak 2,000 Euro ödenmesine karar vermitir.  
AĐHM, masraf ve harcamalar hususunda, belirlenen süre içerisinde destekleyici  
deliller ya da belgelerin sunulmaması nedeniyle, bavuranın bu balık altındaki talebinin  
dayanaktan yoksun olduğu sonucuna varır. Dolayısıyla, talebi reddeder.  
AĐHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere  
uygulağı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun  
olduğuna karar vermitir.  
BU NEDENLERLE, AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavurunun kabuledilebilir olduğuna,  
2. AĐHS’nin 5. maddesinin 3. paragrafının ihlal edildiğine,  
3. (a) AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç  
ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirası’na çevrilmek üzere ve  
uygulanabilecek her tür vergi ile birlikte Savunmacı Hükümet tarafından bavurana 2,000  
Euro (iki bin Euro) ödenmesine;  
(b) Yukarıda kaydedilmiolan üç aylık sürenin bitiminden ödeme gününe kadar, Avrupa  
Merkez Bankası’nın uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle oluacak faiz  
oranına göre yukarıda belirtilen miktarlarda ödenecek basit faizi ödemekle yükümlü  
olduğuna ,  
4. Adil tatmin ilikin diğer taleplerin reddine karar vermitir.  
Đꢀbu karar, Đngilizce olarak hazırlanmıve Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 77. Maddesi’nin 2. ve  
3. fıkraları uyarınca 30 Haziran 2009 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmitir.  
AĐHS’nin 45 § 2 maddesi ve Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 74 § 2 maddesine uygun  
olarak, aağıda yer alan yargıç Cabral Barreto’nun muhalefet erhi bu karara eklenmitir.  
YARGIÇ CABRAL BARRETO’NUN MUHALEFET ERHĐ  
Kanaatimce, bavuranın Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılanarak, çeitli suçlar  
sebebiyle, yasadıı örgüte üye olmaktan aldığı ve Yargıtay tarafından onanan üç yıl dört aylık  
hapis cezası da dahil olmak üzere farklı hapis cezalarına mahkum edilmesinde, AĐHS’nin 5.  
maddesinin 3. paragrafının ihlali bakımından göz önüne alınması gereken süre,  
yakalanmasından ilk derece mahkemesinde mahkum edilmesine kadar geçen üç buçuk yıllık  
süredir.