COUNCIL  
AVRUPA  
OF EUROPE  
KONSEYİ  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
İKİNCİ DAİRE  
EKİN VE DİĞERLERİ/TÜRKİYE  
(Başvuru no. 67249/01)  
KARAR  
STRAZBURG  
29 Kasım 2005  
Sözkonusu karar AİHS’nin 44§2. maddesi uyarınca kesinlik kazanacaktır. Ancak, şekle ilişkin  
değişiklik yapılabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Ekin ve diğerleri/Türkiye Davası’nda,  
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Daire),  
Sn. J.-P. COSTA, Başkan,  
Sn. A.B. BAKA,  
Sn. R. TÜRMEN,  
Sn. K. JUNGWIERT,  
Sn. M. UGREKHELIDZE,  
Sn. A. MULARONI,  
Sn. E. FURA-SANDSTRÖM, yargıçlar,  
ve Bölüm Sekreteri Yardımcısı Sn. S. NAISMITH’in katılımı ile Avrupa İnsan Hakları  
Mahkemesi Heyeti olarak toplanmış,  
8 Kasım 2005 tarihinde yapılmış olan gizli görüşme sonucunda,  
yukarıda anılan tarihte benimsenmiş olan aşağıdaki karara varmıştır:  
USULİ İŞLEMLER  
1. Davanın nedeni, Türk vatandaşları Emine Ekin, Keziban Akkuş, Meryem Güçlü,  
Mustafa Eken, Rukiye Vural ve Mehmet Tekin’in (“başvuran”), 15 Kasım 2000 tarihinde,  
İnsan Haklarını ve Temel Özgürlüklerini Korumaya Dair Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34.  
maddesi uyarınca, Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yaptığı başvurudur  
(başvuru no. 67249/01).  
2. Başvuranları, görevini Mersin’de ifa etmekte olan avukat Mahmut Akdoğan temsil  
etmiştir. Türk Hükümeti (“Hükümet”), AİHM huzurundaki davalar için bir Ajan tayin  
etmemiştir.  
3. 15 Kasım 2004 tarihinde AİHM, başvuruyu AİHM’ye bildirmeye karar vermiştir.  
AİHS’nin 29 § 3. maddesinin koşulları uyarınca, başvurunun esaslarını, kabuledilebilirliği ile  
birlikte incelemeye karar vermiştir.  
OLAYLAR  
I. DAVA OLAYLARI  
4. Başvuranlar, Mersin’de yaşamaktadır.  
5. 9 Şubat 1993 tarihinde Devlet Karayolları Genel Müdürlüğü, bir otoyol inşa etmek  
için Mersin’de başvuranlara ait iki parsel arsayı kamulaştırmıştır. Bilirkişi komitesi,  
sözkonusu toprağın değerini tayin etmiş ve ilgili miktar, kamulaştırmanın gerçekleştiği tarihte  
başvurana ödenmiştir.  
6. Başvuranın, tazminatın artırılması talebini müteakip, 10 Kasım 1993 tarihinde,  
Mersin Asliye Hukuk Mahkemesi başvurana, tapu senetlerinin havale edildiği 9 Şubat 1993  
tarihinden başlamak üzere kanuni oran üzerinden uygulanacak faizi de kapsayan 443,710,000  
Türk Lirası (TRL) ek tazminat ödenmesine karar vermiştir.  
7. 26 Ekim 1998 tarihinde Yargıtay, Mersin Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararını  
onamıştır.  
8. 17 Mayıs 2000 tarihinde Devlet Karayolları Genel Müdürlüğü, başvuranlara faizi de  
kapsayan 1,768,440,000 Türk Lirası (yaklaşık 3,175 Euro) tazminat ödemiştir.  
II. İLGİLİ İÇ HUKUK VE UYGULAMASI  
9. İlgili iç hukuk ve uygulaması, Akkuş/Türkiye kararında (9 Temmuz 1997 tarihli  
karar, Hüküm ve Karar Raporları 1997-IV) açıklanmaktadır.  
HUKUK  
I. 1 NO.LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI  
10. Başvuranlar, Mahkeme işlemlerinden beş yıl yedi aydan fazla bir süre geçmesi  
ardından yetkili makamlardan aldıkları kamulaştırma karşılığı ek tazminatın, ödenebilecek  
gecikme faizinin, Türkiye’deki yüksek enflasyon oranı ile orantılı olmaması nedeniyle,  
değerinden kaybettiği hususunda şikayette bulunmuştur. Şikayetlerini, ilgili kısmı aşağıda  
kaydedilen, 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesine dayandırmışlardır:  
“Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır.  
Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel  
ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.”  
A. Kabuledilebilirlik  
11. Hükümet, AİHS’nin 35 § 1. maddesi bağlamındaki altı aylık zaman limitine  
uyulmaması nedeniyle, AİHM’nin başvuruyu reddetmesini talep etmiştir. Sözkonusu madde  
hususunda, zaman 26 Ekim 1998 tarihinden itibaren ilerlemeye başlamıştır. Ancak  
başvuranlar, 15 Kasım 2000 tarihine dek AİHM’ye başvurularını sunmamışlardır ve bu tarih,  
son yerel karardan iki yıl sonradır.  
12. AİHM, sunulan şikayetin, yalnızca yetkili makamların ek tazminatı ödeme  
hususunda geciktiklerine ve bunun sonucunda, başvuranların yaşadıkları sıkıntıya dair  
olduğunu belirtir.  
13. Ödeme yetkili makamlarca nihayet 17 Mayıs 2000 tarihinde yapılmıştır.  
Başvurularını, 15 Kasım 2000 tarihinde AİHM’ye sunan başvuranlar, AİHS’nin 35 § 1.  
maddesince öngörülen gereğe uymuştur. Bu nedenle, Hükümet’in ilk itirazı reddedilmelidir.  
14. AİHM, içtihadında oluşturduğu ilkeler (bkz., diğer içtihatlar yanında, Akkuş) ve  
huzurunda sunulan tüm deliller ışığında, başvurunun esasları üzerine bir inceleme gerektirdiği  
ve kabuledilemez olduğu sonucuna varmak için gerekçe olmadığı kanısına varmıştır.  
B. Esaslar  
15. AİHM, sözkonusu davada açığa çıkan konuların ortaya konduğu birçok davada 1  
No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edilmiş olduğu sonucuna varmıştır (bkz. Akkuş, sayfa  
1317, § 31).  
16. Hükümet tarafından sunulan delilleri ve iddiaları değerlendiren AİHM, önceki  
davalarda varmış olduğu sonuçlardan farklı bir sonuca varmak için gerekçe görmemektedir.  
Yerel Mahkemelerin ödenmesine karar vermesi gereken tazminatın ödenmesindeki  
gecikmenin, kamulaştırmadan sorumlu makamlara atfedilebileceğini ve kamulaştırılan toprak  
yanında mülk sahiplerinin ayrıca kaybına neden olduğunu tespit etmiştir. Sözkonusu gecikme  
ve bütün olarak işlemlerin uzunluğu sonucu AİHM başvuranların, kamu yararı talepleri ve  
mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkının korunması arasındaki  
adil dengeyi sarsan kişisel ve aşırı bir yük altına girmiş oldukları sonucuna varmıştır.  
17. Sonuç olarak, 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.  
II. AİHS’NİN 6 § 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI  
18. Başvuran ayrıca, AİHS’nin 6 § 1. maddesine dayanarak, Mahkeme işlemlerinin  
makul olmayan derecede uzun olduğu hususunda şikayette bulunmuştur.  
A. Kabuledilebilirlik  
19. Başvuru AİHM’ye, iç hukukta nihai kararın verilmesinden altı aydan fazla bir  
süre geçtikten sonra yapıldığı halde Yargıtay, ilk derece Mahkemesi’nin 26 Ekim 1998 tarihli  
kararını onamış olduğu için Hükümet, AİHM’den sözkonusu şikayetin kabuledilemez  
olduğuna karar vermesini talep etmiştir.  
20. AİHM, dava işlemlerinin uzunluklarına ilişkin davalarda, herhangi bir Mahkeme  
tarafından verilen bir kararın uygulanmasının, 6. madde bağlamındaki “yargılama”nın  
ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilmesi gerektiğine ilişkin ilkeyi kabul etmiş olduğunu  
yineler (bkz. Di Pede/İtalya, 26 Eylül 1996 tarihli karar, Raporlar 1996-IV, sayfa 1383-1384,  
§ 20-24, ve Zappia/İtalya, 26 Eylül 1996 tarihli karar, Raporlar 1996-IV, sayfa 1410-1411,  
§§ 16-20).  
21. AİHM, yerel Mahkemelerin ödenmesine karar verdiği ek tazminatın, 17 Mayıs  
2000 tarihinde başvuranlara ödenmiş olduğunu gözlemler. Bu nedenle, 6. madde bağlamında  
verilen “kararın” yukarıda anılan tarihte sona ermiş olduğu kanısındadır. AİHM başvurunun,  
ödemeden itibaren altı ay içerisinde 15 Kasım 2000 tarihinde yapılmış olduğunu belirtir.  
22. Yukarıda kaydedilenler ışığında AİHM, Hükümet’in ilk itirazını reddeder.  
23. AİHM, sözkonusu şikayetin AİHS’nin 35 § 3. maddesi bağlamında temelden  
yoksun olmadığını belirtir. Ayrıca, kabuledilemez olduğuna karar vermek için gerekçe  
olmadığını belirtir.  
B. Esaslar  
24. 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi bağlamında varmış olduğu sonuçlar ışığında  
AİHM, davanın ayrıca 6 § 1. madde uyarınca incelenmesinin gerekli olmadığı kanısındadır.  
III. AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI  
25. AİHS’nin 41. maddesi aşağıda kaydedilmiştir:  
“Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollarının ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek  
Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde,  
hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”  
A. Maddi ve Manevi Zarar  
26. Başvuranlar, maddi zarar için, toplam 11,498 Amerikan Doları (yaklaşık 9,289  
Euro) tazminat talep etmiştir. Ayrıca, manevi zarar için toplam 5,000 (yaklaşık 4,043 Euro)  
tazminat talep etmiştir.  
27. Hükümet, taleplerine itiraz etmiştir.  
28. Akkuş kararında kullanmış olduğu hesaplama metodunu kullanan (sayfa 1311, §§  
35-36 ve 39) ve ilgili ekonomik veriyi gözönünde bulunduran AİHM, başvuranlara maddi  
zarar için 1,210 Euro tazminat ödenmesine karar vermiştir. Ancak, 1 No.lu Protokol’ün 1.  
maddesinin ihlal edilmiş olduğu bulgusunun kendi başına, başvuranların maruz bırakıldığı  
manevi zarar için tazmin oluşturduğu kanısındadır.  
29. Başvuranlar ayrıca, yerel Mahkemeler huzurunda tahakkuk eden masraf ve  
harcamalar için 475.56 Dolar (yaklaşık 384 Euro) ve AİHM huzurunda tahakkuk eden masraf  
ve harcamalar için 42 Dolar (yaklaşık 35 Euro) tazminat talep etmiştir.  
30. Hükümet, sözkonusu taleplere itiraz etmiştir.  
31. AİHM içtihadına göre, başvuran ancak, gerekli oldukları için tahakkuk ettikleri ve  
meblağlarının makul olduğuna dair AİHM’nin ikna edilmesi durumunda Mahkeme masrafları  
için tazminat alma hakkına sahip olur. Sözkonusu davada, sahip olduğu bilgiler. ve yukarıda  
kaydedilen kriterleri gözönünde bulunduran AİHM, yerel yargılama işlemleri sırasında  
tahakkuk eden masraf ve harcamalar için tazminat alma talebini reddeder ve AİHM  
huzurunda tahakkuk eden masraf ve harcamalar için toplam 35 Euro ödenmesinin makul  
olduğu kanısına varır.  
C. Gecikme Faizi  
32. AİHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın uyguladığı faiz oranına  
üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın benimsenmesinin uygun olduğu kanısındadır.  
YUKARIDAKİ GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM  
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna,  
2. AİHS’nin 1 No.lu Protokol’ünün 1. maddesinin ihlal edilmiş olduğuna,  
3. Şikayetin, AİHS’nin 6 § 1. maddesi uyarınca ayrıca incelenmesinin gerekli olmadığına,  
4. İhlal tespitinin, kendi başına, başvuranların maruz kalmış olduğu manevi zarar için adil  
tazmin teşkil ettiğine,  
5. (a) Sorumlu Devlet’in, başvurana, AİHS’nin 44 § 2. maddesi uyarınca kararın kesinleştiği  
tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme gününde geçerli olan kur üzerinden Yeni Türk Lirası’na  
çevrilmek üzere aşağıda kaydedilen miktarları ödemesine;  
(i)  
maddi zarar için 1,210 Euro (bin iki yüz on Euro),  
(ii)  
Mahkeme masrafları için 35 Euro (otuz beş Euro),  
(iii) yukarıda kaydedilen miktarlara uygulanabilecek her tür vergi,  
(b) yukarıda anılan üç aylık sürenin aşılmasından ödeme gününe kadar geçen süre için  
Avrupa Merkez Bankası’nın uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde  
edilecek oranda basit faizin yukarıda kaydedilen miktarlara gecikme faizi olarak  
uygulanmasına karar vermiş;  
6. Başvuranların adil tazmin taleplerinin kalan kısmını reddetmiştir.  
İşbu karar, İngilizce olarak hazırlanmış ve Mahkeme İç Tüzüğü’nün 77 § 2. ve 3.  
maddeleri uyarınca 29 Kasım 2005 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.  
S. NAISMITH  
J.-P. COSTA  
Sekreter Yardımcısı  
Başkan