COUNCIL  
A V R U P A  
OF E U R O P E  
KONSEYİ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
EYÜP KAYA – TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 17582/04)  
KARAR  
STRAZBURG  
23 Eylül 2008  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir. ekli  
düzeltmelere tabi olabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2008. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın  
adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri  
Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari  
olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan 17582/04 no’lu davanın nedeni, T.C.  
vatandaı Eyüp Kaya’nın (bavuran), Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne, 26 Nisan 2004  
tarihinde Temel Đnsan Hakları ve Özgürlüklerini güvence altına alan Avrupa Đnsan Hakları  
Sözlemesi’nin (“AĐHS”) 34. maddesi uyarınca yapmıolduğu bavurudur.  
Bavuran, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde, Van Barosu  
avukatlarından M. Timur tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
I. DAVANIN KOULLARI  
Bavuran, 1980 doğumludur ve Van’da ikamet etmektedir.  
Bavuran, 29 Ağustos 2000 tarihinde askere alınmıtır.  
Bavuran, 7 Eylül 2001’de, görme güçlüğü nedeniyle muayene olmak üzere Sivas  
Askeri Hastanesi’ne gitmitir. Tıbbi raporda, bavuranın sol gözünde -6,25 derece miyop,  
+0,25 derece hipermetrop ve -6,75 derece anizometropi olduğu kaydedilmitir. Raporda,  
bavuranın çocukluktan beri sol gözünde sorun yaadığından ikayetçi olduğu belirtilmitir.  
Bunun üzerine, askerliğe uygun olmadığından dolayı, bavuran terhis edilmitir.  
17 Mart 2003’te, bavuran, maaiçin Emekli Sandığı’na, tazminat için Đçileri  
Bakanğı Tazminat Komisyonu’na bavurmutur. Bavuranın bu iki talebi de reddedilmitir.  
Bavuran, 21 Mayıs 2003’te, muhtarlıktan fakirlik belgesi almıtır.  
Bavuran, 5 Haziran 2003’te, Đçileri Bakanlığı aleyhinde Askeri Yüksek Đdare  
Mahkemesi’ne dava açmıve 30,000,000,000 TL’lik (yaklaık 18,000 Euro) tazminat  
talebinde bulunmutur. Bavuran, askere gitmeden önce bu tür göz problemleri olmadığını  
iddia etmitir. Bavuran, ayrıca, zarar veren eylemle uğranan zarar arasında illiyet bağı  
kurulmasını gerektirmeyen “sosyal risk” ilkesine atıfta bulunmutur. Bavuran, ayrıca adli  
yardım talebinde bulunmutur.  
24 Temmuz 2003’te, Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi, dava dosyasını inceledikten ve  
raportör hakimin görülerini dinledikten sonra, dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle  
bavuranın adli yardım talebini reddetmitir.  
Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi, 25 Temmuz 2003’te, mahkeme masrafları için  
476,970,000 TL (yaklaık 292 Euro) ödemesi gerektiğini bavurana bildirmitir.  
19 Ağustos 2008’de, bavuran Van Devlet Hastanesi’nde muayene olmutur.  
Bavuranın sol gözünde % 37 oranında görme kaybına neden olan -8 derece miyop tespit  
edilmitir.  
Mahkeme, 12 Kasım 2003’te, bavuranın mahkeme masraflarını ödemediği  
gerekçesiyle yargılamayı sonlandırmıtır.  
2
Bu karar, 20 Aralık 2003 tarihinde bavurana bildirilmitir.  
HUKUK  
I. AĐHS’NĐN 6. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
Bavuran, esas bakımından, yerel mahkemenin adli yardım talebini reddetmesi  
nedeniyle, mahkemeye eriim hakkından mahrum bırakıldığı konusunda ikayetçi olmuve  
bu ikayetini AĐHS’nin 6/1 maddesine dayandırmıtır.  
A. Kabuledilebilirlik  
AĐHS’nin 35/3 maddesi uyarınca bu ikayetin dayanaktan yoksun olmadığını  
kaydeden AĐHM, ayrıca baka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru  
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle ikayet kabuledilebilir niteliktedir.  
B. Esas  
Hükümet, Türkiye’deki adli yardım sistemiyle ve özellikle mahkeme ücretinin  
hesaplanmasıyla ilgili bir açıklamada bulunmutur. Hükümet, sözkonusu davada, bavuranın  
taleplerini desteklemek üzere herhangi bir kanıt sunmaması nedeniyle adli yardım talebi  
reddedildiği için, yerel mahkemenin bavuranın mahkeme masraflarını ödeyip ödeyemeyeceği  
konusunda karara varmadığını ileri sürmütür. Hükümet, bu bağlamda, mahkeme masraflarını  
karılayacak imkana sahip olmadığı iddia edilen bavuranın, avukatlık ücretini  
karılayabilecek imkanı olduğunu belirtmitir.  
Bavuran, ikayetin esasına ilikin herhangi bir görüsunmatır.  
AĐHM, AĐHS’nin 6/1 maddesi tarafından güvence altına alınan mahkemeye eriim  
hakkıyla ilgili olarak içtihadında yer alan genel ilkelere, özellikle de mahkeme masraflarını  
ödeme zorunluluğuna atıfta bulunmaktadır (Kreuz / Polonya, no. 28249/95; Mehmet ve Suna  
Yiğit / Türkiye, no. 52658/99).  
AĐHM, mahkeme masrafı olarak bavuranın 476,970,000 TL ödemesi gerektiğini  
kaydetmektedir. Bu miktar kendi baına aırı olmamakla beraber, AĐHM, fakirlik belgesi alan  
bavuranın bu miktarı ödeyecek imkanının bulunmadığını kabul etmektedir. Bu bağlamda,  
Hükümet’in iddialarının aksine, AĐHM, bavuranın tazminat davasını takip etmek üzere bir  
avukat tutmasının, mahkeme masraflarını ödeyecek imkanının olduğu anlamına gelmeyeceği  
kanaatindedir (bkz, Mehmet ve Suna Yiğit, yukarıda kaydedilen). Ancak, davada haklılık  
bulunmadığı görüldüğünden, bavuranın adli yardım talebi reddedilmitir. Davanın esasına  
ilikin bu değerlendirme, bavuranın talebinden vazgeçmesine ve davasının hiçbir zaman  
görülmemesine neden olmutur.  
AĐHM, daha önce benzer ikayetleri incelediğini ve Türkiye’deki adli yardım  
sisteminin bireylere keyfiyetten korunmalarını sağlayacak esaslı teminatlar sunmadığı  
gerekçesiyle 6/1 maddesinin ihlalini saptadığını belirtmektedir (bkz, Bakan / Türkiye, no.  
50939/99; Amaç ve Okkan / Türkiye, no. 54179/00 ve Mehmet Hüsni Tunç / Türkiye, no.  
20400/03).  
3
AĐHM, sözkonusu davayı incelemive yukarıda bahsedilen davalardakinden farklı bir  
sonuca varmasını gerektirecek herhangi bir özel koula rastlamamıtır.  
Sonuç olarak, AĐHM, bavuranın mahkemeye eriim hakkına orantısız bir kısıtlama  
getirildiği sonucuna varmıtır. Buna göre, AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmitir.  
II. ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐA EDĐLEN DĐĞER AĐHS MADDELERĐ  
Bavuran, ayrıca, askerlik döneminde zor koullarda çalıtırılması nedeniyle büyük  
oranda görme kaybına uğradığı konusunda ikayetçi olmuve bu ikayetini AĐHS’nin 3., 4.,  
13. ve 14. maddelerine dayandırmıtır. Bavuran, ayrıca, sorumlu kiileri dava etmek için  
etkili hukuk yolları bulunmadığını ve Kürt kökenli olması nedeniyle ayrımcılığa maruz  
bırakılğını ileri sürmütür.  
Bavuran, bu balıklar altında ileri sürdüğü iddiaları desteklemek üzere herhangi bir  
açıklama veya belge sunmamıtır. Buna göre, AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları  
uyarınca dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle bavurunun bu kısmının reddedilmesi  
gerekmektedir.  
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI  
AĐHS’nin 41. maddesine göre:  
“Mahkeme ibu Sözleme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek  
Sözlemeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde,  
hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”  
A. Tazminat  
Bavuran, maddi ve manevi tazminat olarak, toplam 200,000 Euro talep etmitir.  
Hükümet, bu miktara itiraz etmitir.  
Talep edilen maddi tazminat ile tespit edilen ihlal arasında illiyet bağı bulunmadığını  
kaydeden AĐHM, bu talebi reddeder.  
AĐHM, tespit edilen ihlalin bavuranın gördüğü manevi zarar için kendi baına yeterli  
tatmin oluturduğu kanaatindedir (bkz, mutatis mutandis, Ertuğrul Kılıç / Türkiye, no.  
38667/02).  
B. Yargılama masraf ve giderleri  
Bavuran, ayrıca, AĐHM önünde yapmıolduğu yargılama masraf ve giderleri için  
toplam 55,000 Euro talep etmitir.  
Hükümet, bu miktara itiraz etmitir.  
Bavuranın AĐHM Đçtüzüğü’nün 60. maddesinin gerektirdiği ekilde yargılama masraf  
ve giderlerini destekleyici herhangi bir belge sunmamıolması nedeniyle, AĐHM, bu balık  
altında herhangi bir ödeme yapılmamasına karar verir.  
4
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM, OYBĐRLĐĞĐ ĐLE  
1. AĐHS’nin 6/1 maddesi uyarınca yapılan ikayetin kabuledilebilir, bavurunun geri  
kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;  
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;  
3. Tespit edilen ihlalin bavuranın gördüğü manevi zarar için kendi baına yeterli adil  
tatmin oluturduğuna;  
4. Adil tatmine ilikin diğer taleplerin reddedilmesine karar vermitir.  
Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıve AĐHM Đçtüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragrafları gereğince 23 Eylül 2008 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
5