Ankara Đdare Mahkemesi yukarıdaki karara atıfta bulunarak, 19 Aralık 2003 tarihinde
görevsizlik kararı vermiꢀtir. Bunun üzerine AYĐM davanın esasını incelemeye devam
etmiꢀtir. 3 Mayıs 2004 tarihinde baꢀvuranın, oluꢀtuğu iddia edilen maddi ve manevi zararına
iliꢀkin bir bilirkiꢀi raporu Ankara Đdare Mahkemesi’ne sunulmuꢀtur. Baꢀvuran bilirkiꢀi
raporunda ifade edilen meblağlara itiraz etmiꢀtir.
AYĐM, 16 Haziran 2004 tarihinde baꢀvurana yasal faiz oranıyla beraber tazminat
ödenmesine karar vermiꢀtir. Karar baꢀvurana 27 Temmuz 2004 tarihinde tebliğ edilmiꢀtir.
Baꢀvuran düzeltme talebinde bulunmamıꢀtır.
HUKUK
Baꢀvuran tazminat davasının süresinin AĐHS’nin 6/1 maddesinde öngörülen “makul süre”
koꢀuluyla örtüꢀmediğinden ꢀikayetçi olmuꢀtur. Hükümet bu sava itiraz etmiꢀ, baꢀvuranın 27
Mart 2002 tarihli görevsizlik kararına itiraz etmesi gerektiğini, bu itirazın sözkonusu süreci
kısaltacağını ileri sürmüꢀtür. Benzer biçimde, baꢀvuran 16 Haziran 2004 tarihli karara da
itiraz etmemiꢀ, böylelikle iç hukuk yollarını tüketmemiꢀtir.
AĐHM, ꢀu anda Türk yasalarında davanın haddinden uzun sürmesine iliꢀkin ꢀikayetle ilgili
baꢀvurulacak hukuk yolu bulunmadığını gözlemler (bkz. Tamar – Türkiye, 15614/029). Bu
nedenle, mevcut davada verilen son ulusal karar olan 16 Haziran 2004 tarihli karara yapılacak
bir itiraz, baꢀvuranın AĐHM’ye sunduğu, davanın süresine iliꢀkin ꢀikayetine çözüm teꢀkil
edemez.
AĐHM ꢀikayetin AĐHS’nin 35/3 maddesi çerçevesinde dayanaktan yoksun olmadığını
kaydeder. Ayrıca AĐHM, baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle ꢀikayet kabuledilebilir niteliktedir.
Göz önünde bulundurulacak süre 19 Ekim 1999 tarihinde baꢀlamıꢀ,16 Haziran 2004
tarihinde sona ermiꢀtir. Dava, hukuki ihtilaflardan ötürü, biri uyuꢀmazlık mahkemesi olmak
üzere üç farklı mahkeme önünde 4 yıl 8 ay sürmüꢀtür.
AĐHM, bir yargılama süresinin makul nitelikte olup olmadığının, davanın karmaꢀıklığı,
baꢀvuranın ve yetkili makamların tutumu ile davanın ilgililer açısından arz ettiği öneme
bakılarak belirlenmesi gerektiğini yineler (diğerlerinin yanı sıra bkz. Frydlender – Fransa
[BD], 30979/96).
Hükümet’in, baꢀvuranın 27 Mart 2002 tarihli görevsizlik kararına itiraz etmesi gerektiğine
ve bu itirazın sözkonusu süreci kısaltacağına iliꢀkin görüꢀüyle ilgili olarak AĐHM, bunun
farazi bir yaklaꢀım olduğunu kaydeder. Bu karara itiraz etmek, meselenin sonuçta uyuꢀmazlık
mahkemesi tarafından çözüldüğü düꢀünüldüğünde, davayı daha da uzatacaktı. Baꢀvuran
yalnızca görevsizlik kararına riayet etmiꢀ, ꢀikayetini AYĐM’in yönlendirdiği üzere idare
mahkemelerine taꢀımıꢀtır.
AĐHM, baꢀvuranın tazminat davasını 19 Ekim 1999 tarihinde açtığını gözlemler. Öte
yandan, usule iliꢀkin belirli hukuki koꢀulları yerine getirmediği için, ꢀikayetini 4 ꢁubat ve 1
Haziran 2000 tarihlerinde yinelemek durumunda kalmıꢀtır. Böylelikle, AĐHM, baꢀvuranın bu
süre içinde titizlik göstermediği kanısındadır. Dolayısıyla 19 Ekim 1999 ile 1 Haziran 2000
tarihleri arasında sürenin, sözkonusu gecikmenin değerlendirilmesinde, makamlara
atfedilemeyeceği kanısındadır.
2