10. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını hatırlatmaktadır (Bkz. özellikle Ceylan-Türkiye
kararı, no: 23556/94, § 38, AĐHM 1999-IV, Öztürk-Türkiye kararı, no: 22479/93, § 74, AĐHM
1999-VI, Đbrahim Aksoy kararı § 80, Karkın-Türkiye kararı, no: 43928/98, § 39, 23 Eylül
2003 ve Kızılyaprak-Türkiye kararı, no: 27528/95, § 43, 2 Ekim 2003).
AĐHM, mevcut baꢀvuruyu mahkemenin yerleꢀik içtihadı ıꢀığında incelemiꢀ ve Hükümetin
davanın farklı sonuçlandırılmasına neden olacak hiçbir tespiti ve delili sunmadığına itibar
etmiꢀtir. AĐHM, konuꢀmada yer alan ifadelere ve konuꢀmanın yapıldığı ortama özellikle
dikkat etmiꢀtir. Bu doğrultuda terörle mücadeleye bağlı özel zorlukları dikkate almıꢀtır. (Bkz.
özellikle sözü edilen Đbrahim Aksoy kararı, § 60, ve Incal-Türkiye kararı, 9 Haziran 1998,
1998-IV, s. 1568, § 58).
Sözü edilen konuꢀmada ülkenin güneydoğusundaki silahlı çatıꢀmanın yol açtığı zararlardan
bahsedilmekte ve bu yönde Hükümetin konumu eleꢀtirilmektedir. AĐHM, Devlet Güvenlik
Mahkemesi’nin gerekçesinde konuꢀmanın halkı kin ve düꢀmanlığa tahrik ettiği ibaresinin yer
aldığını ifade etmektedir. Bununla birlikte AĐHM, iç hukuk mercilerinin vermiꢀ oldukları
kararlardaki gerekçeleri incelemiꢀ ve bunların baꢀvuranın ifade özgürlüğüne müdahaleyi haklı
kılmaya yeterli olmadığına itibar etmiꢀtir (Bkz. mutatis mutandis, Sürek-Türkiye (no:4)
kararı, no: 24762/94, § 58, 8 Temmuz 1999). AĐHM, sözkonusu konuꢀmanın içeriği itibariyle
acı ve olumsuz olduğunu fakat hiçbir ꢀekilde ꢀiddet kullanımını, silahlı direniꢀi veya
ayaklanmayı teꢀvik etmediğine itibar etmektedir. AĐHM nezdinde dikkate alınacak temel
unsur budur (Bkz. a contrario, Sürek-Türkiye kararı (no:1), no: 26682/95, § 62, AĐHM 1999-
IV, ve Gerger-Türkiye kararı, no: 24919/94, § 50, 8 Temmuz 1999).
AĐHM, yapılan müdahalenin orantılılığı sözkonusu olduğunda dikkate alınacak hususlardan
birinin de verilen cezanın ağırlığı olduğunu hatırlatmaktadır. Bu yönde, baꢀvuran, hakkında
verilen bir yıl hapis cezasının beꢀ aylık bölümünü çekerek özgürlüğünden mahrum bırakılmıꢀ
ve 420.000 TL. para cezasını ödemeye mahkum edilmiꢀtir. Bu ꢀartlar altında, AĐHM,
baꢀvuranın mahkumiyetinin AĐHS’nin 10. maddesinde yer alan ilke ile bağdaꢀmadığına itibar
etmektedir. O halde AĐHS’nin 10. maddesi ihlal edilmiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN 6 § 1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuran, kendisini yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bünyesindeki
askeri hakimin varlığı nedeniyle «bağımsız ve tarafsız» bir mahkeme niteliğinde olmadığını
ve adil bir yargılamayı güvence altına alamayacağını ileri sürmektedir. Baꢀvuran ayrıca,
hakkında verilen mahkumiyet kararının tarafınca hazırlanan konuꢀmanın birbiriyle çeliꢀen
kayıtlarını temel alması nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanmadığını öne sürmekte ve
AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğini iddia etmektedir.
1. Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsızlığı ve tarafsızlığı hakkında
AĐHM, daha önceki kararlarda buna benzer pek çok ꢀikayetlerin dile getirildiğini ve bunların
AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını belirtmektedir. (Bkz. Özel kararı, §§ 33-
34, ve Özdemir-Türkiye kararı, no: 59659/00, §§ 35-36 6 ꢁubat 2003).
AĐHM, mevcut davada Hükümetin davanın seyrini farklı ꢀekilde sonuçlandıracak hiçbir
tespiti ve delili sunmadığını kaydetmekte, bunun yanı sıra aralarında askeri bir hakimin de yer
aldığı Devlet Güvenlik Mahkemesi karꢀısında baꢀvuranın TCK’ya dayalı suçlardan
yargılanması konusunda endiꢀe duymasının anlaꢀılabilir olduğu tespitinde bulunmaktadır.
3