C O N S E I L D E  
L ' E U R O P E  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
DEDE TA- TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no:62877/00)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
10 KASIM 2005  
Đꢀbu karar Sözleme’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde  
kesinleecek olup ekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan 62877/00 bavuru no’lu davanın nedeni,  
Türk vatandaı Dede Ta’ın (Bavuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (AĐHM) 9  
Ağustos 2000 tarihinde, Avrupa Đnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Sözlemesi’nin (AĐHS)  
34. maddesi uyarınca yapmıolduğu bavurudur. Bavuran, Đstanbul Barosu avukatlarından  
T. Yüksel tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
1964 doğumlu bavuran, Danimarka’nın Albertslund ehrinde ikamet etmektedir.  
Bavuran 13 Temmuz 1998 tarihinde, uyuturucu kaçakçılığı ebekesini çökertmek  
amacıyla yapılan operasyon sırasında polis tarafından yakalanmıtır.  
27 Temmuz 1998 tarihinde, Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Cumhuriyet  
Basavcısı, iddianamesiyle, bavuranı Danimarka’ya gönderilen uyuturucu kaçakçılığı  
ebekesi üyesi olmakla itham etmive Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 31, 33, 40 ve 403§2, 6,  
7 maddelerine dayanarak aleyhinde kamu davası açmıtır.  
Ankara DGM 12 Temmuz 1999 tarihli kararla, bavuranı isnat edilen olaylardan suçlu  
bulmuve dokuz yıl hapis cezasına çarptırmıtır.  
Yargıtay 24 Mart 2000 tarihli kararla itiraz edilen kararı onamıtır.  
6 Nisan 2000 tarihinde, temyiz kararı, bavuranın avukatı huzurunda halka açık olarak  
verilmitir.  
HUKUK AÇISINDAN  
I. AĐHS’NĐN 6§1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
A. Kabul edilebilirlik hakkında  
AĐHM, bavurunun AĐHS’nin 35§3 maddesi anlamında açıkça dayanaktan yoksun  
olmadığını tespit etmektedir. Ayrıca AĐHM, bavurunun baka hiçbir kabul edilemezlik  
gerekçesiyle ters dümediğini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla bavurunun kabul edilebilir  
ilan edilmesi uygun olacaktır.  
B. Esas Hakkında  
Bavuran, kendisini mahkum eden DGM’nin, bünyesinde askeri hakim bulundurması  
nedeniyle, kendisine hakkaniyete uygun yargılamayı garanti eden “tarafsız ve bağımsız bir  
mahkeme” olamayacağını iddia etmektedir. Bavuran AĐHS’nin 6§1 maddesinin ihlal  
edildiğini ileri sürmektedir.  
AĐHM, geçmite mevcut davada olduğu gibi bir çok davada ortaya çıkan benzer  
sorunları irdelemive AĐHS’nin 6§1 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmitir (Bkz.  
sözüedilen Özel, §§33-34 ve sözüedilen Özdemir, §§35-36).  
AĐHM, mevcut davayı incelemive Hükümet’in, sözkonusu durumu farklı bir sonuca  
ulatırabilecek ne bir olay ne de bir delil sunduğuna kanaat getirmitir. AĐHM, “Milli  
2
güvenlik”’e ilikin suçlardan DGM önüne çıkarılan bavuranın, aralarında askeri hakimin de  
bulunduğu mahkeme heyeti önüne çıkmaktan çekinmesinin anlayıla karılanacağını  
saptamaktadır. Bu nedenden dolayı, bavuran, DGM’nin bu türden davalara ters düen  
değerlendirmelerle haksız yere yönlendirilmelerine izin vermesinden haklı olarak  
çekinmektedir. Böylece, bu mahkemenin tarafsızlığı ve bağımsızlığı hakkında bavuran  
tarafından duyulan üphelerin objektif olarak kanıtlandığı düünülebilir (Incal-Türkiye, 9  
Haziran 1998 tarihli karar, 1998-IV, s. 1573, §72 in fine).  
AĐHM, bavuranı yargılayıp mahkum ettiği sırada DGM’nin, 6§1 maddesi uyarınca  
tarafsız ve bağımsız bir mahkeme olmadığı sonucuna varmaktadır.  
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA  
A. Tazminat  
Bavuran 14.300 Euro tutarında maddi ve manevi zarara uğradığını iddia etmektedir.  
Hükümet bu iddiaya itiraz etmektedir.  
Đddia edilen maddi zarara ilikin olarak AĐHM, AĐHS’ye aykırılık mevcut  
olmadığında, DGM önünde sonuçlanan yargılama usulünün sonucu üzerinde değerlendirmeye  
gitmez. Sonuç olarak bavurana bu bağlamda tazminat verilmesine gerek yoktur (Bkz.  
Findlay-Đngiltere, 25 ubat 1997 tarihli karar, 1997-I, s.284, § 85).  
Đddia edilen manevi zarara gelince AĐHM, dava artlarında, tespit edilen ihlalin  
hakkaniyetli bir tatmin oluturduğuna dikkati çekmektedir (Çıraklar-Türkiye, 28 Ekim 1998  
tarihli karar, 1998-VII, s. 3074, §49).  
AĐHM, bir bavuran hakkında verilen mahkumiyetin, 6§1 maddesine göre tarafsız ve  
bağımsız olmayan bir mahkeme tarafından verildiği sonucuna vardığında, prensip olarak en  
uygun tazminin, zamanında, tarafsız ve bağımsız bir mahkeme tarafından bavuranı yeniden  
yargılamanın olacağına kanaat getirmektedir (sözüedilen Gençel kararı, § 27).  
B. Masraf ve Harcamalar  
Bavuran AĐHM önünde yaptığı masraf ve harcamalar için 4.300 Euro istemektedir.  
Bavuran hiçbir kanıt sunmamaktadır.  
Hükümet bu iddiaya itiraz etmektedir.  
AĐHM, konu hakkında elinde bulunan unsurlar ve içtihadını gözönünde bulundurarak,  
500 Euro tutarının bavurana ödenmesinin uygun olacağına kanaat getirmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK MAHKEME OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavurunun geri kalan kısmının kabul edilebilir olduğuna;  
2. AĐHS’nin 6§1 maddesinin ihlal edildiğine;  
3. Mevcut kararın tek baına manevi tazminat için yeterli olduğuna;  
3
4. a) Bu kararın, AĐHS’nin 44§2 maddesine göre kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL’ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümet’in,  
miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak bavurana masraf ve harcamalar  
için 500 (beyüz ) Euro ödemesine;  
b) Belirtilen süre bitiminden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için, yukarıda  
belirtilen tutara, Avrupa Merkez Bankası’nın kredi faiz oranına yüzde üç puan eklenmek  
suretiyle gecikme faizi uygulanmasına;  
5. Hakkaniyete uygun tazminata ilikin diğer taleplerin reddine karar vermitir.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve 10 Kasım 2005 tarihinde, Đçtüzüğün 77.  
maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmitir.  
4