CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYİ  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
Ertan ÖZKAN - TÜRKİYE DA VASI  
(Başvuru no: 47311/99)  
NİHAİ KARARININ ÖZET ÇEVİRİSİ  
STRASBOURG  
9 Ekim 2003  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (47311/99) başvuru no'lu davanın  
nedeni Ertan Özkan'ın (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Komisyonuna 3 Mart 1999  
tarihinde Avrupa İnsan Haklan Sözleşmesinin Temel İnsan Haklarını güvence altına  
alan 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.  
Başvuran Avrupa İnsan Haklan Mahkemesi (AİHM) önünde İstanbul'da avukat E.  
Çıtak tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
1978 doğumlu Başvuran Ertan Özkan, olayların meydana geldiği sırada Tokat'ta  
öğrenci imiş.  
26 Ağustos 1997 tarihinde, başvuran yasadışı bir örgüt olan TKP/ML-TİKKO (Türkiye  
Komünist Partisi/Marksist Leninist- TİKKO) üyesi olmakla Tokat Emniyet Müdürlüğü  
Terörle Mücadele Şubesi tarafından tutuklanarak göz altına alınmışlardır. Başvuranın  
ikametgahında yapılan aramalar sonucunda emniyet adıgeçen örgüt yanlısı belge ve  
doküman bulmuştur. Başvuran gözaltı sırasında ifade tutanağını imzalamayı  
reddetmiştir.  
27 Ağustos 1997 tarihinde, başvuran ilk önce Tokat Cumhuriyet Savcılığında ifade  
alınmış ve daha sonra Tokat Sulh Hakimi karşısına çıkarılmıştır.  
16 Eylül 1997'de Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı TCK'nın 168  
§ 2 ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5. maddesine dayanarak başvuranı  
yasadışı örgüt TKP/ML-TİKKO mensubu olma suçu ile itham etmiş ve mahkumiyetini  
istemiştir.  
Cumhuriyet Savcısı 12 Kasım 1997 tarihli duruşmada sunmuş olduğu iddianamesinde  
bu defa başvuranı TCK'nın 169. maddesine dayalı olarak yasadışı bir örgüte yardım  
etme suçu ile itham etmiştir.  
Ankara DGM, 10 Aralık 1997 tarihli kararı ile başvuranı TCK'nın 169. maddesine dayalı  
olarak yasadışı bir örgüte yardım etme ve bu örgüte ait doküman bulundurma ve  
dağıtma suçundan suçlu bulmuş ve adı geçeni üç yıl dokuz ay hapis cezasına  
çarptırmıştır.  
9 Kasım 1998'de Yargıtay 10 Aralık 1997 tarihli kararı onamıştır.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2003. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
HUKUK AÇISINDAN  
I. AİHS'NİN 6. MADDESİNİN İHLAL EDİLMESİNE İLİŞKİN  
Başvuran kendisini yargılayan ve mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin bir  
yanda bünyesinde askeri hakimi bulundurması diğer yanda susma hakkını  
kullanmak istediği halde poliste ifadesinin alınarak ve imzalatılması nedeniyle  
«tarafsız ve bağımsız» bir mahkeme olarak kabul edilemeyeceğini iddia etmektedir.  
Başvuran ayrıca Yargıtay'daki süreçte Cumhuriyet Başsavcısının görüşünün tebliğ  
edilmemesi ve bu görüşe yanıt verememesi nedeniyle savunma haklarının  
tanınmadığını savunmakta, AİHS'nin 6 §§ l ve 3. maddelerinin ihlal edildiğini ileri  
sürmektedir.  
A. Kabul edilebilirlik üzerine  
Hükümet AİHM'den Devlet Güvenlik Mahkemesinin yapısıyla ilgili şikayetin altı ay  
kuralına uyulmadığı gerekçesiyle reddetmesi talebinde bulunmaktadır. Hükümet  
başvuranın DGM'nin 10 Aralık 1997'de almış olduğu karardan itibaren altı ay  
içerisinde başvuruda bulunması gerektiğini dile getirmiştir. Oysa başvuran  
başvurusunu 3 Mart 1999'da yapmıştır.  
AİHM, benzer şikayetlerin Özdemir-Türkiye davasında da dile getirildiğini  
hatırlatmış, (sözü edilen karar, § 26) bu neticeyi değiştirecek hiçbir unsur  
bulamadığı sonucuna varmıştır. Dolayısıyla Hükümetin yapmış olduğu itiraz  
reddedilmektedir.  
AİHM, mahkemenin bu yöndeki içtihatları (Bkz. özellikle Çıraklar-Türkiye kararı, 28  
Ekim 1998, 1998-VII) ve mahkemeye sunulan unsurlar ışığında başvurunun esas  
bakımından incelenmesi gerektiğine itibar etmekte ve başvuruyu kabul edilemez  
bulmak için bir gerekçe bulunmadığını ifade etmektedir.  
B. Esasa ilişkin  
1. Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlığına ve tarafsızlığına ilişkin  
Mahkeme daha önceki kararlarda buna benzer pek çok şikayetlerin dile getirildiğini  
ve bunların AİHS'nin 6 § l maddesinin ihlal edildiği yönünde sonuçlandırıldığını  
ortaya koymaktadır. (Bkz. söz edilen Özel kararı, §§ 33-34, ve Özdemir kararı, §§  
35-36).  
AİHM, mevcut davada Hükümetin davanın seyrini farklı şekilde sonuçlandıracak  
hiçbir tespiti ve delili sunmadığını incelemekte olup bunun yanı sıra başvuranın  
aralarında askeri bir hakimin de yer aldığı Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin TCK'ya  
dayalı olarak yapmış olduğu yargılama hususunda endişe duymasının anlaşılabilir  
olduğu kanısındadır. Üstelik Devlet Güvenlik Mahkemesinin davanın gerekçesine  
yabancı mülahazalar ışığında başvuran hakkında sebepsiz bir yargı kararı aldığı  
sonucu çıkmaktadır. Bu nedenle başvuranın bu yargı makamının tarafsız ve  
bağımsız olmadığı yönündeki şüphelerinin dikkate alınması gerekmektedir, (sözü  
edilen Incal kararı s. 1573, § 72 ).  
AİHM, başvuranı yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin AİHS'nin 6  
§ 1 maddesinde yer alan bağımsız ve tarafsız bir mahkeme niteliğini taşımadığı  
sonucuna varmaktadır.  
2. Cezai yargılama sürecine ilişkin  
Hükümet bir ihlalin olduğu iddiasına karşı çıkmaktadır.  
AİHM, benzer olaylarda tarafsızlıktan ve bağımsızlıktan yoksun bir mahkemenin adil  
ve hakkaniyete uygun bir yargılama sürecini garanti altına alamayacağım  
hatırlatmaktadır.  
Başvuranın bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılanma hakkının ihlal  
edildiğinin tespiti ışığında Mahkeme mevcut şikayeti incelemeye gerek  
duymamaktadır (Bkz. diğerleri arasında sözü edilen Çıraklar karan, s. 3074, §§ 44-  
45).  
II. AİHS'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI  
AİHS'nin 41. maddesinde yer alan unsurlar.  
A. Maddi ve manevi tazminat  
Başvuran uğramış olduğu maddi zararın tazminini Mahkemenin takdirine bıraktığını  
savunmakta ve manevi tazminat için 20.000 Euro talep etmektedir.  
Hükümet bu miktarlara karşı çıkmaktadır.  
İddia edilen maddi tazminata ilişkin olarak AİHM, Devlet Güvenlik Mahkemesi  
önündeki sürecin Sözleşmenin ihlali ile sonuçlanmadığı haller üzerinde durmadığını  
kaydederek başvurana bu yönde bir tazminat ödenmesine gerek olmadığını ifade  
etmektedir. (Findlay-İngiltere karan, 25 Şubat 1997, s.284, § 85).  
Manevi tazminatla ilgili olarak Mahkeme, olayların koşullan dikkate alındığında ihlal  
kararının tespitinin adil tazmin için başlı başına yeterli olduğuna karar vermiştir, (söz  
edilen Çıraklar kararı, s. 3074, § 49).  
B. Masraf ve harcamalar  
Başvuran, AİHM nezdinde yapmış olduğu masraf ve harcamalara ilişkin 10.000 Euro  
talep etmekte, bu yönde bir kanıt sunmamaktadır.  
Hükümet bu miktara karşı çıkmaktadır.  
Mahkemenin bu konudaki içtihadı doğrultusunda AİHM, başvurana hakkaniyete  
uygun olarak 2.000 Euro ödenmesini kararlaştırmıştır.  
C. Temerrüt Faizi  
AİHM, Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı %3 'lük bir  
faiz oranının uygulanacağını belirtmektedir.  
BU SEBEPLERDEN DOLAYI MAHKEME OYBİRLİĞİYLE,  
1. Başvurunun kabul edilebilir olduğuna ;  
2. Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin bağımsızlığına ve tarafsızlığına ilişkin  
AİHS'nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğine ;  
3. AİHS'nin 6. maddesine ilişkin diğer şikayetlerin incelenmesine gerek olmadığına ;  
4. mevcut kararın adil tazmin için başlı başına yeterli bir karar olduğuna ;  
5. a) AİHS'nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay  
içinde, miktara yansıtılabilecek KDV, pul, harç ve masraflarla birlikte, ödeme  
tarihindeki döviz kuru üzerinden T.L.'ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümetin  
başvurana masraf ve harcamalar için 2.000 (iki bin) Euro ödemesine;  
b) Ödemenin öngörülen süre içerisinde yapılmaması durumunda, sözkonusu sürenin  
bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Hükümetin, Avrupa Merkez  
Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faizi  
uygulamasına;  
6. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;  
KARAR VERMİŞTİR.  
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM'nin iç tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3.  
maddelerine uygun olarak 9 Ekim 2003 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.