2. AĐHM’nin değerlendirmesi
AĐHM, ihlalin tespit edildiği bir baꢀvuruda, Savunmacı Devlet’in, ihlali giderme ve
ihlalden önceki duruma mümkün olduğunca dönülmesini sağlayacak ꢀekilde ihlalin
sonuçlarını ortadan kaldırma yükümlüğünün bulunduğunu hatırlatır (bkz. Brumărescu –
Romanya (adil tazmin) [BD], 28342/95).
Bir davaya taraf Sözleꢀmeci Devletler, ilke olarak, ihlale hükmedilen bir kararın
gereklerini yerine getirmek için baꢀvuracakları yolları seçme serbestliğine sahiptir. Bir kararın
nasıl icra edileceğine iliꢀkin takdir yetkisi ile Sözleꢀmeye Taraf Devletler’in, AĐHS’nin temel
yükümlülüğü olan “güvence altına alınan hak ve özgürlükleri tanıma” (1. madde)
yükümlülüğü ile uyumlu bir seçme hakkı kastedilmektedir. Đhlalin mahiyeti restitutio in
integrum’a müsaitse, bunu yerine getirmek Savunmacı Devlet’e düꢀer. Buna karꢀılık ulusal
hukuk ihlalin sonuçlarını ortadan kaldırmaya olanak tanımıyor ve/veya ancak kısmen
giderebiliyorsa, bu durumda AĐHS’nin 41. maddesi, AĐHM’ye, mağdura uygun göreceği bir
telafiyi sağlama yetkisi vermektedir (bkz. Papamichalopoulos ve Diğerleri – Yunanistan (50.
madde)).
AĐHM, asıl kararında, baꢀvuranların, Türk mahkemelerinde tazminat davaları açmalarına
karꢀın, taꢀınmazlarının Hazine’ye devredilmesi karꢀılığında herhangi bir tazminat almadıkları
sonucuna varmıꢀtır. Mevcut davanın koꢀullarında, sözkonusu maddi kayıpları için tazminata
hükmedilmesi, baꢀvuranlar için en uygun adil tazmini teꢀkil eder.
Bu bağlamda, AĐHM, tespit edilen ihlalin temeli, yasalara aykırı biçimde el koymadan
ziyade tazminat ödenmemesi ise, tazminatın, taꢀınmazın değerini her zaman tamamen
yansıtmadığını yineler (bkz. I.R.S. ve Diğerleri (adil tazmin), 26338/95; Scordino – Đtalya (no.
1) [BD], 36813/97 ve Stornaiuolo – Đtalya, 52980/99). Bu nedenle, baꢀvuranların yasal
beklentileriyle örtüꢀecek biçimde götürü tazminat almalarının uygun olacağı kanısındadır.
AĐHM, yukarıdakiler ıꢀığında, baꢀvuranlara ortaklaꢀa 100.000 Euro maddi tazminat
ödenmesine karar verir.
Baꢀvuranların manevi tazminat taleplerine iliꢀkin olarak AĐHM, mevcut davanın
koꢀullarında, ihlalin tespit edilmesinin yeterli adil tazmin teꢀkil edeceği sonucuna varır (bkz.
I.R.S. ve Diğerleri).
B. Yargılama giderleri
Yargılama giderlerine iliꢀkin olarak, baꢀvuranlar, ulusal mahkemeler ile Strazburg
mahkemesinde 1986 ile 2002 yılları arasında verilen on altı yıllık hukuki mücadele sırasında,
kendileri ve önceki mülk sahiplerinin büyük meblağlarda harcamalar yaptıklarını
belirtmiꢀlerdir. Baꢀvuranlar yargılama gideri olarak 30.000 Euro talep etmiꢀlerdir. Bu
meblağ, avukatlık ücretleri ve idari masrafları (196 saat hukuki mesai ve telefon görüꢀmeleri,
posta, fotokopi ve kırtasiye masrafları da dahil olmak üzere) kapsamaktadır.
Hükümet talep edilen meblağların dayanaksız ve haddinden yüksek olduklarını
belirtmiꢀtir.
AĐHM’nin içtihadına göre, yargılama giderleri, ancak gerçekliği ve gerekliliği kanıtlandığı
ve makul bir meblağ olduğu takdirde baꢀvurana geri ödenir. Bu davada, AĐHM,
2