COUNCIL  
AVRUPA  
OF EUROPE  
KONSEYİ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
ERDEN – TÜRKĐYE  
(Bavuru no. 27719/02)  
KARAR  
STRAZBURG  
20 Kasım 2007  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2. maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir. ekli  
düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 27719/02 bavuru numaralı davanın nedeni T.C.  
vatandaı Ali Erden’in (“bavuran”) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 10 Nisan 2002  
tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesinin (“Sözleme”) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ  
olduğu bavurudur.  
Bavuran, Đzmir Barosu avukatlarından T. Aslan tarafından temsil edilmitir.  
OLAYLAR  
DAVANIN KOULLARI  
Bavuran 1950 doğumludur ve Antalya’da ikamet etmektedir.  
Dava olayları, taraflarca sunulduğu ekliyle aağıda olduğu gibi özetlenebilir.  
7 Ekim 1999 tarihinde, bavuran, terör faaliyetlerinde yer alma üphesiyle gözaltına  
alınmıtır. Aynı tarihte, Antalya Sulh Ceza Mahkemesi bavuranın tutukluluğuna karar  
vermitir.  
25 Kasım 1999 tarihinde düzenlenen bir durumada, Đzmir Devlet Güvenlik  
Mahkemesi bavuranın serbest kalması kararını vermitir.  
29 Haziran 2000 tarihinde tüm suçlamalardan beraat etmitir.  
10 Ağustos 2000 tarihinde, 466 sayılı Kanun uyarınca tazminat talebiyle Antalya Ağır  
Ceza Mahkemesi’ne bavurmutur. Söz konusu Kanun, diğer hususların yanı sıra, kanun dıı  
özgürğünden mahrum bırakılan kiilere veya kanuna uygun olarak yakalandıktan sonra  
mahkemeye sevk edilmeyen veya mahkemeye çıktıktan sonra beraat eden kiilere tazminat  
verilmesini öngörmektedir.  
Bavuran 6.050.000.000 Türk Lirası1 maddi ve manevi tazminat talebinde  
bulunmutur. Bu miktar, inaat içisi olarak kayıp maalarını, mahkeme ve avukat  
masraflarını ve manevi zararları kapsamıtır.  
13 Haziran 2002 tarihinde, mahkeme, bavurana miktarı belirli olmayan bir tazminat  
ödenmesi yönünde karar bildirmitir.  
Bavuran ve Hazine tarafından yapılan ayrı temyiz bavuruları üzerine, Yargıtay, söz  
konusu kararı 12 Mayıs 2003 tarihinde bozmuve daha kapsamlı bir inceleme için dosyayı  
Antalya Ağır Ceza Mahkemesi’ne göndermitir.  
Ağır Ceza Mahkemesi, bavuranın gördüğü zarara ilikin inceleme alanını genileterek  
kovuturmaya yeniden balamıtır. 23 Eylül 2003 tarihinde mahkeme ikinci bir karar vermiꢀ  
ve Yargıtay bu kararı 18 Ekim 2004 tarihinde bozmutur. Yargıtay, bir kez daha, mahkemeyi,  
bavuranın tazminata ehil olup olmadığına yönelik daha etraflı bir aratırma yürütmeye  
yönlendirmitir.  
1 Söz konusu zamanda yaklaık 10.420 Euro.  
1
18 ubat 2005 tarihinde, Ağır Ceza Mahkemesi, bavurana 781 Yeni Türk Lirası2  
ödenmesi yönündeki üçüncü kararını bildirmitir.  
Bavuran, Ağır Ceza Mahkemesi katipliği ile olan sözlü iletiimi vasıtasıyla,  
Yargıtay’ın 6 ubat 2006 tarihinde son verilen kararı bazı düzeltmelerle onamıolduğunu  
öğrenmitir.  
HUKUK  
I. AĐHS’NĐN 6/1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
Bavuran, dava süresinin AĐHS’nin 6/1. maddesinde ortaya konan “makul süre”  
artıyla uyumlu olmadığı yönünde ikayetçi olmutur. Söz konusu madde öyledir:  
“Herkes, gerek medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar ... konusunda karar verecek olan, ... bir  
mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde ... görülmesini istemek hakkına sahiptir.”  
Hükümet bu iddiaya karı çıkmıtır.  
Göz önüne alınacak süreç 10 Ağustos 2000 tarihinde balamıve 6 ubat 2006  
tarihinde sona ermitir. Dolayısıyla, bu süre, iki iade ile birlikte iki yargı aamasında yaklaık  
olarak beyıl altı ay sürmütür.  
A. Kabuledilebilirliğe Đlikin  
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde bavurunun dayanaktan yoksun  
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca, bavurunun baka açılardan bakıldığında da  
kabuledilmezlik unsuru taımadığını tespit etmitir. Bu nedenle bavuru kabuledilebilir  
niteliktedir.  
B. Esas  
AĐHM, dava süresinin makuliyetinin, davanın koulları ıığında ve davanın  
karmaıklığı, bavuran ve ilgili makamların tutumu ve bavuran için neyin tehlikede olduğu  
kriterleri göz önünde tutularak değerlendirilmesi gerektiğini yinelemitir (bkz., diğer pek çok  
kararın yanı sıra, Frydlender – Fransa [BD], no. 30979/96).  
AĐHM, bu davadaki konularla benzer konular ortaya koyan davalarda sıklıkla  
AĐHS’nin 6/1. maddesinin ihlalini tespit etmitir (bkz., Ali Rıza Doğan – Türkiye, no.  
50165/99, 22 Aralık 2005; Yalman ve Diğerleri – Türkiye, no. 36110/97, 3 Haziran 2004).  
Kendisine sunulan tüm belgeleri inceleyen AĐHM, bu davada farklı bir sonuca  
varmasını sağlayacak bir delil veya savunmanın Hükümet tarafından ortaya konmadığını  
değerlendirmitir. AĐHM, konuya ilikin içtihadını göz önünde tutarak, bu davada kovuturma  
süresinin aırı olduğu ve “makul süre” artına uymadığı kararını vermitir.  
2 Söz konusu zamanda yaklaık 460 Euro.  
2
Dolayısıyla, 6/1. madde ihlal edilmitir.  
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI  
Sözleme’nin 41. maddesine göre “Mahkeme ibu Sözleme ve protokollerinin ihlal  
edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözlemeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen  
telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören  
tarafın adil tatminine hükmeder.”  
A. Tazminat  
Bavuran, 2.000 Euro maddi tazminat ve 5.000 Euro manevi tazminat talebinde  
bulunmutur.  
Hükümet, bu balık altında tazminat ödenmemesi gerektiğini belirtmitir. Ayrıca,  
AĐHM tarafından ödenmesine karar verilecek herhangi bir tazminatın haksız iktisaba yol  
açmaması gerektiğini ileri sürmütür.  
AĐHM, talep edilen maddi tazminat ile tespit edilen ihlal arasında illiyet bağı  
görmemive bu nedenle bu talebi reddetmitir. Diğer taraftan, AĐHM, bavuranın manevi  
zarar görmüolduğu kanaatindedir. AĐHM, hakkaniyet temelinde karar vererek, bavurana,  
bu balık altında 2.500 Euro tazminat ödenmesine karar vermitir.  
B. Yargılama masraf ve giderleri  
Bavuran, ayrıca, AĐHM’de yapılan mahkeme masraflarına karılık 4.150 Euro talep  
etmitir.  
Hükümet, bavuranın talebinin asılsız olduğunu ileri sürmütür.  
Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi içtihadına göre, bavuran, ancak mahkeme  
masraflarının zorunlu olarak ve gerçekten yapıldığı ve miktarının makul olduğu kanıtlandığı  
durumda mahkeme masraflarının ödenmesi hakkına sahiptir. Bu davada, sahip olduğu  
bilgileri ve yukarıda belirtilen kriterleri göz önünde tutan Mahkeme, AĐHM huzurundaki  
ilemlere karılık 1.500 Euro tazminat ödenmesine karar vermitir.  
C. Gecikme faizi  
Gecikme faizi Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı  
orana üç puanlık bir artıeklenerek belirlenecektir.  
BU GEREKÇELERE DAYANARAK, AĐHM OYBĐRLĐĞĐ ĐLE  
1. Bavurunun kabuledilebilir olduğuna;  
3
2. AĐHS’nin 6/1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3. a) AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç  
ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirası’na çevrilmek üzere ve  
her türlü vergi ve kesintiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet tarafından bavurana  
manevi tazminat olarak 2.500 Euro (iki bin beyüz Euro) ve yargılama masraf ve  
giderleri olarak 1.500 Euro (bin beyüz Euro) ödenmesine;  
b) Söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa  
Merkez Bankası’nın o dönem marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranının üç  
puan fazlasına eit oranda faiz uygulanmasına;  
4. Adil tatmine ilikin diğer taleplerin reddine  
KARAR VERMĐꢁTĐR.  
Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıve AĐHM Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve  
3. paragrafları gereğince 20 Kasım 2007 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
F. ELENS-PASSOS  
Katip Yardımcısı  
F. TULKENS  
Bakan  
4