COUNCIL  
OF EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ÜÇÜNCÜ DAĐRE  
EVCĐMEN – TÜRKĐYE DAVASI  
(B a vuru no. 21865/02)  
KARAR  
STRAZBURG  
29 Kasım 2007  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2. maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde  
kesinleecektir. ekli düzeltmelere tâbi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın  
adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri  
Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari  
olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
EVCĐMEN – TÜRKĐYE KARARI  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 21865/02 no’lu davanın nedeni T.C. vatandaı olan  
Kemal Evcimen’in (“bavuran”) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 28 Ocak 2000  
tarihinde, Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi’nin (“Sözleme”) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ  
olduğu bavurudur.  
Bavuran, AĐHM önünde Đstanbul Barosu avukatlarından A. ahin tarafından temsil  
edilmitir.  
OLAYLAR  
DAVANIN KOULLARI  
Bavuran 1971 doğumludur ve Edirne’de yaamaktadır. Olayların meydana geldiği  
tarihte Trabzon’da yayınlanan Özgür Karadeniz adlı yerel gazetenin sahibi ve editörüydü.  
Bavuran 15 Ocak 1995 tarihinde yasadıı örgüt mensubu olduğu üphesiyle gözaltına  
alınmı, 20 Ocak 1995 tarihinde Hakim tarafından tutuklanmasına karar verilmitir.  
10 Mart 1995 tarihinde Erzincan Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı bavuran ve diğer  
21 sanık hakkında bir iddianame hazırlamı, bavuran yasadıı DHKP-C örgütüne üye  
olmakla suçlanmıtır. Đddianameye göre bavuranın evinde yasadıı dergiler, gazeteler,  
kitaplar ve bir mermi bulunmutur. Savcı bavuranın aynı zamanda DHKP-C propagandası  
içeren bir gazete yayınladığı, yasadıı gösterilere katıldığı, afiyapıtırdığı, örgütü destekler  
nitelikte broür dağıttığı ve yasadıı örgüte eleman kazandırmak amacıyla Karadeniz  
Üniversitesi’nde faaliyet yürüttüğünü iddia etmitir.  
1995 yılı içinde değiik tarihlerde ve değiik mahkemelerde bavuran aleyhine 5 dava  
açılmı, bavuran bölücü propaganda yapmak ve gazetesinde nefret ve dümanlığa tevikle  
suçlan, davalar daha sonra Erzincan Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde birletirilmitir.  
Erzincan Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin kaldırılıp Erzurum Devlet Güvenlik  
Mahkemesi’nin kurulmasına ilikin 4210 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girmesiyle 1997 yılında  
dava dosyası Erzurum Devlet Güvenlik Mahkemesi’ne gönderilmitir.  
27 Kasım 1998 tarihinde Erzurum Devlet Güvenlik Mahkemesi bavuranı TCK’nın  
168/2. maddesi uyarınca DHKP-C adlı yasadıı örgüt üyeliğinden mahkûm etmitir.  
Mahkeme 15 Kasım 1994 ve 1 Mart 1995 tarihlerinde Özgür Karadeniz gazetesinde  
yayınlanan makalelerin bölücü propaganda içerdiği ve nefrete tevik ettiğini tespit etmitir.  
Bavuranın ayrıca yasadıı gösterilere katıldığı, afiyapıtırdığı, örgütü destekler nitelikte  
broür dağıttığı ve yasadıı örgüte eleman kazandırmak amacıyla Karadeniz Üniversitesi’nde  
faaliyet yürüttüğünü belirlemitir. Mahkeme bavuranı 12 yıl 6 ay hapse mahkûm etmitir.  
18 Kasım 1999 tarihinde Yargıtay bavuran hakkındaki 27 Kasım 1998 tarihli kararı  
onamı, bavuran 29 Mayıs 2004 tarihinde artlı tahliye edilmitir.  
1
EVCĐMEN – TÜRKĐYE KARARI  
HUKUK  
I. AĐHS’NĐN 6/1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
Bavuran, kendisini yargılayıp mahkûm eden Erzurum Devlet Güvenlik Mahkemesi  
heyetinde askeri bir yargıcın yer alması nedeniyle bağımsız ve tarafsız bir mahkeme  
tarafından adil yargılanmadığını iddia etmitir.  
A. Kabuledilebilirlik  
Hükümet, iç hukuktaki nihai kararın 18 Kasım 1999 tarihinde Yargıtay tarafından  
bavuranın temsilcisi huzurunda okunmuancak bavurunun 10 Mayıs 2001 tarihinde; yani  
altı aylık süre geçtikten sonra yapılmıolması nedeniyle bavurunun kabuledilemez olarak  
ilan edilmesi gerektiğini ifade etmitir. Ayrıca tarihin belirtildiği bir yazı kendilerine tebliğ  
edilmediğinden, bavurunun 28 Ocak 2000 tarihinde yapıldığının kanıtlanmadığını  
belirtmilerdir.  
Bavuran Hükümetin görülerine itiraz etmive bavurusunu Mahkemeye 28 Ocak 2000  
tarihli mektupla, öngörülen süre içinde yaptığını iddia etmitir.  
Elindeki belgelere dayanarak Mahkeme bavuranın bavurusunu, somut davaya neden  
olan olaylar ve ikâyetlerini belirttiği 28 Ocak 2000 tarihli mektupla yapmıolduğunu  
kaydeder. Bavuranın iç hukuktaki nihai kararı 18 Kasım 1999 tarihinde öğrenmiolması  
nedeniyle Mahkeme bavurunun altı aylık süre içinde yapılmıolduğunu gözlemler. Bu  
nedenle hükümetin altı ay kuralına uyulmadığı yönündeki itirazını reddeder.  
Ayrıca AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde bavurunun dayanaktan  
yoksun olmadığını kaydeden AĐHM, bavurunun baka açılardan bakıldığında da  
kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle bavuru kabuledilebilir  
niteliktedir.  
B. Esas  
Hükümet Devlet Güvenlik Mahkemelerinin devletin güvenliği ve bütünlüğüne karı  
tehditleri ele almak amacıyla yasayla kurulduğunu savunmutur. Somut davada bavuranın  
Erzurum Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsızlığı ile ilgili meru bir üphesi  
olabileceğini tespit için dayanak bulunmadığını ifade etmilerdir. Hükümet ayrıca Devlet  
Güvenlik Mahkemelerinin 2004 yılında kaldırılmasına değinmitir.  
Mahkeme somut davadakine benzer hususları ortaya çıkaran birçok dava incelemi,  
bunlarda AĐHS’nin 6/1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmitir (bkz. Özel – Türkiye, no.  
42739/98; Özdemir – Türkiye, no. 59659/00).  
Mahkeme somut davada farklı bir sonuca ulamak için neden görmemektedir. Buna göre  
AĐHS’nin 6/1. maddesi ihlal edilmitir.  
2
EVCĐMEN – TÜRKĐYE KARARI  
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI  
AĐHS’nin 41. maddesine göre:  
“Mahkeme ibu Sözleme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözlemeci  
Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete  
uygun surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”  
A. Tazminat  
Bavuran 379,320 Yeni Türk Lirası (YTL) (yaklaık 202,600 Euro) maddi, 150,000  
YTL (yaklaık 80,115 Euro) manevi tazminat talep etmitir.  
Hükümet, talep edilen miktarların aırı olduğunu iddia etmitir.  
Mahkeme, tespit edilen ihlal ile talep edilen maddi tazminat arasında illiyet bağı  
kuramamaktadır; bu nedenle talebi reddeder. Ayrıca 6/1. maddenin ihlali tespitinin bavuran  
tarafından uğranmıtüm manevi zararlar için tek baına yeterli tatmin sağladığı görüündedir  
(bkz. Incal – Türkiye, Karar Raporları 1998-IV; Çıraklar – Türkiye, Raporlar 1998-VII).  
AĐHM, sözkonusu davada olduğu gibi, bir kiinin AĐHS’nin bağımsızlık ve tarafsızlık  
artlarını yerine getirmeyen bir mahkeme tarafından hüküm giymesi durumunda, istenirse  
yargılamanın yeniden yapılması veya davanın yeniden açılmasının, prensipte ihlalin  
düzeltilmesi için uygun bir yol olduğu görüündedir (bkz. Öcalan – Türkiye, no. 46221/99  
[BD]).  
B. Yargılama masraf ve giderleri  
Bavuran ayrıca ulusal mahkemeler ve AĐHM önündeki masraf ve giderler için 19,500  
Euro talep etmi, ancak talebini destekleyen herhangi bir makbuz ya da belge sunmamıtır.  
Hükümet bavuranın talebinin temelsiz olduğunu savunmutur.  
AĐHM’nin içtihadına göre bir bavuran, ancak masrafların gerçekten ve gerektiği için  
yapıldığı ve miktarın makul olduğu kanıtlanmıise bunları geri almaya hak kazanmaktadır.  
Sözkonusu davada elindeki bilgileri ve yukarıdaki ölçütleri göz önünde bulundurarak AĐHM  
bu balık altında tazminata hükmetmez.  
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. AĐHS’nin 6/1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3. Đhlal tespitinin bavuran tarafından uğranmıtüm manevi zararları tazmin için yeterli  
olduğuna;  
4. Adil tatmine ilikin diğer taleplerin reddine  
3
EVCĐMEN – TÜRKĐYE KARARI  
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıve AĐHM Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2 ve 3.  
paragrafları uyarınca 29 Kasım 2007 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmitir.  
Santiago QUESADA  
Kâtip  
Boštjan M. ZUPANČIČ  
Bakan  
4