etmiꢀtir. Buna ek olarak, Hükümet, baꢀvuranın ödemeyi geciktiren Devlet görevlileri aleyhine
cezai iꢀlem baꢀlatma imkânının olduğunu ifade etmiꢀtir.
Baꢀvuranın 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi kapsamındaki ꢀikâyetine iliꢀkin olarak,
Hükümet, baꢀvuranın, Borçlar Kanunu’nun 105. maddesi kapsamında faydalanabileceği
hukuk yolundan gerektiği üzere faydalanmadığını belirtmiꢀtir.
AĐHM, baꢀvuranın Yargıtay’dan karar düzeltme talebinde bulunduğunu ancak, bu
talebin 23 Mart 2001 tarihinde reddedildiğini gözlemler. Ayrıca, baꢀvurandan, kendi lehine
çıkmıꢀ mahkeme kararının uygulanması için Belediye’ye ayrı bir talepte bulunmasının
beklenemeyeceğini not eder.
Hükümet’in, baꢀvuranın kararın uygulanması için Đcra Dairesi’ne baꢀvurmamasına
iliꢀkin görüꢀüyle ilgili olarak, AĐHM, Kanioğlu ve Diğerleri – Türkiye davasında (no.
44766/98, 44771/98 ve 44772/98, 13 Mayıs 2004) benzer bir itirazı incelediğini ve bu hukuk
yolunun alacaklılara olumlu bir sonuç getiremeyeceği gerekçesiyle reddettiğini not eder.
Hükümet’in 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi kapsamındaki ꢀikâyete iliꢀkin itirazıyla
ilgili olarak, AĐHM, Aka – Türkiye davasında benzer bir ilk itirazı reddettiğini gözlemler (23
Eylül 1998). Bu davada farklı yaklaꢀım için hiçbir gerekçe görmemektedir.
Dolayısıyla, AĐHM Hükümet’in iç hukuk yollarıyla ilgili ilk itirazlarını reddeder.
2.Altı ay Kuralı
Hükümet ayrıca, baꢀvurunun altı ay kuralına uyulmamasından dolayı reddedilmesi
gerektiğini zira baꢀvuranın, en son yerel mahkeme karar tarihi olan 19 Aralık 2000’den sonra
altı ay içinde baꢀvurusunu yapmadığını belirtmiꢀtir.
AĐHM, bu davanın, hukuk mahkemeleri usulü ile ilgili olduğunu ve Türkiye’deki
karar düzeltme usulünün de genel olarak kabul edilmiꢀ olan uluslararası hukuk ilkeleri
çerçevesinde etkili bir iç hukuk yolu teꢀkil ettiğini tekrarlar (bkz. Molin Đnꢀaat – Türkiye, no.
23762/94, 7 Eylül 1995). Dolayısıyla, Yargıtay’ın karar tarihi, altı aylık süre limitinin
belirlenmesi için baꢀlangıç noktası olarak alınamaz (bkz. Latif Fuat Öztürk – Türkiye, no.
54673/00, 2 ꢁubat 2006). AĐHM, bu davada, altı ay kuralının, Yargıtay’ın baꢀvuranın karar
düzeltme talebini reddettiği tarih olan 23 Mart 2001’de iꢀlemeye baꢀladığını gözlemler.
Baꢀvuran, baꢀvurusunu 20 Temmuz 2001 tarihinde yaparak, AĐHS’nin 35 § 1. maddesinde
belirtilmiꢀ olan koꢀula uygun hareket etmiꢀtir. Dolayısıyla, Hükümet’in itirazının
reddedilmesi gereklidir.
B.Kabuledilebilirliğe iliꢀkin diğer gerekçeler
Baꢀvuran, AĐHS’nin 6 § 1. maddesi kapsamında adil yargılanmadığını, zira Beyoğlu
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin, yasal faiz oranının iꢀlemeye baꢀladığı tarihi belirleyen
kararının keyfi olduğunu iddia etmiꢀtir.
AĐHM, görevinin, bir temyiz mahkemesi olarak veya kimi zaman da değinildiği gibi,
bir dördüncü derece mahkemesi olarak görev yapmak olmadığını not eder. Đçtihadına göre,
tanıkların güvenilirliğini ve davaya iliꢀkin hususlarla kanıtlar arasındaki bağlantıyı en iyi
değerlendirebilecek olan yerel mahkemelerdir (bkz. diğer içtihatlar arasında Vidal – Belçika,
3