B. Esas hakkında
1. Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin Bağımsızlığı ve Tarafsızlığı Hakkında
AİHM daha önce buna benzer şikayetlerin dile getirildiği birçok dava incelediğini ve
bunların AİHS’nin 6 § 1 maddesinin ihlali yönünde sonuçlandığını ortaya koymaktadır (bkz.
adıgeçen Özel, § § 33-34, ve Özdemir-Türkiye no:59659,§§ 35-36, 6 Şubat 2003).
AİHM mevcut davayı incelemiş ve Hükümet’in davayı farklı şekilde sonuçlandıracak
hiçbir olgu ve delil sunmadığı kanaatine varmıştır. AİHM, Ceza Kanunu’nda öngörülen
suçlardan ötürü Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılanan başvuranın, aralarında asker
kökenli bir hakimin yer aldığı mahkeme önüne çıkma konusunda endişe duymasının
anlaşılabilir olduğu kanısındadır. Dolayısıyla başvuran, Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin
davanın gerekçesine yabancı mülahazalar ışığında sebepsiz bir yargı kararı almasından haklı
olarak kaygı duymaktadır. Bu nedenle başvuranın, bu yargı merciinin tarafsız ve bağımsız
olmadığı yönündeki şüphelerinin, nesnel bir biçimde haklı gerekçelere dayandığı kabul
edilebilir (Incal –Türkiye, 9 Haziran 1998 tarihli karar, Derleme 1998-IV, s. 1573, § 72).
AİHM, başvuranları yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin
AİHS’nin 6 § 1 maddesinde öngörülen bağımsız ve tarafsız bir mahkeme niteliğini taşımadığı
sonucuna varmıştır.
2. Ceza Yargılamasının Adilliği Hakkında
Hükümet bir ihlalin varlığına itiraz etmektedir.
AİHM, daha önceki benzer davalarda da dile getirildiği üzere, tarafsızlıktan ve
bağımsızlıktan yoksun bir mahkemenin, hiçbir surette, yargı yetkisi altındaki kişilere adil ve
hakkaniyete uygun bir yargılama süreci temin edebileceğinin varsayılamayacağını hatırlatır.
Başvuranın, davasının bağımsız ve tarafsız bir mahkeme önünde görülmesi hakkının
ihlal edildiği tespiti ışığında, AİHM, mevcut şikayeti incelemeye gerek olmadığı kanaatine
varmıştır (bkz. diğerleri arasında, Çıraklar kararı, s. 3074, §§ 44-45; Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcısı’nın tebliğnamesinin tebliğ edilmemesi konusunda, bkz. Işık-Türkiye, no: 50102/99,
§§ 38-39, 5 Haziran 2003; gözaltında alınan ifadenin dikkate alınması konusunda, bkz.,
diğerleri arasında, Akkaş-Türkiye, no: 52665/99, §§ 22-23, 23 Ekim 2003; gözaltı süresince
avukatın bulunmayışı konusunda, bkz., özellikle, Serdar Özcan-Türkiye, no: 55427/00, 8
Nisan 2004, ve Ünal-Türkiye, no: 48616/99, 10 Kasım 2004; savunma haklarında ayrımcılık
yapıldığı iddiası konusunda, bkz., özellikle, Coeme ve diğerleri-Belçika, no: 32492/96,
32547/96, 32548/96, 33209/96 ve 33210/96, § 108, CEDH 2000-VII, ve Peker–Türkiye, no:
53014/99, § 26, 23 Ekim 2003).
III. AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Maddi ve Manevi Tazminat
Başvuran 10.000 Euro değerinde manevi zarara uğradığını iddia etmektedir.
Hükümet bu iddiaya karşı çıkmıştır.
4