COUNCIL  
A V R U P A  
OF E U R O P E  
KONSEYİ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
EVRĐM ĐNAAT A.. – TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 19173/03)  
KARAR  
STRAZBURG  
9 ubat 2010  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir. ekli  
düzeltmelere tabi olabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2010. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın  
adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri  
Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari  
olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 19173/03 no’lu davanın nedeni, bir Türk irketi  
olan Evrim Đnaat A..’nin (“bavuran irket”) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne, 20  
Nisan 2003 tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına Dair Sözleme’nin  
(“AĐHS”) 34. maddesi uyarınca yapmıolduğu bavurudur.  
Bavuran irket, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (“AĐHM”) önünde, Đstanbul Barosu  
avukatlarından M.A. Erol tarafından temsil edilmitir.  
OLAYLAR  
DAVANIN KOULLARI  
Bavuran irket, Evrim Đnaat A.., Đstanbul’da faaliyet gösteren bir inaat irketidir.  
Bavuran irket, konut inaatı yapmak üzere, 10 Haziran 1987 tarihinde Ülkü Kent  
Yapı Kooperatifi (“kooperatif”) ile bir sözleme imzalamıtır.  
Bavuran irket, Kasım 1991’de projenin % 65’ini tamamlamıtır. Ancak, Kooperatif  
Genel Kurulu tarafından yönetim değimive yeni yönetim bavuran irketin sözlemesini  
feshetmitir.  
1. Đstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi önündeki tazminat davası  
Kooperatif, 22 Temmuz 1992 tarihinde, bavuran irketin sözlemenin gereklerini  
yerine getirmediğini iddia ederek Đstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde bavuran irket  
hakkında dava açmıtır (“ilk dava”). Kooperatif, konut inaatının 31 Ağustos 1991 tarihi  
itibariyle tamamlanması gerektiğini, ancak bavuran irketin Kasım 1991 itibariyle projenin  
yalnızca % 65’ini tamamladığını iddia etmitir.  
Aynı tarihte, bavuran irket, tazminat istemiyle Đstanbul 7. Asliye Ticaret  
Mahkemesi'nde kooperatife karı alacak davası açmıtır (“ikinci dava”). Bavuran irket,  
kooperatifin hiçbir sebep göstermeksizin sözlemeyi feshettiğini iddia etmitir.  
Belirtilmeyen bir tarihte, Đstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından söz konusu  
davalar birletirilmitir. Mahkeme, yargılama sırasında bekez bilirkii raporu talebinde  
bulunmu, bu da yargılamanın uzamasına sebep olmutur. Dava dosyası, 10 Eylül 1993  
tarihinde bilirkiilere ulatırılmı, ancak bilirkii raporları 13 Aralık 1995 tarihine kadar  
mahkemeye ibraz edilmemitir.  
12 Mayıs 1999 tarihinde, Đstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi, ilk davayla ilgili olarak  
kooperatif lehinde karar vermive talep edilen tazminatın bir kısmının ödenmesine  
hükmetmitir. Taraflar kararı temyiz etmitir.  
22 Aralık 1999 tarihinde, Đstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi, ikinci davayla ilgili  
olarak, bavuran irketin kooperatif tarafından feshedilen sözleme nedeniyle uğradığı zararı  
kanıtlayamadığı gerekçesiyle bavuran irketin tazminat talebini reddetmitir.  
2
15 Haziran 2000 tarihinde, Yargıtay, asliye mahkemesinin ilk davaya ilikin kararını  
onamıtır. Bavuran irket, karar düzeltme talebinde bulunmutur.  
8 Aralık 2000 tarihinde, Yargıtay, bavuran irket lehinde karar vererek 15 Haziran  
2000 tarihli kararını bozmutur.  
19 Mart 2001 tarihinde, Đstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi konuya ilikin yeni bir  
bilirkii raporu talep etmitir. Söz konusu bilirkii raporu 3 Mayıs 2001 tarihinde mahkemeye  
sunulmutur.  
12 Aralık 2001 tarihinde, Đstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi, bavuran irket lehinde  
karar vererek kooperatifin 1,806,424,884 TL ödemesine hükmetmitir. Kooperatif kararı  
temyiz etmitir.  
30 Eylül 2002 tarihinde, Yargıtay, söz konusu kararı onamıtır. Karar, 30 Ekim 2002  
tarihinde Đstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmive 14 Mart 2003 tarihinde  
bavurana tebliğ edilmitir.  
2. Ek Tazminat Davası  
Bavuran irket, 4 Haziran 2003 tarihinde, Borçlar Kanunu’nun 105. maddesi uyarınca  
borca uygulanan düük faiz oranı nedeniyle gördüğü zarara karılık Đstanbul Asliye Ticaret  
Mahkemesi’nde kooperatif hakkında ek tazminat davası açmıtır.  
30 Aralık 2005 tarihinde, Đstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi, bavuran irketin iddia  
edilen zararı kanıtlamadığını gerekçe göstererek davayı reddetmitir. Bavuran irket, kararı  
temyiz etmitir. 20 Haziran 2007 tarihinde, Yargıtay kararı onamıtır. 17 Mart 2008 tarihinde,  
Yargıtay, bavuran irketin karar düzeltme talebini reddetmitir.  
HUKUK  
I. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
Bavuran irket, ilk tazminat davasının uzun sürmesi nedeniyle AĐHS’nin 6/1  
maddesinde öngörülen “makul süre” artının yerine getirilmediği konusunda ikayetçi  
olmutur.  
Hükümet, bu iddiaya itiraz etmitir.  
Göz önünde bulundurulması gereken süre, 22 Temmuz 1992 tarihinde balayıp 30  
Eylül 2002 tarihinde sona ermitir. Dolayısıyla, yargılama iki aamalı olarak yaklaık on yıl  
iki ay sürmütür.  
A. Kabuledilebilirlik  
AĐHS’nin 35/3 maddesi uyarınca bu ikayetin açıkça dayanaktan yoksun olmadığını  
kaydeden AĐHM, ayrıca baka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru  
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle ikayet kabuledilebilir niteliktedir.  
3
B. Esas  
AĐHM, yargılama süresinin uzunluğunun davanın koulları ıığında ve davanın  
karmaıklığı, bavuran ile ilgili makamların tutumu ve bavuran için davada neyin tehlikede  
olduğu gibi ölçütler dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatır (Frydlender /  
Fransa, no. 30979/96).  
AĐHM, söz konusu davadakine benzer sorunlar içeren davalarda sıklıkla AĐHS’nin 6/1  
maddesinin ihlalini tespit etmitir (Frydlender).  
Elindeki belgelerin tamamını inceleyen AĐHM, söz konusu davada farklı bir sonuca  
varması için Hükümet’in ikna edici herhangi bir delil veya iddia ortaya koymadığı  
kanaatindedir. AĐHM, konuyla ilgili içtihadını göz önünde bulundurarak, söz konusu davada  
yargılama süresinin çok uzun olduğuna ve “makul süre” artının yerine getirilmediğine karar  
verir.  
Dolayısıyla, AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmitir.  
II. AĐHS’NĐN 13. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
Bavuran irket, 23 Ağustos 2004 tarihli bir yazıyla, AĐHS’nin 6. maddesine ilikin  
ikayetle ilgili olarak herhangi bir iç hukuk yolu bulunmaması nedeniyle AĐHS’nin 13.  
maddesinin ihlal edildiği konusunda ikayetçi olmutur.  
Hükümet, bu ikayete itiraz etmitir.  
AĐHM, bu ikayetin söz konusu yargılamanın sona ermesinden sonraki altı aylık  
sürenin dıında yapıldığını kaydeder. AĐHM, AĐHS’nin 35. maddesinin 1. ve 4. paragrafları  
uyarınca altı ay kuralına uyulmadığı gerekçesiyle söz konusu ikayetin reddedilmesine karar  
verir.  
III. AĐHS’NĐN 1 NO.LU PROTOKOLÜ’NÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ  
ĐDDĐASI  
Bavuran irket, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi  
tarafından güvence altına alınan mülkiyet hakkının kısıtlandığı konusunda ikayetçi olmutur.  
Hükümet, söz konusu maddenin ihlal edilmediğini belirtmitir.  
AĐHM, söz konusu ikayetin yukarıda incelenen ikayetle ilintili olması nedeniyle  
aynı ekilde kabuledilebilir olması gerektiğini kaydeder.  
Bununla birlikte, AĐHS’nin 6/1 maddesine ilikin tespitini göz önünde bulunduran  
AĐHM, 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edilip edilmediği konusunun ayrıca  
incelenmesine gerek olmadığı kanaatindedir (Öztunç / Türkiye, no. 74039/01; Zanghi / Đtalya,  
A Serisi no. 194-C).  
IV. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI  
AĐHS’nin 41. maddesine göre:  
4
“Mahkeme ibu Sözleme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözlemeci  
Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun  
bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”  
A. Tazminat  
Bavuran irket, maddi tazminat olarak 287,180 Euro, manevi tazminat olarak ise  
15,000 Euro talep etmitir.  
Hükümet, talep edilen miktarların aırı olduğunu ifade etmitir.  
Tespit edilen ihlalle talep edilen maddi tazminat arasında illiyet bağı bulunmadığını  
kaydeden AĐHM, söz konusu talebi reddeder. Bununla birlikte, AĐHM, bavuran irketin  
manevi zarar görmüolabileceği kanaatindedir. Dolayısıyla, AĐHM, bavuran irkete manevi  
tazminat olarak 6,000 Euro ödenmesine karar verir.  
B. Yargılama masraf ve giderleri  
Bavuran irket, ayrıca, AĐHM önünde yapılan yargılama masraf ve giderleri için  
10,000 Euro ödenmesini talep etmitir. Ancak, bavuran irket, söz konusu talebini  
desteklemek üzere herhangi bir belge sunmamıtır.  
Hükümet, söz konusu talebin dayanaktan yoksun olduğunu belirtmitir.  
AĐHM’nin içtihadına göre, bir bavuran gerçekliğini ve gerekliliğini kanıtladığı makul  
miktarlardaki yargı giderlerini elde edebilir. AĐHM, sözkonusu davada, yukarıdaki ölçütleri  
ve bavuran irketin talebini kanıtlarla desteklemediğini göz önünde bulundurarak, bu balık  
altında herhangi bir ödeme yapılmamasına karar verir.  
C. Gecikme Faizi  
AĐHM, gecikme faizinin, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına  
uygulağı faiz oranına üç puanlık bir artıeklenerek belirlenmesini uygun görmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYANARAK, AĐHM OYBĐRLĐĞĐ ĐLE  
1. Yargılamanın uzun sürmesine ilikin ikayetin kabuledilebilir, bavurunun geri kalan  
kısmının kabuledilemez olduğuna;  
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;  
3. 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi uyarınca yapılan ikayetin esas yönünden ayrıca  
incelenmesine gerek olmadığına;  
4. (a)AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinletiği tarihten  
itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na  
çevrilmek üzere ve her türlü vergi ve kesintiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet  
5
tarafından bavuran irkete manevi tazminat olarak 6,000 Euro (altı bin Euro)  
ödenmesine;  
(b)Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin  
yapılmasına kadar, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan marjinal  
kredi kolaylığı oranının üç puan fazlasına eit oranda basit faiz uygulanmasına;  
5. Adil tatmine ilikin diğer taleplerin reddedilmesine karar vermitir.  
Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıve AĐHM Đçtüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragrafları gereğince 9 ubat 2010 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
6