CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYİ  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
ERDEMLĐ / TÜRKĐYE DAVASI  
(29495/95)  
(29495/95)  
Strazburg  
30 Ekim 2001  
USULE ĐLĐꢀKĐN ĐꢀLEMLER  
Davanın nedeni, Türk vatandaı olan Hasan Erdemli'nin ("bavuran"), 13 Ekim 1995 tarihinde,  
Đnsan Haklarını ve Temel Hakları Korumaya Dair Sözleme'nin ("Sözleme") eski 25.maddesi  
uyarınca, Türkiye aleyhine Avrupa Đnsan Hakları Komisyonu'na ("Komisyon") yaptığı  
bavurudur (bavuru no. 29495/95).  
Bavuranı, Ankara'da faaliyet gösteren avukat Hüsnü Öndül temsil etmektedir. Hükümet  
Mahkeme önündeki yargılama için bir ajan tayin etmemitir.  
Bavuran, kendisine polis sorgusu esnasında avukat bulundurma hakkı tanınmadığı, savcı  
veya yargıç gözetimi olmaksızın sorgulandığı için Sözleme'nin 6§1 maddesi uyarınca adil  
yargılanma hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle ikayette bulunmutur.  
Bavurunun Komisyon tarafından Hükümete bildirilmesini müteakiben dava, Sözleme'nin 11.  
Protokolünün 5§2 Maddesi uyarınca 1 Kasım 1998'de Mahkeme'ye gönderilmitir.  
Bavuru Mahkeme'nin Birinci Bölümü tarafından ele alınmıtır (Đç Tüzüğün 52/1. kuralı). Bu  
Bölüm içerisinde davayı inceleyecek olan Daire (Sözleme'nin 27/1.maddesi) Đç Tüzüğün  
26/1 sayılı kuralına göre oluturulmutur. Sayın Rıza Türmen, Türkiye ile ilgili olarak seçilen  
hakim, davayı ele alacak olan Daireden çekilmitir (Kural 28). Hükümet, onun yerine, ad hoc  
hakim olarak Sn. Feyyaz Gölcüklü'yü tayin etmitir (Sözleme'nin 27/2. maddesi ve Kural  
29/1).  
5 Eylül 2000 tarihinde, tarafların görülerini alan Mahkeme, bavuruyu Hükümete bildirildiği  
ekilde kabuledilebilir bulmutur. Bavuranın ilave iddiaları kabuledilemez bulunmutur.  
21 Ağustos 2001 tarihinde Kısım Sekreteri, yazıma teatisini müteakiben, taraflara  
Sözleme'nin 38§1 Maddesinin (b) bendi uyarınca dostane çözüm yolunu önermitir. 13 Eylül  
2001 tarihinde bavuranın temsilcisi ve 17 Eylül 2001 tarihinde Hükümet Mahkemeye, daha  
önce önerilen koullarda dostane çözüm yolu üzerinde anlamaya vardıklarını bildirmilerdir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2001. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Çok Taraflı Siyasî İşler  
Genel Müdürlüğü tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam  
olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri Bakanlığı  
Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan  
amaçlarla alıntılanabilir.  
OLAYLAR  
21 Nisan 1992 tarihinde Samsun Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memurları bir tahkikat  
esnasında bavuranı gözaltına almılardır. 21 Nisan 1992 tarihinde, Samsun Emniyet  
Müdürğü, Samsun Cumhuriyet Savcılığından, bavuranın ve gözaltında bulunan dokuz  
kiinin gözaltı süresinin uzatılması talebinde bulunmutur. Aynı tarihte, savcılık, gözaltı  
süresini on begün uzatmıtır.  
22 Nisan 1992 tarihli bir belgeye göre, polis memurları, bavuranın ifadesini müteakiben bir  
evde arama yapmılardır. Bu evde yapılan aramada, Samsun ve Fatsa'ya ait ehir planları,  
pankartlar, pankartları hazırlamak için kullanılan boya ve fırçalar ve Marksist Leninist  
yayınlar bulunmutur. Pankartlarda, “ Türkülerle Halaylarla Özgürlük Gecesi ; Halkların  
Kardeliği ve Mücadelesi Faizmi Yenecektir ; Devrimci Sol Güçler ” gibi sloganlar vardır.  
27 Nisan 1992 tarihindeki sorgusunda bavuran, THKP/C ve DEV-SOL gibi yasadıı  
örgütlerin eylemlerine karığını ayrıntılı bir ekilde anlatmıtır. 1980 darbesinden önce  
birkaç solcu örgütün aktif üyesi olduğunu itiraf etmitir. Darbe sonrasında tutuklanıp Erzincan  
Sıkıyönetim Mahkemesinde yargılanan ve idam cezasına çarptırılan bavuran Ağustos  
1991'de aklanmıtır. Beraatını müteakiben yine DEV-SOL eylemlerine katılan bavuran  
gözaltına alınmasından 25 gün öncesine kadar örgütün üyesi olarak kalmıtır. P.T. ve H.T. ile  
birlikte, Mücadele Dergisi gibi, örgütün yayımlarını dağıtmıtır. H.T. için örgütün diğer  
üyelerinin de kaldığı bir ev kiralamıtır. Bavuran ifadesini hiçbir zorlamaya maruz kalmadan  
verdiğini beyan etmitir.  
30 Nisan 1992 tarihinde Samsun Adli Tıp Kurumunda muayene olan bavuran, aynı gün  
savcılıktaki sorgusunda polisteki ifadesini tekrarlamıve bu ifadeyi baskı altında vermediğini  
belirtmitir. Bavuran, 7 Nisan 1992 tarihine dek THKP/C – DEV-SOL örgütünün bir  
üyesidir. Bu tarihten sonra örgütle bir ilikisi olmamıtır. 1991 yılında aklandıktan sonra üç  
veya üç buçuk ay kadar bir süre örgütün üyesi olan bavuran örgütün yasadıı herhangi bir  
faaliyetine katılmamıtır.  
30 Nisan 1992 tarihinde Samsun Sulh Ceza Mahkemesine çıkarılan bavuran, örgütün  
yasaı bir faaliyetine katılmadığını ve polis ve savcıya verdiği ifadelerin doğru olduğunu  
belirtmesine karılık mahkeme bavuranın tutukluluk halinin devamına karar vermitir.  
27 Mayıs 1992 tarihinde Ankara DGM savcısı, TCK 168§1, 31, 33, 36, 40. maddeleriyle 3713  
sayılı kanunun 5. maddesi uyarınca bavuranı THKP/C – DEV-SOL örgütü üyesi olmakla  
suçlayan bir iddianame hazırlamıtır.  
3 Temmuz 1992 tarihinde Ankara DGM'ye çıkarılan bavuran, hakkındaki iddiaları ve savcı  
ve sulh ceza mahkemesinde verdiği ifadeleri reddetmitir. Aynı tarihte Ankara DGM  
bavuranın tahliyesine karar vermitir.  
16 Mart 1993 tarihinde Ankara DGM, bavuranın THKP/C – DEV-SOL örgütü üyesi  
olduğuna karar vermek için delillerin yetersiz olduğuna, dolayısıyla bavuranın beraatine  
karar vermitir. Savcılık, bavuranın THKP/C – DEV-SOL örgütünün yasadıı faaliyetlerine  
karığı ve örgütte özel görevler üstlendiğine dayanarak TCK 168§1 maddesi uyarınca  
mahkum edilmesi talep ederek kararı Yargıtay'da temyiz etmitir. Yargıtay Ankara DGM'nin  
kararını bozmutur.  
2 ubat 1994 tarihinde Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesinde yapılan ilk soruturmada,  
bavuran önceki ifadelerini tekrar etmive mahkemeden ilk kararına bağlı kalmasını talep  
etmitir. Bavuran ve avukatı, Devlet Güvenlik Mahkemesinde yapılan diğer durumalara  
katılmalardır.  
30 Kasım 1994 tarihinde Ankara DGM Yargıtay'ın kararına uyarak bavuranı TCK 168§1  
uyarınca 18 yıl 9 ay hapse mahkum etmitir. Mahkeme, bavuranın iddiaları reddetmesine  
rağmen polise, savcıya ve sulh ceza mahkemesine verdiği ifadelerin ve diğer sanıkların  
ifadelerinin bavuranın eylemlerini kanıtladığına karar vermitir. Mahkeme bu kararı verirken  
özellikle, bavuranın polise, cumhuriyet savcısına ve hakime verdiği ifadelere, N.K. adlı  
tanığın ifadesine ve sanıklar S.Ü. ve A.T.'nin ifadesine dayanmıtır. Mahkeme bu karara  
varırken bavuranın evinde yapılan aramada ele geçirilen afilere, ehir haritalarına ve  
Marksist-Leninist yayınlara da dayanmıtır. Mahkeme, toplanan delillerin bavuranın yasadıı  
örgüt üyesi olduğunu kanıtlamaya yeterli olduğuna karar vermitir.  
Bavuran, 4 ubat 1995 tarihinde mevcut delillerin aleyhindeki iddiaları kanıtlayacak nitelikte  
olmadığını öne sürerek Ankara DGM'nin kararını temyiz etmitir. Bavuran diğer sanıklar,  
S.Ü. ve A.T.'nin de bavuranla örgütün eylemlerine karımadıklarını ifade ettiklerini  
belirterek bu ifadelerin kanıt olarak kabul edilemeyeceğini iddia etmitir. Bavuran ayrıca  
tanık N.T.'nin iddiaları kanıtlayacak bir ifade vermediğini ifade etmi, mahkemenin bu  
ifadeleri delil olarak kabul etmemesini talep etmitir.  
15 Haziran 1995 tarihinde Yargıtay, 30 Kasım 1994 tarihli kararı onamıtır.  
HUKUK  
13 Eylül 2001 tarihinde Mahkeme, Hükümet'ten aağıdaki bildirimi almıtır:  
“Türk Hükümeti'nin, 29495/96 no.'lu bavurunun dostane çözüme kavuturulması  
çerçevesinde Hasan Erdemli'ye ex gratia olarak 35,000 Fransız Frangı tutarında ödeme  
yapmayı teklif ettiğini bildiririm. Bu miktar her türlü maddi ve manevi zarar ile masrafı  
kapsamakta olup Mahkeme'nin, Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi'nin 39.maddesi uyarınca  
verdiği kararın bildirilmesini takip eden üç ay içerisinde her türlü vergiden muaf olmak üzere  
ödenecektir. Bu ödeme davanın nihai kararını oluturacaktır.  
Hükümet, davayı, Sözleme'nin 43§1 maddesi uyarınca Büyük Daireye götürülmesini talep  
etmeyeceğini de taahhüt etmektedir.”  
Mahkeme, 17 Eylül 2001 tarihinde de, bavuranın temsilcisi tarafından imzalanmıolan  
aağıdaki bildirimi almıtır:  
“Türk Hükümetinin bana, her türlü vergi ve kesintiden muaf olarak, Avrupa Đnsan Hakları  
Sözlemesi'nin 39. maddesine göre Mahkeme kararının kendisine tebliğ edildiği tarihten  
itibaren üç ay içerisinde, maddi-manevi tazminat ve yargılama masraflarını kapsamak üzere,  
29495/96 sayılı bavurunun dostane çözümü amacıyla, ex gratia olarak toplam 35,000  
(otuzbebin) Fransız Frangı ödemeye hazır olduğunu bildiririm.  
Bu teklifi kabul ediyorum ve bu bavuruya konu olaylarla ilgili olarak herhangi bir ilave  
talepte bulunmayacağımı taahhüt ediyorum. Davanın kesin olarak sonuçlandırıldığını kabul  
ediyorum.  
Bu bildirim, Türk Hükümetiyle vardığım dostane çözüm çerçevesinde yapılmıtır.  
Ayrıca bu davanın, Mahkeme kararını verdikten sonra, Sözleme'nin 43/1. maddesi  
çerçevesinde Büyük Daire'ye tevdi edilmesini talep etmeyeceğimi taahhüt ederim.”  
Mahkeme, tarafların üzerinde uzlatıkları anlamayı dikkate almakta (Sözlemenin 39.  
Maddesi) ve bu anlamanın, Sözleme ve eki Protokollerde tanımlanan insan haklarına saygı  
ilkesine uygun olduğuna kanaat getirmektedir (Sözleme'nin 37§1 vd ile Đçtüzüğün 62§3  
Maddeleri).  
Dolayısıyla dava zabıtlardan düürülmelidir.  
BU NEDENLERDEN DOLAYI MAHKEME, OYBĐRLĐĞĐYLE  
1. Davanın, zabıtlardan düürülmesine karar vermi;  
2. Tarafların davanın Büyük Daire'de tekrar görüülmesini talep etmeyeceklerine ilikin  
taahhütlerini kaydetmitir.  
Đꢁbu karar, 25 Eylül 2001 tarihinde, Đçtüzüğün 77. maddesinin 2. ve 3. fıkralarına uygun bir  
biçimde Đngilizce verilmive yazılı olarak tebliğ edilmitir.  
Michael O'BOYLE Elisabeth PALM  
Sekreter Bakan