devamına itiraz davası sırasında baꢀvuranın ve avukatının gerekli tüm kolaylıklara sahip
olduğu ve “baꢀvurunun etkililiğinin” baꢀvuran lehine bir sonuç çıkması kesinliğine bağlı
olmadığı kanaatindedir.
Hükümet, baꢀvuranın tezine itiraz etmiꢀ ve iddialarını yinelemiꢀtir.
AĐHM, sözkonusu ꢀikayetin AĐHS’nin 5/4 maddesi açısından incelenmesi gerektiği
kanaatindedir. AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢀvurunun dayanaktan
yoksun olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca, baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik
unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.
AĐHM, AĐHS’nin 5/4 maddesi uyarınca tutukluluğa itiraz için baꢀvuruda bulunulan mahkeme
önünde yürütülen bir duruꢀmanın çekiꢀmeli olması ve iddia makamı ile sanık arasında
“silahların eꢀitliği” ilkesini temin etmiꢀ olması gerektiğini hatırlatmaktadır (bkz, özellikle,
Schöps-Almanya, baꢀvuru no: 25116/94, Lietzow-Almanya, baꢀvuru no: 24479/94, Garcia
Alva-Almanya, baꢀvuru no: 23541/94, 13 ꢁubat 2001 ve Svipsta-Letonya, baꢀvuru no:
66820/01). ꢁayet, avukatın, müvekkilinin tutukluluk halin yasalığına etkili bir biçimde itiraz
edebilmesi için büyük önem taꢀıyan dosya unsurlarına eriꢀimi reddedilmiꢀse silahların eꢀitliği
ilkesi temin edilmemiꢀtir (bkz diğerleri arasından Mooren-Almanya, baꢀvuru no: 11364/03,
Bağrıyanık-Türkiye, baꢀvuru no: 43256/04, 5 Haziran 2007, Lamy-Belçika, 30 Mart 1989,
Nikolova-Bulgaristan, baꢀvuru no: 31195/96, sözü edilen Schöps, Shishkov-Bulgaristan,
baꢀvuru no: 38822/97, sözü edilen Svispsta).
Mevcut davada AĐHM, tutukluluk kararına karꢀı yapılan itirazın incelenmesi sırasında, Ağır
Ceza Mahkemesi’nin baꢀvuranı dinlemediğini gözlemlemiꢀtir. Ağır Ceza Mahkemesi
duruꢀma gerçekleꢀtirmemiꢀtir. Diğer bir değiꢀle, dava çekiꢀmeli olmamıꢀtır ve iddia makamı
ile sanık arasında “silahların eꢀitliği” temin edilmemiꢀtir. AĐHM, yeni Ceza Muhakemesi
Usulü Kanunu’nun 271. maddesinin hükümlerinin, itiraz talebinin incelenmesi sırasında
teorik olarak sanığın avukatına adli merci tarafından dinlenme imkanı sunduğunu
kaydetmektedir. Buna karꢀın duruꢀma gerçekleꢀtirilmesi, tutuklu ve avukatlar tarafından
yapılan talepten bağımsız olarak mahkemenin takdirine bırakılmıꢀtır. Kararın dava koꢀulları
ile sınırlandırıldığını ve itiraz davasının tutuklama veya tutukluluk halinin devamı kararını
müteakip yapılması gereken bir baꢀvuruyu teꢀkil etmediğini gösteren genel bir beyan olarak
yorumlanamayacağını belirten AĐHM, baꢀvuranın tutukluluk halinin yasallığına itiraz etmek
için açtığı davanın AĐHS’nin 5/4 maddesinin hakkaniyet gerekliliğini ihlal ettiği
kanaatindedir.
II. AĐHS’NĐN DĐĞER MADDELERĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
AĐHS’nin 1, 3, 5, 6, 8, 13, 14 ve 17. maddelerine atıfta bulunarak, baꢀvuran, yakalanma
koꢀullarından, yakalanma nedenleri hakkında bilgilendirilmemekten, gözaltı süresinden,
gözaltında kötü muameleye maruz kalmaktan ꢀikayetçidir.
AĐHM, baꢀvuranın sunduğu ꢀekli ile sözkonusu ꢀikayetleri incelemiꢀtir. Sahip olduğu
unsurları göz önüne alarak AĐHM, iddiaları değerlendirmeye yetkili olduğundan, AĐHS’nin
güvence altına aldığı hak ve özgürlüklerin ihlaline iliꢀkin hiçbir bulgu tespit edememiꢀtir.
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca dayanaktan yoksun olması nedeniyle
baꢀvurunun sözkonusu kısmının reddedilmesi gerektiği sonucuna ulaꢀılmaktadır.
4