aꢀırıdır ve tek baꢀına davanın karmaꢀıklığı ile haklı çıkarılamaz. AĐHM, baꢀvuran hakkındaki
yargılama süresinin, ancak, yerel mahkemelerin davaya özenle bakmaması ile
açıklanabileceği görüꢀündedir.
Kendisine sunulan tüm belgeleri inceleyen AĐHM, Hükümet tarafından, bu davada
farklı bir sonuca varmasını sağlayacak bir delil veya savunmanın ortaya konmadığını
değerlendirmiꢀtir. AĐHM, konuya iliꢀkin içtihadını göz önünde tutarak, bu davada kovuꢀturma
süresinin aꢀırı olduğu ve “makul süre” ꢀartına uymadığı kararını vermiꢀtir.
Dolayısıyla, 6/1 madde ihlal edilmiꢀtir.
II. ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐA EDĐLEN DĐĞER AĐHS MADDELERĐ
Baꢀvuran, AĐHS’nin 6/1 maddesi uyarınca, davasının, heyetinde askeri hakim
bulunması nedeniyle bağımsızlık ve tarafsızlık ꢀartlarını karꢀılamayan bir mahkeme
tarafından görüldüğü konusunda ꢀikayetçi olmuꢀtur. Son olarak, baꢀvuran, herhangi bir AĐHS
maddesine atıfta bulunmadan, ölüm cezası ile cezalandırılma tehlikesi taꢀıdığı konusunda
ꢀikayetçi olmuꢀtur.
A. Đstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi önünde görülen yargılamanın
hakkaniyete uygun olmadığı iddiası
AĐHM, baꢀvuranın, Đstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsızlığı ve
tarafsızlığına iliꢀkin ꢀikayeti hususunda, baꢀvuran hakkındaki cezai yargılamanın Yargıtay’da
halen devam etmekte olması gerekçesiyle söz konusu ꢀikayetin prematüre olduğu
görüꢀündedir. AĐHM, baꢀvuranın davası Đstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde görülmeye
baꢀlandığı zaman, mahkeme heyetinde gerçekten askeri hakim bulunduğunu kaydetmiꢀtir.
Ancak, cezai yargılama zarfında, Haziran 1999’da, Anayasa’da değiꢀiklik yapılmıꢀ ve devlet
güvenlik mahkemeleri heyetlerinde bulunan askeri hakimler sivil hakimler ile değiꢀtirilmiꢀtir.
Yargıtay’ın 15 Mayıs 2001 tarihli kararını müteakip, baꢀvuran hakkındaki yargılama, davanın
olaylarını bütünüyle yeniden inceleyen ve kendisine sunulan delilleri ve hukuku yeniden
değerlendiren üç sivil hakimden oluꢀan Đstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yeniden
baꢀlamıꢀtır. Sonuç olarak, müteakip bir anayasal değiꢀiklik ile devlet güvenlik mahkemeleri
kaldırılmıꢀ ve 7 Mayıs 2004 tarihinden itibaren baꢀvuran Đstanbul Ağır Ceza Mahkemesi
tarafından yeniden yargılanmıꢀtır.
AĐHM, bu durum karꢀısında ve bu konudaki içtihadını (bkz., Yaꢀar – Türkiye, no.
46412/99, 31 Mart 2005 ve Tarlan – Türkiye, no. 31096/02, 30 Mart 2006) göz önünde
tutarak, söz konusu dava koꢀullarında, askeri hakimin yargılama zarfında Đstanbul Devlet
Güvenlik Mahkemesi heyetinden çıkarılmasının ve baꢀvuranın müteakip olarak Đstanbul Ağır
Ceza Mahkemesi tarafından yargılanmasının, baꢀvuranın ilk derece mahkemesinin
bağımsızlığı ve tarafsızlığına iliꢀkin haklı endiꢀesini giderdiği kararını vermiꢀtir (bkz., diğer
içtihatların yanı sıra, Osman – Türkiye, no. 4415/02, 19 Aralık 2006). Bununla beraber,
yukarıda kaydedildiği gibi, baꢀvuran hakkındaki cezai yargılama halen devam etmektedir ve
baꢀvuran halen endiꢀelerini yerel mahkemelerde sunma imkanına sahiptir.
AĐHM, bu ꢀikayetin, AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca, açıkça
dayanaktan yoksun olduğu ve reddedilmesi gerektiği kararını vermiꢀtir.
B. Ölüm cezası tehlikesi iddiası
3