olduğunu gözlemler. Ancak ulusal mahkeme, dava konusu röportajın bir terör örgütünün
ayrılıkçı propagandasını içerdiği kanısına varmıştır. AİHM sözkonusu kararı incelemiştir.
Kararda, başvuranların ifade özgürlüğü haklarına müdahaleyi haklı göstermek için yeterli
neden verilmediği görülmüştür (bkz., mut at is mutandis, Sürek - Türkiye (no. 4) [BD],
24762/94). AİHM’ye göre, sözkonusu makale, bütün olarak bakıldığında, şiddete, silahlı
direnişe veyahut isyana teşvik etmemekte, dolayısıyla nefret uyandıran söylem teşkil
etmemektedir. İçtihadda belirlendiği üzere, bu durum tedbirin gerekliliğini değerlendirmede
temel unsurdur (karşıtı Sürek - Türkiye (no. 1), [BD], 26682/95 ve Gerger - Türkiye [BD],
24919/94).
Yukarıda belirtilen unsurlar göz önüne alındığında, AİHM, başvuranların mahkumiyetinin
güdülen amaçlarla orantısız olduğu, dolayısıyla “demokratik bir toplumda gerekli” olmadığı
sonucuna varır. Buna göre AİHS’nin 10. maddesi ihlal edilmiştir.
III. İDDİA EDİLEN DİĞER AİHS İHLALLERİ
Başvuranlar ayrıca AİHS’nin 1., 6/1. (İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin
bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile ilgili olarak), 7., 13., 14., 17., 18. ve AİHS’ye Ek 1 No’lu
Protokol’ün 1. maddesine atıfta bulunmuştur.
AİHM, dava dosyasında bu maddelerin ihlal edildiğine ilişkin hiçbir unsur bulamamıştır.
Başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olduğu, AİHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4.
fıkralarıyla uyumlu olarak reddedilmesi gerektiği sonucuna varır.
IV. AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
AİHS’nin 41. maddesine göre:
“Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci
Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete
uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”
A. Tazminat
Başvuranlar, mahkumiyetlerinin profesyonel iş hayatlarındaki itibarlarını olumsuz yönde
etkilediğini iddia etmişlerdir. Bu nedenle Hıdır Ateş ve Hünkar Demirel, sırasıyla, maddi
tazminat olarak 3.000 Euro (EUR) ve 5.000 EUR, manevi tazminat olarak ise 2.000 EUR ve
3.000 EUR talep etmişlerdir.
Hükümet bu taleplere itiraz etmiştir.
Destekleyici herhangi bir kanıt bulunmaksızın, AİHM, başvuranların maddi tazminat
taleplerinin temelsiz olduğu kanısındadır. Buna göre bu talebi reddeder. Öte yandan, AİHM,
başvuranların davanın koşulları içerisinde belli ölçüde sıkıntı ve endişe yaşadıklarına kanaat
getirmiştir. Tarafsızlık esasıyla hareket ederek, AİHS’nin 41. maddesinin gerektirdiği üzere,
her birine 1.000’er EUR manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir.
B. Yargılama masraf ve giderleri
Başvuranlar ayrıca avukatlık masrafı için 3.250 EUR, AİHM önünde meydana gelen
yargılama giderleri için ise 400 EUR talep etmişlerdir. Taleplerine ilişkin olarak İstanbul
4