Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesi 2 Aralık 2003 tarihinde baꢀvuran hakkında açılan
davanın zamanaꢀımına uğraması nedeniyle düꢀürülmesine karar vermiꢀtir.
HUKUK
I. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
Baꢀvuran hakkındaki ceza yargılamasının uzunluğunun, AĐHS’nin 6/1 maddesinde
öngörülen “makul süre” kuralıyla uyuꢀmadığından ꢀikayetçi olmuꢀtur.
Hükümet bu sava itiraz etmiꢀtir.
Göz önünde bulundurulacak süre 10 Ekim 1990 tarihinde baꢀlamıꢀ, 2 Aralık 2003
tarihinde sona ermiꢀtir. Dolayısıyla dava, askeri ve umumi ilk derece mahkemeleri de dahil
olmak üzere, iki yargı aꢀamasında yaklaꢀık olarak on üç yıl iki ay sürmüꢀtür.
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. fıkrası çerçevesinde baꢀvurunun dayanaktan yoksun
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka bir gerekçe altında da kabuledilemezlik unsuru
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.
Hükümet, esasa iliꢀkin olarak, bilhassa davanın karmaꢀıklığı, dinlenen tanıkların sayısı ve
baꢀvuranın itham edildiği çok sayıda suç göz önünde bulundurulduğunda, davanın makul
ölçütlerin dıꢀına çıkacak kadar uzun sürdüğü biçiminde değerlendirilemeyeceğini belirtmiꢀtir.
AĐHM, mevcut davadakine benzer konuları incelediği davalarda, sıklıkla AĐHS’nin 6/1
maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiꢀtir (bkz. Frydlender - Fransa, [BD], 30979/96;
Szilvássy – Macaristan, 17623/04). AĐHM mevcut davada, özellikle, Yargıtay’ın ilk derece
mahkemesinin kararını dört kez bozduğunu kaydeder. Kararların sürekli bozulup, yeniden
incelenmek üzere alt mahkemeye iade edilmesinin genellikle alt mahkemelerin iꢀlediği
hataların sonucu olduğunu, bunun da bir dizi kovuꢀturma içinde hukuk sisteminin
iꢀleyiꢀindeki eksiklikleri ortaya koyduğunu yineler (bkz. Wierciszewska – Polonya, 41431/98;
Falimonov – Rusya, 11549/02).
AĐHM, kendisine sunulan tüm bilgi ve belgeler ıꢀığında, Hükümet’in, davada farklı bir
sonuca ulaꢀmasını sağlayacak hiçbir delil ya da görüꢀ ortaya koymadığı kanısındadır. Konuya
iliꢀkin içtihadını göz önünde tutarak, yargı sürecinin haddinden uzun olduğu ve “makul süre”
koꢀuluyla örtüꢀmediği sonucuna varır.
Buna göre AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI
A. Tazminat ve yargılama giderleri
Baꢀvuran, cezai dava sırasında meydana gelen maaꢀ kesintileri ve silahlı kuvvetlerden
ihracının ardından mahrum kaldığı emeklilik hakları için 686.306.35 Türk Lirası maddi
tazminat talep etmiꢀtir. Ayrıca 50.000 Euro manevi tazminat, ulusal mahkemelerde meydana
gelen yargılama giderleri için ise 6000 Euro talep etmiꢀtir.
Hükümet bu taleplere temelsiz ve haddinden yüksek oldukları gerekçesiyle itiraz etmiꢀtir.
2