CONSEIL  
AVRUPA  
DE L’EUROPE  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
EDĐP USLU -TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no:43/02)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
20 Mayıs 2008  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir. ekli  
düzeltmelere tabi olabilir.  
_____________________________________________________________________________________________  
© T.C. Dıileri Bakanlığı, 2008. Bu gayrıresmi özet çeviri Dıileri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve Đnsan Hakları Genel  
Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmı olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam olarak  
belirtilmi olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması ko ulu ile Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi  
ve Đnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (43/02) no’lu davanın nedeni T.C. vatandaı  
Edip Uslu’nun (bavuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 7 Kasım 2001 tarihinde  
Temel Đnsan Hakları ve Özgürlüklerini güvence altına alan Avrupa Đnsan Hakları  
Sözlemesi’nin (AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıolduğu bavurudur.  
Bavuran, Hatay Barosu avukatlarından Z. Iık tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
I. DAVANIN KOULLARI  
Bavuran 1949 yılı doğumludur ve Hatay’da ikamet etmektedir.  
Bavuran, Hatay’da bulunan 468 m2 yüzölçümündeki 1231 no’lu parselin sahibiydi.  
Bavuran, buraya iki katlı bir villa ina etmiti.  
4 Temmuz 1995 tarihinde, Kıyı Kanunu uyarınca Hazine bavuran hakkında tapu iptal davası  
açmıtır.  
16 Aralık 1999 tarihli bir kararla, Samandağ Asliye Hukuk Mahkemesi, kıyı kenar çizgisi  
içinde yer aldığı gerekçesiyle bavurana ait parselin tapusunu iptal etmitir.  
3 Ekim 2000 tarihli bir karar ile Yargıtay, itiraz edilen kararı onamıtır.  
Bavurana 6 Haziran 2001 tarihinde tebliğ edilen 30 Nisan 2001 tarihli kararla Yargıtay, karar  
düzeltme bavurusunu reddetmitir.  
28 Eylül 2001 tarihinde, bavuran, tapusu iptal edilen taınmazı için değer tespit davası  
açmıtır. Aynı gün Samandağ Asliye Hukuk Mahkemesi, bavuranın talebini kabul etmitir.  
2 Ekim 2001 tarihinde, bavuran, bilirkii raporunu mahkemeye sunmutur. Taınmazın  
değeri, bina ve yetitirilen ağaçlar dahil yaklaık 79.228.135.000 Türk Lirası olarak takdir  
edilmitir. Bu meblağ, yaklaık 56.281 Euro’ya tekabül etmekteydi.  
HUKUK  
I. 1 NO’LU EK PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
HAKKINDA  
Bavuran, 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi uyarınca tazminat ödenmeksizin Hazine lehine  
taınmazından yoksun bırakılmasından ikayetçidir.  
Hükümet bu iddiaya karı çıkmaktadır.  
2
A.Kabuledilebilirliğe Đlikin  
Hükümet, iç hukuk yollarının tüketilmediğine dair itirazını sunmutur. Hükümet, Anayasa’nın  
125. maddesi ve Đdari Yargılama Usulü Kanunu’nun ve Medeni Kanunun ilgili maddeleri  
uyarınca bavuranın tapusunun iptali nedeniyle tazminat davası açabileceğini belirtmektedir.  
Hükümet ayrıca bavuranın tapusunun iptalinden itibaren altı aylık süre içerisinde bavuruda  
bulunmuolması gerektiğini savunmaktadır.  
Bavuran bu argümanlara karı çıkmaktadır.  
Hükümet’in ilk itirazına ilikin olarak AĐHM, Doğruöz ve Aslan- Türkiye (bavuru no:  
1262/02, 30 Mayıs 2006) ve Kadayıfçı ve diğerleri-Türkiye (bavuru no: 16480/03, 16486/03  
ve 28128/03, 17 Temmuz 2007) kararlarında benzer argümanı reddettiğini hatırlatmaktadır.  
AĐHM, önceki kararından farklı bir sonuca ulamak için hiçbir gerekçe görememektedir.  
Altı ay kuralı hakkında yapılan itiraz ile ilgili olarak AĐHM, tapunun iptaline ilikin olarak  
yapılan yargılamanın, 6 Haziran 2001 tarihinde bavurana tebliğ edilen 30 Nisan 2001 tarihli  
Yargıtay kararı ile sona erdiğini, bavuranın ise bavurusunu, 7 Kasım 2001 tarihinde yani  
AĐHS’nin 35/1 maddesinin öngördüğü altı ay süresi içerisinde sunduğunu belirtmektedir.  
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde bavurunun dayanaktan yoksun  
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca, baka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru  
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle bavuru kabuledilebilir niteliktedir.  
B. Esas  
Mevcut davada AĐHM, bavuranın mallarına saygı hakkında yapılan müdahalenin, 1 No’lu Ek  
Protokol’ün 1. maddesinin 1. satırının ikinci cümlesi uyarınca “mülkten yoksun bırakma”  
olarak incelenmesi gerektiği tespitine ulamaktadır.  
AĐHM, bavuranın ikayetine benzer bir ikayeti daha önce incelediğini ve 1 No’lu Ek  
Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulağını hatırlatmaktadır. Aslında AĐHM,  
bir malın değerine uygun makul bir miktar ödenmeksizin mülkten yoksun bırakılmanın ciddi  
bir ihlal oluturduğunu ve tazminat ödenmemesinin 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi  
kapsamında ancak istisnai durumlarda haklı görülebileceğini ifade etmektedir. (bkz; sözü  
edilen N.A ve Diğerleri) Mevcut davada, bavuran sahip olduğu mülkün Hazine’ye  
devredilmesi nedeniyle hiçbir tazminat almamıtır. AĐHM, Hükümet’in sözkonusu davayı  
farklı bir sonuca ulatırmak için hiçbir tespit ve delil sunmadığını saptamaktadır ( sözü edilen,  
N.A ve Diğerleri).  
Bu durumda 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmitir.  
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA  
A. Tazminat  
2 Ekim 2001 tarihli bilirkii raporuna dayanarak bavuran, maddi zarar için 56.300 Euro ve  
maruz kaldığı manevi zarar için 15.000 Amerikan Doları talep etmektedir.  
3
Hükümet, bu iddialara karı çıkmaktadır.  
Mevcut davada, AĐHM, 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi kapsamında tespit edilen ihlalin  
nedeninin, taınmaza el konulmasının yasal olup olmaması değil, uygun tazminatın  
ödenmemesi olduğunu saptamaktadır ( Scordino – Đtalya, no 36813/97).  
Sözkonusu unsurları ve yukarıda sözü edilen ihtilaflı yapı ve parselin fiyatına ilikin olarak  
sahip olduğu bilgileri göz önüne alarak AĐHM, hakkaniyete uygun olarak, taınmaz ve iki  
katlı villa için bavurana 50.000 Euro maddi tazminat ödenmesinin uygun olacağına kanaat  
getirmektedir.  
Mevcut dava koullarında AĐHM, ihlal tespitinin kendisinin manevi tazminat için yeterli adil  
tatmin oluturduğu kanaatindedir.  
B. Yargılama masraf ve giderleri  
Bavuran, çeviri masrafları için 128,62 YTL (yani yaklaık 70 Euro) ve ulusal mahkemeler  
önünde yapmıolduğu masraf ve giderler için 559.658.000 YTL (yani yaklaık 922 Euro)  
talep etmektedir. Bavuran, yapmıolduğu yargılama masraf ve giderlerini desteklemek için  
belgelerin bir nüshasını sunmaktadır.  
Hükümet, bu iddialara karı çıkmaktadır.  
AĐHM içtihadına göre, bir bavuran yapmıolduğu yargılama masraf ve giderlerinin geri  
ödemesini ancak gerçekliği, gerekliliği ve makul oranda olduğu ortaya konulduğu sürece elde  
edebilir. Mevcut davada sahip olduğu unsurları ve sözü edilen kriterleri göz önüne alarak  
AĐHM, tüm masraflar için bavurana 992 Euro ödenmesinin makul olacağı kanaatindedir.  
C. Gecikme faizi  
Gecikme faizi Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana üç  
puanlık bir artıeklenerek belirlenecektir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3. Đhlal tespitinin kendisinin manevi tazminat için yeterli adil tatmin oluturduğuna;  
4. a) AĐHS’nin 44/2. maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL’ ye çevrilmek üzere, Savunmacı  
Hükümet tarafından bavurana:  
i. miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak, 50.000 Euro (elli bin  
Euro) maddi tazminat ödenmesine;  
ii. miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak, yargılama masraf ve  
giderleri için 992 Euro ödenmesine;  
4
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa  
Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eit  
oranda eit oranda basit faizin uygulanmasına;  
5. Adil tatmine ilikin diğer tüm taleplerin reddine;  
KARAR VERMĐꢁTĐR.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragraflarına uygun olarak 20 Mayıs 2008 tarihinde yazıyla bildirilmitir.  
5