27 Şubat 2003 tarihinde Mahkeme, Hükümetten aşağıdaki bildirimi almıştır:
"1. Türk Hükümeti, bu tür olayları önlemeye yönelik Türk mevzuatının ve Hükümet
kararlılığının mevcudiyetine rağmen, güneydoğu bölgesinde görev yapan güvenlik
görevlilerince başvuranın evinin ve eşyalarının yakılması ve sivilleri köylerinden zorla
çıkarma gibi olaylardan ve yetkili makamların bu tür olayları gereğince soruşturmamasından
üzüntü duymaktadır. Bu tür olayların ve yetersizliklerin Sözleşmenin 8 ve 13. maddeleri ve l
No'lu Protokolün 1. maddesinin ihlaline neden olduğu ve verilen zararın ve duygusal acıların
Sözleşmenin 3. maddesinin ihlalini oluşturduğu kabul edilmektedir. Hükümetimiz, bu
maddelerle güvence altına alman haklan sağlamak üzere uygun talimatları vereceğini ve
gereken tüm önlemleri alacağını ve gelecekte bu talimatlara riayet edileceğini taahhüt
etmektedir. Bu bağlamda, bu başvuruya benzer şartlar taşıyan davaların daha etkili
soruşturulması amacıyla yeni hukuki ve idari düzenlemeler getirildiği, dolayısıyla başvuranın
davasında olduğu gibi, mülke zarar olaylarına bağlı şikayetlerin sayısının ciddi bir biçimde
azaldığı kaydedilmektedir.
2. Türk Hükümetinin, 31845/96 no'lu başvurunun dostane çözüme kavuşturulması
çerçevesinde, başvurana ex gratia olarak 25.000 EUR (yirmibeşbin Euro) tutarında ödeme
yapmayı teklif ettiğini bildiririm. Her türlü maddi ve manevi zarar ile masrafı kapsayan bu
meblağ, Mahkemenin, Avrupa İnsan Haklan Sözleşmesinin 39. maddesi uyarınca verdiği
kararın bildirilmesini müteakiben üç ay içinde, başvuran veya yasal temsilcisinin adına açılan
bir banka hesabına, ödenmesi gerekebilecek her türlü vergiden muaf olarak ödeme günündeki
kur üzerinden Türk Lirası cinsinden ödenecektir. Bu ödeme davanm nihai karannı
oluşturacaktır. Hükümet, belirtilen süre bitiminden ödeme tarihine kadar geçecek süre için,
yukarıda anılan meblağlara Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına
uyguladığı % 3 'lük basit faiz oranı uygulanacağını kabul etmektedir.
3. Hükümet, Türkiye ile ilgili Mahkeme kararlarının uygulanmasının Bakanlar Komitesi
tarafından denetlenmesinin bu ve benzer davalarda ve bu bağlamda kaydedilecek gelişmeleri
teminat altına almakta uygun bir mekanizma olduğunu düşünmektedir. Bu amaçla, sürecin
gerektirdiği işbirliği sürdürülecektir.
4. Hükümet, davanın, Sözleşmenin 43 § l maddesi uyarınca Büyük Daireye götürülmesini
talep etmeyeceğini de taahhüt etmektedir."
12 Mart 2003 tarihinde, Mahkeme, başvuranın temsilcisinden aşağıdaki bildirimi almıştır:
"1. Başvuran Kemal Dilek'in temsilcisi olarak Türk Hükümetinin 31845/96 no'lu
başvurumuzun dostane çözümü için bize 25.000 EUR (yirmibeşbin Euro) tutarında ödeme
yapma teklifini dikkate aldığımızı bildiririm. Her türlü vergiden muaf olacak bu miktar,
Sözleşmenin 39. maddesi uyarınca, maddi-manevi zararı ve davayla ilgili yapılan harcamaları
kapsayacak ve Mahkeme kararından, itibaren üç ay içerisinde belirttiğimiz banka hesabına
Euro cinsinden ödenecektir.
2. Başvuranla istişare ederek, yapılan teklifi kabul ettiğimi ve başvuranın Türkiye
Cumhuriyeti aleyhindeki başvuruyla ilgili tüm şikayetlerinden vazgeçtiğini bildiririm. Bu
ödeme davanın nihai çözümünü oluşturacaktır. Mahkemenin kararından sonra davanın
Sözleşmenin 43 § 1 maddesi Büyük Daireye gönderilmesini talep etmeyeceğimizi taahhüt
ederim.