ENGĐN – TÜRKĐYE KARARI
HUKUK
I. AĐHS’nin 5/3 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
Baꢀvuran, AĐHS'nin 5/3 maddesine dayanarak hakkında yürütülen yargılama süresinin
haddinden fazla olduğunu öne sürmüꢀtür.
Hükümet baꢀvuranın görüꢀüne karꢀı çıkmıꢀ ve baꢀvurunun AĐHS'nin 35/1 maddesi
uyarınca iç hukuk yollarının tüketilmemiꢀ olması nedeniyle reddedilmesini talep etmiꢀtir.
Hükümet bu bağlamda, baꢀvuranın tutukluluk halinin devamına itiraz etmediğini
savunmuꢀtur.
Baꢀvuran, etkisiz olduğunu düꢀündüğü için sözkonusu yola baꢀvurmadığını ifade
etmiꢀtir.
AĐHM ayrıca daha önce benzer davalarda Hükümetin sözkonusu itirazını inceleyip
reddettiğini kaydeder (bkz. özellikle Koꢀti vd. – Türkiye, no. 74321/01; Mehmet ꢁah Çelik –
Türkiye, no. 48545/99; Tamamboğa ve Gül – Türkiye, no. 1636/02). AĐHM sözkonusu davada
bu içtihadından ayrılmasını gerektirecek özel koꢀullar tespit etmemiꢀtir. Dolayısıyla
Hükümetin itirazını reddeder.
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢀvurunun açıkça dayanaktan
yoksun olmadığını kaydeden AĐHM, baꢀvurunun baꢀka açılardan bakıldığında da
kabuledilemezlik unsuru taꢀımadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir
niteliktedir.
Baꢀvurunun esasına iliꢀkin olarak Hükümet, özellikle baꢀvuranın kaçma ve baꢀka suçlar
iꢀleme tehlikesi göz önüne alındığında baꢀvuranın tutuklu yargılanma süresinin makul
olduğunu savunmuꢀtur.
Baꢀvuran iddialarında ısrarcı olmuꢀtur.
AĐHM, sözkonusu davada üç tutukluluk dönemi bulunduğunu gözlemler. Birinci dönem
baꢀvuranın gözaltına alındığı 7 Mayıs 1997 tarihinde baꢀlayıp Đstanbul DGM’nin 27 Eylül
2001 tarihli mahkûmiyet kararıyla sona ermiꢀtir. Sözkonusu tarihten Yargıtay’ın 14 Mayıs
2002 tarihli bozma kararına kadar olan süreyi baꢀvuran, AĐHS’nin 5/1 (a) maddesi
bağlamında “yetkili bir mahkemece mahkûm edildikten sonra” hükümlü olarak geçirmiꢀtir.
Buna göre birinci dönem yaklaꢀık 4 yıl 5 ay sürmüꢀtür. Đkinci dönem Yargıtay’ın ilk derece
mahkemesi kararını bozduğu 14 Mayıs 2002 tarihinde baꢀlayıp Đstanbul DGM’nin baꢀvuranı
ikinci kez mahkûm ettiği 25 Aralık 2003 tarihinde sona ermiꢀtir. Buna göre ikinci dönem
yaklaꢀık 1 yıl 7 ay sürmüꢀtür. Üçüncü tutukluluk dönemi Yargıtay’ın ilk derece mahkemesi
kararını tekrar bozduğu 5 Temmuz 2004 tarihinde baꢀlamıꢀ olup, dava dosyasındaki bilgilere
göre baꢀvuran halen tutuklu durumdadır. Buna göre üçüncü dönem hâlihazırda 5 yıl 2 aydan
fazla sürmüꢀtür. Dolayısıyla baꢀvuranın toplam tutukluluk süresi 11 yıl 2 ayı geçmiꢀtir.
AĐHM, somut baꢀvurudakine benzer sorunlar ortaya çıkaran davalarda sıklıkla
AĐHS’nin 5/3 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiꢀtir (bkz. Tutar – Türkiye, no. 11798/03;
Solmaz – Türkiye, no. 27561/02).
2