Adana Cumhuriyet Savcısı tarafından 10 Ekim 1994 tarihinde 1994/29324 dosya numaralı bir
soruşturma başlatıldığını ve hala devam ettiğini bildirmiştir.
60.Ancak, Hükümet, yazısında, Adana Cumhuriyet Savcısı’nın soruşturmasının, Savcı
tarafından verilen yetkisizlik kararının ardından halihazırda tamamlandığını ve dava
dosyasının Adana İdare Kurulu’na gönderildiğine değinmemiştir (bkz. 29. paragraf). Ayrıca,
24 Kasım 1994 tarihinde Adana İdare Kurulu’nun davayı incelemeyi tamamladığına da
değinmemiştir (bkz. 30. paragraf).
61.Hükümet, İdare Kurulu’nun kararını, 30 Eylül 1999 tarihine, yani bu kararın
alınmasından sonra yaklaşık olarak beş yıl geçene kadar, AİHS kurumlarına göndermemiştir.
Ancak, bu durumda, Hükümet, 31 Mayıs 1996 tarihinde Danıştay tarafından alınan kararı –
bu karara değinmek bir yana – AİHM’ye göndermemiştir (bkz. 34. paragraf). Bu karar, 28
Mart 2001 tarihine kadar AİHM’ye gönderilmemiştir.
62.Bu arada, AİHM Sekreteryası, başvuranın adının geçtiği başka bir başvuruyu
incelerken (bkz. Macır – Türkiye, no. 29516/95, § 10, 22 Nisan 2003), 1999 yılında, İdare
Kurulu’nun 24 Kasım 1994 tarihli kararının Danıştay tarafından 31 Mayıs 1996 tarihinde
bozulduğunun farkına varmıştır (bkz. 34. paragraf). Ayrıca, Sekreterya, doğrudan Adana
Asliye Ceza Mahkemesi ile temasa geçmek suretiyle, dört polis memurunun başvuranın
iddialarına yönelik olarak yargılandığını ve 29 Aralık 1997 tarihinde beraat ettiklerini de
ortaya çıkarmışlardır (bkz. 51. paragraf).
63.27 Ocak 2000 tarihinde, AİHM, Hükümet’ten 16 Mart 2000 tarihinden önce
soruşturma dosyasını ve başvuranın kötü muamele iddialarına ilişkin kararların kopyalarını
sunmaya davet etmiştir. Hükümet, süre limiti geçmeden önce herhangi bir belge sunmamış ve
buna ek olarak, AİHM’nin 3 Temmuz 2000 tarihli uyarısına cevap vermemiştir. 28 Mart 2001
tarihinde, AİHM tarafından tekrar 9 Mart 2001 tarihinde uyarıldıktan sonra, Hükümet, öne
sürdüğü üzere, “gözaltına alınmasından sorumlu polis memurlarına yönelik olarak başvuran
tarafından yapılan kötü muamele iddialarını takiben başlatılan yargı işlemleri dosyası”nı
AİHM’ye iletmiştir.
64.Başvuranın Hükümet tarafından sunulan belgelere ilişkin görüşlerini AİHM’ye
iletmesinin ardından, AİHM, Hükümet’i bu görüşler hakkında görüş bildirmeye davet
etmiştir. Hükümet’ten hiçbir yanıt alınmamıştır.
65.Yukarıda değinilen, AİHS birimlerinin belirli bilgi ve belge taleplerine zamanında
yanıt verme ya da yalnızca yanıt vermeye ilişkin noksanlıkların ötesinde ve bunun aksini iddia
etmesine rağmen (bkz. 63. paragraf), Hükümet, ayrıca AİHM’ye tam soruşturma dosyasını da
iletmemiştir.AİHM, özellikle, aşağıdaki, potansiyel olarak önemli ve Hükümet tarafından
iletilmeyen belgeleri vurgular. Bu belgelerin varlığı, AİHM’nin elinde bulunan belgelerde
onlara yapılan atıflardan ortaya çıkmıştır:
(a)Başvuran tarafından 6 Ekim 1994 tarihinde Adana Cumhuriyet Savcısı’na sunulan
ve 7 Ekim 1994 tarihinde Adli Tıp Kurumu Müdürlüğü tarafından incelenen röntgen filmleri
(bkz. 25. paragraf);
(b)Başvuranın Adli Tıp’a nakli talimatını verirken Adana Cumhuriyet Savcısı
tarafından hazırlanan belgeler (bkz. 31. paragraf);
(c)yetkisizlik kararı (bkz. 29. paragraf) ve bu karardan önce Adana Cumhuriyet
Savcısı tarafından başvurandan ve adı iddialarda geçen polislerden alınan ifadeler;
(d)ön soruşturma safhasında polis memurlarından alınan ifadeler (bkz. 33. paragraf);
8