AİHM, dosyayı incelediğinde, başvuranın avukatı aracılığı ile kurum personeli arasında
adaletsiz muamele yapıldığı kapsamındaki şikayetini en azından esas bakımından Danıştay
Genel Kurulu’nda sunduğu kanaatindedir.
Yargılama süresinin uzun olması kapsamında yapılan şikayete ilişkin olarak Savunmacı
Hükümet’in başvuranın etkili iç hukuk yoluna sahip olduğunu ortaya koymaması nedeniyle
AİHM, cezai yargılama süresi kapsamında yapılan şikayetlere ilişkin olarak Hükümet
tarafından yapılan benzer itirazları daha önce reddettiğini hatırlatmaktadır (Tendik ve
Diğerleri-Türkiye, başvuru no: 23188/02, 22 Aralık 2005). Mevcut davada Hükümet
tarafından sunulan görüşler, bu içtihattan faklı bir sonuca ulaşma imkanı sunmamaktadır.
Dolayısıyla AİHM, Hükümet’in sözkonusu itirazını reddetmektedir.
Başvuran, AİHS ve eki Protokollerinde açıkça güvence altında alınmayan bir hak olan adaletli
ücret hakkını ileri sürmekte ve Kurum personelinin öğrenim düzeyine dayanarak yapılan
farklı muameleden şikayetçi olmaktadır. Sözkonusu şikayetin AİHS’nin 14. maddesi
kapsamında incelenebileceği farz edilse dahi, sözkonusu hükmün bağımsız mevcut
olamayacağını ve AİHS ve Protokolleri tarafından güvence altına alınan haklar ve
özgürlüklerden faydalanma kapsamında belirtilebileceğini saptamak gerekmektedir (Johnston
ve diğerleri- İrlanda, 18 Aralık 1986). Ayrıca ihtilaf konusu fark ücretlilerin eğitim düzeyine
ilişkin olup sözkonusu hükümle yasaklanan hiçbir unsura dayanmamaktadır.
Başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olduğu ve AİHS’nin 35. maddesinin 3. ve
4. paragrafları uyarınca reddedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
AİHM, dava konusu olayların hukuki niteliğinin değerlendirilmesi konusunda tek yetkili
olarak başvuranlar veya hükümetler tarafından yapılan nitelendirmelere bağlı olmadığından
yargılama süresinin uzun olması kapsamında yapılan şikayetin AİHS’nin 6/1 maddesi
kapsamında incelenmesinin uygun olacağı kanaatindedir (Remzi Aydın-Türkiye, başvuru no:
30911/04, 20 Şubat 2007).
AİHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde başvurunun dayanaktan yoksun
olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca, başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle başvuru kabuledilebilir niteliktedir.
II. AİHS’NİN 6/1 MADDESİNİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuran, yargılama süresinin uzunluğundan şikayetçi olmaktadır. Bu bağlamda başvuran,
AİHS’nin 6/1 maddesine atıfta bulunmaktadır.
Hükümet, sözkonusu iddiaya karşı çıkmaktadır.
Dikkate alınacak dönem 23 Mayıs 1996 tarihinde başlamış ve 20 Kasım 2003 tarihinde sona
ermiştir. Sözkonusu dönem iki dereceli mahkemede yaklaşık yedi yıl altı ay sürmüştür.
AİHM, yargılama sürecinin makul yapısının dava koşullarını takiben ve mahkeme yerleşik
içtihatları, özellikle davanın karmaşıklığı, başvuranın ve yetkili mercilerin tutumu ve ilgililer
bakımından davanın önemi dikkate alınarak değerlendirildiğini hatırlatmaktadır (Bkz.
diğerleri arasından Frydlender-Fransa, başvuru no: 30979/96).
3