edilmemektedir (Bkz. Sosyalist Türkiye Partisi (STP) ve diğerleri-Türkiye kararı, no: 26482/95, §§ 27 ve 28, 12
Kasım 2003). AİHM bu uygulamayı kabul etmektedir. Bununla birlikte, yapılan müdahalenin «demokratik bir
toplum için gereklilik» taşıyıp taşımadığının incelenmesi gerekmektedir.
Hükümet bu noktada, terörün ulusal toprak bütünlüğünü tehdit ettiği ve binlerce ölüme neden olduğu bir
dönemde, siyasi bir partinin yöneticilerinin terörist grupların beyanlarını, savlarını ve eylemlerini destekler
mahiyetli beyanlar vermekten kaçınmaları gerektiğini savunmaktadır. Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeli kararına
atıfta bulunan Hükümet, DDP’nin feshedilmesinin «demokratik bir toplum için» zorunluluk arz ettiğini ve kamu
düzeninin korunması gibi sosyal bir ihtiyacı karşıladığını ifade etmektedir.
AİHM, DDP’nin faaliyetlerine başlamadan önce feshedildiğini ve bu önlemin yalnızca parti programına day-
alı olarak alındığını not etmektedir. Ulusal yargı makamları nezdinde olduğu gibi, AİHM sözkonusu müdahalenin
gerekliliği üzerinde duracaktır.
AİHM, Refah Partisi kararındaki içtihadın bu noktada tatbik edilmesini gerekli görmektedir (Bkz. Refah
Partisi ve diğerleri-Türkiye kararı, no: 41340/98, 41342/98, 41343/98 ve 41344/98, §§ 86-89 ve 96-100, AİHM
2003-II.).
AİHM özellikle bir siyasi partinin bir yasada ya da Devletin yasal ve anayasal yapılarında değişiklik yapmayı
iki koşulla önerebileceğini düşünmektedir: birincisi bu amaçla kullanılan araçlar yasal ve demokratik olmalıdır;
ikincisi önerilen değişikliğin kendisi temel demokratik ilkelerle uyuşmalıdır. AİHM, liderleri şiddeti teşvik eden,
demokrasiye saygı duymayan demokrasiyi, demokraside tanımlanan hak ve özgürlükleri yok etmeyi amaçlayan
siyasi bir partinin, bu gerekçelerle kendisine karşı uygulanan yaptırımlara karşı Sözleşmenin korumasını talep ed-
emeyeceğini düşünmektedir (Bkz, 9 Nisan 2002 tarihli Yazar ve diğerleri-Türkiye kararı, n: 22723/93,22724/93
ve 22725/93, § 49 ve mutatis mutandis, 1 Temmuz 1961 tarihli Lawless-İrlanda kararı, §§ 46-47, Refah Partisi ve
diğerleri-Türkiye kararı, no: 41340/98, 42342/98, 41343/98 ve 41344/98, § 98).
DDP’nin demokratik ilkelere aykırı amaçları izleyip izlemediğinin bilinmesi gerekmektedir, Türk Anayasa
Mahkemesi DDP’yi Türk ulusunu Kürtler ve Türkler olarak ikiye bölmeye çalışmakla ve ulusal bütünlüğü ve to-
prak bütünlüğünü yıkma amacında olmakla itham etmiştir.
AİHM, DDP programının sözü edilen taraftarlarının amacının tarihi bir tespitte bulunma ve Türkiye’deki
kürt sorununa değin politikaların durumunu irdeleyen, Türkiye’yi bağlayıcılığı bulunan uluslararası sözleşmelerce
öngörülen kürt kökenli vatandaşların haklarının tanınması ve onlar üzerindeki baskıyı durdurma eğilimli ön-
erilerde bulunma olarak özetlenebileceğini belirtmektedir. AİHM, DDP tarafından savunulan ilkelerin demokratik
temel prensiplere aykırı olmadığını kabul etmektedir.
Ayrıca AİHM, DDP’nin programının politik bir araç olarak hiçbir şiddet unsurunu tasvip etmediği
tespitinde bulunmaktadır.
Hükümetin DDP’nin hedeflerinin silahlı eylemleri savunan PKK terör örgütü ile benzerlikler taşıdığı
yönündeki savına gelince, AİHM, bahsekonu prensiplerin özetlenebilir tek bir savunması olduğu varsayıldığında,
siyasi bir oluşum açısından, terörist eylemlere karşı yapılan bir desteğin, demokratik bir tartışma çerçevesinde bu
sorunları ele alma olasılığını azaltacağını ve 11. maddenin ruhu ile ve dayalı olduğu demokratik ilkelerle çelişe-
ceğini hatırlatmaktadır (Bkz. sözü edilen Yazar ve diğerleri kararı).
DDP’nin siyasi bir programını demokratik bir ülke rejiminde uygulayamaması ve/veya politik amaçlarla şiddete
başvuruyu doğrulamaması ve teşvik etmemesi ölçüsünde, partinin «sosyal bir ihtiyacı» karşılama ve «demokratik
bir toplum için zorunluluk» gibi gerekçelerle feshedilmesi makul görülmemektedir.
Bu durumda AİHS’nin 11. maddesi ihlal edilmiştir.
II. AİHS’NİN 9, 10. VE 14. MADDELERİNİN İHLAL EDİLMESİ HAKKINDA