COUNCIL  
AVRUPA  
OF EUROPE  
KONSEYİ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
DÖRDÜNCÜ DAĐRE  
ERÇIKDI VE DĐĞERLERĐ - TÜRKĐYE  
(Bavuru no. 52782/99)  
KARAR  
STRAZBURG  
11 Nisan 2006  
Bu karar AĐHS’nin 44 § 2 maddesinde belirtilen artlarda kesinlik kazanacaktır. Ancak,  
üzerinde ekle ilikin değiiklik yapılabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Dava, Mustafa Erçıkdı, Gülen Çamoğlu, Ali Kazan, Bülent Çamoğlu ve Mehmet  
Kaya (“bavuranlar”) isimli beTürk vatandaının, 30 Temmuz 1999 tarihinde, Đnsan Hakları  
ve Temel Hürriyetlerin Korunması Sözlemesi’nin (“Sözleme”) 34. maddesine dayanarak  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine AĐHM’ye yaptığı bavurudan (no. 52782/99)  
kaynaklanmaktadır.  
OLAYLAR  
I.DAVA OLAYLARI  
Bavuranlar, sırasıyla 1959, 1965, 1972, 1959 ve 1972 doğumludur ve Aydın’da  
ikamet etmektedir. Bavuranlar, olayların meydana geldiği tarihte Emeğin Partisi’nin Nazilli  
ilçe yöneticileri idi. 31 Temmuz 1997 tarihinde, Đzmir Sulh Ceza Mahkemesi, bir broüre el  
konulması talimatını vermitir. 1 Eylül 1997 tarihinde, bu broür, Emeğin Partisi’nin Nazilli  
Đlçe Merkezi tarafından dağıtılmıtır. 1 Ekim 1997 tarihinde, Đzmir Devlet Güvenlik  
Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, bavuranları, ırk ve bölge ayrımı yapmak suretiyle kin ve  
manlığa tevikle suçlayan bir iddianame hazırlamıve Türk Ceza Kanunu’nun 312 §§ 2.  
ve 3. maddeleri uyarınca yargılanarak mahkûm edilmelerini talep etmitir. 17 Mart 1998  
tarihinde, Đzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi, bavuranları mahkûm etmitir. Bülent  
Çamoğlu, bir yıl dokuz ay on altı gün hapis ve 1.576.566 TL para cezasına mahkûm  
edilmitir. Diğer bavuranlar, bir yıl sekiz ay hapis ve 1.433.333 TL para cezasına  
çarptırılmılardır. Gülen Çamoğlu ve Ali Kazan’ın cezaları, sabıka kayıtları olmadığından  
ertelenmitir. 6 Nisan 1999 tarihinde, Yargıtay, birinci derece mahkemesinin kararını  
onamıtır.  
HUKUK  
I.AĐHS’NĐN 6. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
Bavuranlar, kendilerini yargılayarak mahkûm eden Đzmir Devlet Güvenlik  
Mahkemesi heyetinde askeri yargıç bulunduğundan bağımsız ve tarafsız bir mahkeme  
tarafından yargılanmadıklarını ileri sürerek ikâyetçi olmutur. Ayrıca, Yargıtay Cumhuriyet  
Basavcısı’nın yazılı görüünün kendilerine tebliğ edilmediğini, dolayısıyla bunun,  
kendilerinin karı argümanlar ortaya koymalarına imkan vermediğini öne sürmülerdir.  
AĐHS’nin 6. maddesine atıfta bulunmulardır, bu maddenin ilgili bölümlerine göre:  
“Herkes, … cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan,  
yasayla kurulmubağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının …, hakkaniyete  
uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir.”  
A.Kabuledilebilirlik  
Hükümet, AĐHS’nin 35. maddesi çerçevesinde, bavuranların Đzmir Devlet Güvenlik  
Mahkemesi’nin bağımsızlığı ve tarafsızlığına ilikin ikâyetlerinin iç hukuk yollarının  
tüketilmemesinden ve altı ay kuralına uyulmamasından dolayı reddedilmesi gerektiğini  
belirtmitir. Bu bağlamda, bavuranların bu ikâyetlerini yerel mahkemelere götürmediklerini  
ifade etmitir. Ayrıca, bavuranların bavurularını AĐHM’ye Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin  
kararını verdiği tarihten itibaren altı ay içinde yapmıolmaları gerektiğini belirtmitir.  
2
AĐHM, Hükümet’in benzer ön itirazlarını halihazırda inceleyerek reddettiğini tekrarlar  
(bkz. Vural – Türkiye, no. 56007/00, § 22, 21 Aralık 2004, Çolak – Türkiye (no. 1), no.  
52898(99, §§ 24-27, 15 Temmuz 2004, ve Özdemir – Türkiye, no. 59659/00, § 26, 6 ubat  
2003). AĐHM bu davada, yukarıda anılan davalardaki tespitlerinden sapmayı gerektirecek  
hiçbir özel durum görmemektedir. Yukarıda anlatılanlar bağlamında, AĐHM, Hükümet’in bu  
balık altındaki ön itirazını reddeder.  
Yerleik içtihadı ıığında (diğerlerinin yanı sıra, bkz. Çıraklar – Türkiye, 28 Ekim  
1998 tarihli karar, Reports of Judgments and Decisions 1998-VII) ve kendisine sunulan  
belgeleri dikkate alarak, AĐHM, bavuranların ikâyetlerinin, belirlenmesi, esasların  
incelenmesine bağlı olan, AĐHS kapsamında karmaık hukuki ve olgusal hususlar ortaya  
koyduğu kanısındadır. Dolayısıyla, AĐHM, AĐHS’nin 35. maddesi kapsamında bavurunun bu  
kısmının temelsiz olmadığı sonucuna varmıtır. Kabuledilmez olduğunun ilanı için baka  
hiçbir sebep belirlenmemitir.  
B.Esaslar  
I.Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin Bağımsızlığı ve Tarafsızlığı  
AĐHM, bu davadakine benzer konular ortaya koyan pek çok dava incelemive  
AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmitir (bkz. Özel, §§ 33-34 ve Özdemir,  
§§ 35-36).  
Bu davayla ilgili olarak, AĐHM, Hükümet’in farklı bir sonuca varılmasına sebep  
olacak herhangi bir kanıt ya da argüman sunmadığı kanısındadır. “Milli güvenlik”le ilgili  
suçlara ilikin olarak Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılanan bavuranların, bünyesinde  
askeri hakim bulunan bir heyet tarafından yargılanmaya ilikin olarak endieli olmuꢀ  
olmalarının anlaılabilir olduğu kanısındadır. Bu bağlamda, Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin,  
davanın niteliğiyle ilgili olmayan mülahazalardan gereksiz bir biçimde etkilenmiꢀ  
olabileceğinden endie etmiolabilirlerdi. Sonuç olarak, bavuranların mahkemenin  
bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile ilgili üpheleri objektif olarak haklı görülebilir (bkz. Đncal –  
Türkiye, 9 Haziran 1998 kararı, Reports 1998-IV, s. 1568, § 72, in fine).  
Sonuç olarak, AĐHM, bavuranları yargılayıp mahkûm eden Devlet Güvenlik  
Mahkemesi’nin, AĐHS’nin 6 § 1. maddesi bağlamında bağımsız ve tarafsız bir mahkeme  
olmadığı kanısındadır. Buna göre, sözkonusu madde ihlal edilmitir.  
2.Yargılamanın adilliği  
Bavuranların bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından yargılanma hakkının ihlal  
edilmesine ilikin tespitini dikkate alarak, AĐHM, yerel mahkemelerdeki yargılamanın  
adilliğine ilikin AĐHS’nin 6. maddesi kapsamında yapılan diğer ikâyetleri incelemenin  
gerekli olmadığı kanındadır (bkz. diğerlerinin yanı sıra, yukarıda anılan Đncal, § 74 ve Ükünç  
ve Güne– Türkiye, no. 42775/98, § 26, 18 Aralık 2003).  
II.AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI  
AĐHS’nin 41. maddesine göre:  
3
“Mahkeme ibu Sözleme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek  
Sözlemeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği  
takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”  
A.Tazminat  
Mustafa Erçıkdı, Bülent Çamoğlu ve Mehmet Kaya toplam 46.000 Euro maddi  
tazminat talep etmitir. Bavuranlar, toplam 25.000 Euro manevi tazminat talep etmilerdir.  
Hükümet, bavuranların taleplerine ilikin görübildirmemitir.  
Mustafa Erçıkdı, Bülent Çamoğlu ve Mehmet Kaya’nın maruz kaldığı iddia edilen  
maddi zarara ilikin olarak, AĐHM, bavuranların iddialarını destekleyici herhangi bir belge  
veya makbuz ortaya koymadıklarını not eder. Dolayısıyla, AĐHM, bu talebi reddeder.  
AĐHM, 6. maddenin ihlal edildiği tespitinin, bu bağlamda bavuranların maruz kaldığı  
manevi zarar için tek baına yeterli tazmin tekil ettiği kanısındadır (bkz. yukarıda anılan  
Đncal, s. 1575, § 82 ve yukarıda anılan Çıraklar, § 45).  
B. Mahkeme masrafları  
Bavuranlar, AĐHM’deki masraflar için 3.000 Euro talep etmitir. Taleplerini  
desteklemek için herhangi bir makbuz veya belge sunmamılardır.  
Hükümet herhangi bir görübildirmemitir.  
AĐHM içtihadına göre, bir bavuran, gerçekten ve gerektiği için yapıldığı ve miktar  
açısından makul olduğu ortaya konduğu sürece masrafların ödenmesine hak kazanır. Bu  
davada, elindeki bilgi ve yukarıdaki ölçütleri dikkate alarak, AĐHM, AĐHM’deki yargılama  
masrafları için 1.000 Euro ödenmesine karar vermitir.  
C.Gecikme faizi  
AĐHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere  
uygulağı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar  
vermitir.  
YUKARIDAKĐ GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE  
1.Bavurunun kabuledilebilir olduğuna,  
2.Đzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsızlığı ve tarafsızlığına ilikin ikayetle ilgili  
olarak AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğine,  
3.Bavuranın, AĐHS’nin 6. maddesi kapsamındaki diğer ikayetini incelemenin gerekli  
olmadığına,  
4.Bir ihlal tespitinin, bavuranların maruz kaldığı her türlü manevi zarar için tek baına adil  
tazmin tekil ettiğine,  
4
5.(a)Sorumlu Devlet’in bavuranlara AĐHS’nin 44 § 2. maddesi uyarınca kararın kesinletiği  
tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihinde geçerli olan kur üzerinden yeni Türk Lirası’na  
çevrilerek mahkeme masrafları için 1.000 (bin Euro) ve uygulanabilecek her türlü vergiyi  
ödemesine,  
(b) yukarıda anılan üç aylık sürenin aılmasından ödeme gününe kadar geçen süre için Avrupa  
Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle  
elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;  
4. Bavuranın adil tazmin talebinin kalan kısmının reddine  
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đngilizce hazırlanmı, Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 77 §§ 2. ve 3. maddeleri uyarınca 11  
Nisan 2006 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmitir.  
Michael O’BOYLE  
Nicolas BRATZA  
Yazı Đꢀleri Müdürü  
Bakan  
5