HUKUK
I. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
AĐHS’nin 1, 6 ve 13. maddelerine atıfta bulunarak, baꢀvuran, adli yardım talebinin
reddedilmesinin, mahkemeye eriꢀim hakkını ihlal ettiğini ileri sürmektedir.
Ayrıca baꢀvuran, üyelerinin atanma ꢀekli nedeniyle, Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’nin,
AĐHS’nin 6/1 maddesi uyarınca bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığını ileri
sürmektedir.
A. Mahkemeye eriꢀim kapsamında yapılan ꢀikayet
Baꢀvuran, maddi imkansızlığı göz önüne alındığında, mahkeme harcının yüksek olmasından
ve Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’nin adli yardım talebini reddetmesinden dolayısıyla
mahkemeye eriꢀim hakkının ihlal edilmesinden ꢀikayetçi olmaktadır. Baꢀvuran, özellikle,
AĐHS’nin 1 ve 13. maddeleri ile 6/1 maddesine atıfta bulunmaktadır.
Hükümet, baꢀvuranın iddialarına itiraz etmektedir. Hükümet, hakimlerin her talep edildiğinde
adli yardımı kabul etme zorunluluğu olmadığını hatırlatmaktadır. Hakimler kararlarını
bağımsız olarak, sunulan kanıt unsurları temelinde vermektedirler.
Ayrıca Hükümet, baꢀvuranın bir avukat tarafından temsil edildiğini gözlemlemektedir ve dava
sırasında ücret almadan bir kiꢀiyi temsil eden her avukatın baroya haber vermesi gerektiğini
ancak mevcut davada böyle bir durumun sözkonusu olmadığını belirtmektedir. Hükümet,
baꢀvuranın avukatını tutmak için yeterli geliri olduğu dolayısıyla da mahkeme harcını
ödeyebileceği sonucuna ulaꢀmaktadır.
AĐHM, baꢀvuranın ꢀikayetinin sadece AĐHS’nin 6/1 maddesi kapsamında inceleneceği
kanaatindedir.
AĐHM, baꢀvuranın ödeme gücü dahil bir davanın özel koꢀulları ıꢀığında değerlendirilen
masrafların tutarının ve sözkonusu sınırlamayı gerektiren yargılama safhasının, ilgilinin
mahkemeye eriꢀim hakkından yararlanıp yararlanmadığının belirlenmesinde dikkate alınacak
etkenler olduğunu hatırlatmaktadır(bkz, sözü edilen Bakan).
Mevcut davada baꢀvuranın ödemesi gereken mahkeme harcı yaklaꢀık 1.280 Euro idi.
Sözkonusu miktar, olayların meydana geldiği dönemde yedi aylık asgari maaꢀtan fazlasına
tekabül etmekte ve böylece hiçbir geliri olmayan baꢀvuran için önemli bir miktar teꢀkil
etmekteydi.
AĐHM, müteaddit defalar iꢀbu davadakine benzer koꢀulları olan davaları incelediğini
gözlemlemektedir (bkz, diğerleri arasından, sözü edilen Bakan, Mehmet ve Suna Yiğit veya
Mehmet Hüsni Tunç- Türkiye, baꢀvuru no: 20400/03, 21 ꢁubat 2008).
Mevcut davada, AĐHM, önceki sonuçlardan sapmayı gerektirecek nitelikte hiçbir tespit ve
argüman görememektedir. Dolayısıyla AĐHM, ꢀikayeti kabuledilebilir ilan etmekte ve bu
bağlamda AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulaꢀmaktadır.
3