HUKUK
Baꢀvuranlar Ağır Ceza Mahkemesi’nin almıꢀ olduğu tahliye kararının savcılığa intikal ettiği 3
Temmuz 2001 saat 17.10’dan baꢀlayarak on sekiz saat ve elli dakika ve yirmi üç saat ve otuz
beꢀ dakika arasında değiꢀen sürelerde yasadıꢀı ve keyfi olarak tutuklu kaldıklarından ꢀikayetçi
olmaktadır. Baꢀvuranlar bu doğrultuda AĐHS’nin 5/1 maddesini öne sürmektedir.
I. HÜKÜMETĐN ÖN ĐTĐRAZI HAKKINDA
Hükümet iç hukuk yollarının tüketilmediği itirazında bulunmaktadır. Hükümete göre
baꢀvuranlar Anayasa’nın 125. ve 2577 sayılı Đdari Yargılama Usulü hakkındaki Kanun’un 13.
maddesine uygun olarak idari mahkemeler önünde tazminat elde edebilecekleri baꢀvuru
yolunu kullanmamıꢀlardır.
Baꢀvuranlar Hükümetin sözünü ettiği baꢀvuru yolunun mevcut koꢀullarda etkili olarak
nitelendirilemeyeceği karꢀılığını vermektedir.
AĐHM «yasalara uygun olan» durumlar hariç tutulu bulundurulmama hakkının, tutukluluk
nedeniyle tazminat alma hakkından farklı olduğunu hatırlatır. AĐHS’nin 5. maddesinin 1.
paragrafı sözü edilen ilk hakka, 5. maddenin 5. paragrafı ikinci hakka dairdir (Bkz. Öcalan-
Türkiye kararı, no: 46221/99, 12 Mart 2003 ve Yağcı ve Sargın-Türkiye kararı, 8 Haziran
1995). Hükümet tarafından ileri sürülen tazminat yolu konusunda, AĐHM, mahkemenin
sözkonusu olayların vuku bulmasından sonra tutukluluğun yasallığı konusunda karar vermesi
gerektiğinden ve bu çerçevede de 5/4’ün zorunlu kıldığı ꢀekilde yasadıꢀı tutukluluk
hallerinde tahliyeye karar verme yetkisi olmadığından, bu yöntemin AĐHS’nin 5/4.
maddesinde belirtilen ꢀartları karꢀılayan tatmin edici bir baꢀvuru olarak sayılamayacağına
itibar etmektedir.
Sonuç olarak AĐHM, Hükümetin iç hukuk yollarının tüketilmediği itirazını reddetmektedir.
II. AĐHS’NĐN 5/1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
Hükümet, Ağır Ceza Mahkemesi’nin aralarında baꢀvuranların da yer aldığı Kandıra
Cezaevinde bulunan kırk tutuklunun serbest bırakılması kararını cezaevi yetkililerinin 3
Temmuz 2001 tarihinde saat 17.50 sularında mesai saatleri dıꢀında aldıklarını savunmaktadır.
Cezaevi nöbetçi memurları hemen gerekli iꢀlemlerin yerine getirilmesi için harekete
geçmiꢀtir. Bununla birlikte, bu tutuklular baꢀka cezaevlerinde meydana gelen olaylara da
karıꢀmıꢀ eski hükümlüler olduklarından, aralarında bu kiꢀiler hakkında baꢀka tevkif
müzekkeresi olup olmadığı gibi baꢀka birçok hususun araꢀtırılması gerekmiꢀ olup, bunlar belli
bir süre almıꢀtır. Baꢀvuranların tahliyelerindeki gecikme cezaevi yetkililerinin ihmalinden
veya eksikliğinden değil, sözü edilen olayların koꢀullarında yerine getirilmesi gereken idari
formalitelerin cinsinden ve sayıca fazla olmasından ileri gelmektedir.
Baꢀvuranlar Hükümetin savına karꢀı çıkmaktadır.
AĐHM, 5/1. maddede yer alan özgürlük hakkına yönelik istisnai durumların eksiksiz bir liste
olduğunu ve yalnızca dar yorumun bu hükmün, kimsenin keyfi olarak özgürlüğünden mahrum
bırakılmamasının sağlanması olan amacına uygun olacağını hatırlatır. (Bkz. özellikle Giulia
Manzoni-Đtalya kararı, 1 Temmuz 1997).
3