C O N S E I L D E  
L ' E U R O P E  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
FĐKRET AHĐN - TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 42605/98)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
6 Aralık 2005  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2. maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecek olup  
ekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (42605/98) bavuru no’lu davanın nedeni bu ülke  
vatandaı Fikret ahin’in (bavuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 3 Temmuz 1998  
tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi’nin (AĐHS) Temel Đnsan Haklarını güvence altına  
alan eski 25. maddesi uyarınca yapmıolduğu bavurudur. Bavuran, Avrupa Đnsan Hakları  
Mahkemesi (AĐHM) önünde Đstanbul Barosu avukatlarından E. Aslaner tarafından temsil  
edilmektedir.  
OLAYLAR  
Bavuran 1964 doğumlu olup, Ankara’da ikamet etmektedir.  
Demokrasi ve BarıPartisi (DBP) üyesi olan bavuran, 1 Eylül 1996 tarihinde çeitli sivil  
toplum örgütlerinin ve siyasi partilerin öncülüğünde «Dünya barıve özgürlük günü»  
nedeniyle Ankara’da açık havada düzenlenen bir gösteriye katılmı, burada bir konuma  
yapmıtır.  
Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Cumhuriyet Savcısı 27 Eylül 1996 tarihinde  
bavuranı TCK’nın 312 § 2. maddesi uyarınca itham etmitir.  
Ankara DGM, 21 Ekim 1997 tarihli bir kararla bavuranı bir yıl hapis ve 420.000 TL. ağır  
para cezasına çarptırmıtır.  
Bavuran, artlı salıverildiği 27 Ağustos 1998 ve 20 Ocak 1999 tarihleri arasında yaklaık beꢀ  
ay hapis cezasını çekmitir.  
HUKUK AÇISINDAN  
I. AĐHS’NĐN 10. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA  
Bavuran, mahkumiyetinin ifade ve düünce özgürlüğüne yönelik bir ihlali oluturduğundan  
ikayetçi olmakta ve AĐHS’nin 10. maddesini ileri sürmektedir.  
AĐHM, sözkonusu mahkumiyet kararının bavuranın AĐHS’nin 10 § 1. maddesi ile güvence  
altına alınan ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahaleyi oluturduğu hususunda taraflar  
arasında bir ihtilaf bulunmadığını not etmektedir. Yapılan müdahalenin AĐHS’nin 10 § 2.  
maddesi uyarınca kanun tarafından öngörüldüğüne, toprak bütünlüğünün korunması gibi  
meru bir amacı izlediğine itiraz edilmemektedir (Bkz. Yağmurdereli-Türkiye kararı, no:  
29590/96, 40, 4 Haziran 2002). Bu husus dikkate alınmaktadır, bununla birlikte müdahalenin  
«demokratik bir toplum için zorunluluk» oluturup oluturmağının incelenmesi  
gerekmektedir.  
Hükümet, bavuranın «Kürtlere karı sürdürülen sava» ifadesiyle terörist örgüt PKK’yı  
çağtırması nedeniyle bavuranın mahkumiyetinin demokratik bir toplum için gereklilik  
oluturduğunu savunmaktadır. Hükümete göre, bu iddeti tevik etmekte ve Türk ve Kürt  
kökenli vatandalar arasında dümanlık oluturmaktadır. Hükümet, sözkonusu konumada bir  
görüün ifade edilmesinin değil, etnik kökenleri farklı vatandaları iddetle karı karıya  
getirme amacının sözkonusu olduğunu belirtmektedir.  
AĐHM, daha önce de benzer sorunları ele alan kararların incelendiğini ve bunların AĐHS’nin  
2
10. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını hatırlatmaktadır (Bkz. özellikle Ceylan-Türkiye  
kararı, no: 23556/94, § 38, AĐHM 1999-IV, Öztürk-Türkiye kararı, no: 22479/93, § 74, AĐHM  
1999-VI, Đbrahim Aksoy kararı § 80, Karkın-Türkiye kararı, no: 43928/98, § 39, 23 Eylül  
2003 ve Kızılyaprak-Türkiye kararı, no: 27528/95, § 43, 2 Ekim 2003).  
AĐHM, mevcut bavuruyu mahkemenin yerleik içtihadı ıığında incelemive Hükümetin  
davanın farklı sonuçlandırılmasına neden olacak hiçbir tespiti ve delili sunmadığına itibar  
etmitir. AĐHM, konumada yer alan ifadelere ve konumanın yapıldığı ortama özellikle  
dikkat etmitir. Bu doğrultuda terörle mücadeleye bağlı özel zorlukları dikkate almıtır. (Bkz.  
özellikle sözü edilen Đbrahim Aksoy kararı, § 60, ve Incal-Türkiye kararı, 9 Haziran 1998,  
1998-IV, s. 1568, § 58).  
Sözü edilen konumada ülkenin güneydoğusundaki silahlı çatımanın yol açtığı zararlardan  
bahsedilmekte ve bu yönde Hükümetin konumu eletirilmektedir. AĐHM, Devlet Güvenlik  
Mahkemesi’nin gerekçesinde konumanın halkı kin ve dümanlığa tahrik ettiği ibaresinin yer  
aldığını ifade etmektedir. Bununla birlikte AĐHM, iç hukuk mercilerinin vermioldukları  
kararlardaki gerekçeleri incelemive bunların bavuranın ifade özgürlüğüne müdahaleyi haklı  
kılmaya yeterli olmadığına itibar etmitir (Bkz. mutatis mutandis, Sürek-Türkiye (no:4)  
kararı, no: 24762/94, § 58, 8 Temmuz 1999). AĐHM, sözkonusu konumanın içeriği itibariyle  
acı ve olumsuz olduğunu fakat hiçbir ekilde iddet kullanımını, silahlı direnii veya  
ayaklanmayı tevik etmediğine itibar etmektedir. AĐHM nezdinde dikkate alınacak temel  
unsur budur (Bkz. a contrario, Sürek-Türkiye kararı (no:1), no: 26682/95, § 62, AĐHM 1999-  
IV, ve Gerger-Türkiye kararı, no: 24919/94, § 50, 8 Temmuz 1999).  
AĐHM, yapılan müdahalenin orantılılığı sözkonusu olduğunda dikkate alınacak hususlardan  
birinin de verilen cezanın ağırlığı olduğunu hatırlatmaktadır. Bu yönde, bavuran, hakkında  
verilen bir yıl hapis cezasının beaylık bölümünü çekerek özgürlüğünden mahrum bırakılmıꢀ  
ve 420.000 TL. para cezasını ödemeye mahkum edilmitir. Bu artlar altında, AĐHM,  
bavuranın mahkumiyetinin AĐHS’nin 10. maddesinde yer alan ilke ile bağdamadığına itibar  
etmektedir. O halde AĐHS’nin 10. maddesi ihlal edilmitir.  
II. AĐHS’NĐN 6 § 1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA  
Bavuran, kendisini yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bünyesindeki  
askeri hakimin varlığı nedeniyle «bağımsız ve tarafsız» bir mahkeme niteliğinde olmadığını  
ve adil bir yargılamayı güvence altına alamayacağını ileri sürmektedir. Bavuran ayrıca,  
hakkında verilen mahkumiyet kararının tarafınca hazırlanan konumanın birbiriyle çelien  
kayıtlarını temel alması nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanmadığını öne sürmekte ve  
AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğini iddia etmektedir.  
1. Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsızlığı ve tarafsızlığı hakkında  
AĐHM, daha önceki kararlarda buna benzer pek çok ikayetlerin dile getirildiğini ve bunların  
AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını belirtmektedir. (Bkz. Özel kararı, §§ 33-  
34, ve Özdemir-Türkiye kararı, no: 59659/00, §§ 35-36 6 ubat 2003).  
AĐHM, mevcut davada Hükümetin davanın seyrini farklı ekilde sonuçlandıracak hiçbir  
tespiti ve delili sunmadığını kaydetmekte, bunun yanı sıra aralarında askeri bir hakimin de yer  
aldığı Devlet Güvenlik Mahkemesi karısında bavuranın TCK’ya dayalı suçlardan  
yargılanması konusunda endie duymasının anlaılabilir olduğu tespitinde bulunmaktadır.  
3
Bavuran, hakkında açılan davada Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin kararını davaya yabancı  
gerekçelere dayandırdığı üphesini duyabilirdi. Bu nedenle bavuranın bu yargı makamının  
tarafsız ve bağımsız olmadığı yönündeki üphelerinin dikkate alınması gerekir. (Incal kararı s.  
1573, § 72 ).  
AĐHM, bavuranı yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin AĐHS’nin 6 § 1.  
maddesi uyarınca bağımsız ve tarafsız bir mahkeme niteliğini taımadığı sonucuna varmıtır.  
Bu nedenle bu madde ihlal edilmitir.  
2. Devlet Güvenlik Mahkemesi önündeki yargı sürecinin adilliği hakkında  
AĐHM, daha önce de benzer kararlarda dile getirdiği üzere bağımsızlıktan ve tarafsızlıktan  
yoksun bir mahkemenin kendi yargısına tabi olan kiilere her halükârda adil bir yargılamayı  
garanti edemeyeceği hükmüne varıldığını hatırlatmaktadır.  
Bu yöndeki bir ihlalin tespiti ıığında, Mahkeme bavuranın adil yargılanma hakkının ihlal  
edildiği ikayetini ayrıca incelemeyi gerekli görmemektedir. (Bkz. diğerleri arasında sözü  
edilen Çıraklar-Türkiye kararı, 28 Ekim 1998, 1998-VII, s. 3074, §§ 44-45).  
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI  
A. Tazminat  
Bavuran maruz kaldığı zararın tazmini için 6.015 Amerikan Doları maddi, 100.000  
Amerikan Doları manevi tazminat talep etmektedir.  
Hükümet bu miktarların kanıtlanmadığını savunmaktadır.  
AĐHM öne sürülen maddi zarar ile AĐHS’nin 10. maddesinin ihlali arasında hiçbir illiyet bağı  
bulunmadığını kaydederek bu talebi reddetmektedir. Đddia edilen manevi zararla ilgili olarak  
AĐHM, bavuranın mevcut olayların koulları nedeniyle bazı sıkıntılara maruz kaldığını  
değerlendirerek bavurana 4.500 Euro manevi tazminat ödenmesine karar vermitir.  
B. Masraf ve harcamalar  
Bavuran, AĐHM’nin maddi ve manevi tazminat için belirlediği miktarın yüzde on beini  
yapmıolduğu yargı giderleri olarak talep etmekte, bu miktarın 3.515 Amerikan Doları’ndan  
aağı olamayacağını ileri sürmektedir.  
Hükümet bu miktarın hiçbir kanıtlayıcı belgeye dayanmadığını ifade etmektedir.  
AĐHM, hakkaniyete uygun olarak, bavurana masraf ve harcamalar için 1.000 Euro  
ödenmesine karar vermitir.  
C. Gecikme Faizi  
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına 3  
puanlık bir artıın ekleneceğini belirtmektedir.  
4
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlıktan ve tarafsızlıktan yoksun bulunması  
nedeniyle AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
2. AĐHS’nin 6. maddesine ilikin diğer ikayetlerin ayrıca incelenmesine gerek olmadığına;  
3. AĐHS’nin 10. maddesinin ihlal edildiğine;  
4. a) AĐHS’nin 44 § 2. maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümetin  
bavurana;  
i.  
ii.  
iii.  
manevi tazminat olarak 4.500 (dört bin beyüz) Euro;  
masraf ve harcamalar için 1.000 (bin) Euro ödemesine;  
belirtilen miktarların her türlü vergiden muaf tutulmasına;  
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez  
Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eit oranda basit faizin  
uygulanmasına;  
5. Adil tazmine ilikin diğer taleplerin reddine;  
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3.  
maddelerine uygun olarak 6 Aralık 2005 tarihinde yazıyla bildirilmitir.  
5