Baꢀvuran, sözkonusu iddialara karꢀı çıkmaktadır.
AĐHM, Türk Hukuk düzeninin davalı ve davacılara, yargılama süresi hakkında ꢀikayette
bulunabilmeyi sağlayan etkin bir baꢀvuru yolu sunmadığını daha önce tespit etme imkanı
bulduğunu hatırlatmaktadır (Tendik ve diğerleri-Türkiye, baꢀvuru no: 23188/02, 22 Aralık
2005). Sonuç olarak baꢀvuranın, ꢀikayetini çözüme kavuꢀturacak nitelikte bir baꢀvuru
imkanına sahip olduğu ortaya konulmamıꢀtır. Bu durumda, AĐHM, Hükümet’in bu husustaki
itirazını reddetmektedir
Đkinci olarak ise Hükümet, Asliye Ceza Mahkemesinin baꢀvuran hakkında mahkumiyet kararı
vermemesinden dolayı baꢀvuranın AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlali nedeniyle mağdur
olduğunu ileri süremeyeceğini savunmaktadır.
AĐHM, baꢀvuranın ꢀikayetinin yargılamanın hakkaniyetine iliꢀkin olmayıp yargılama süresine
iliꢀkin olduğunu böylece ilgilinin AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlali nedeniyle mağdur olduğunu
ileri sürebileceğini tespit etmektedir. Sonuç olarak Hükümet’in sözkonusu itirazı
reddedilmektedir.
Son olarak, Hükümet, AĐHM’ye, baꢀvurunun, iddianame tarihi olan 4 Mart 1997 tarihi ile
Asliye Ceza Mahkemesi’nin davanın teciline karar verdiği tarih olan 18 Ekim 1999 tarihi
arasındaki dönemi kapsayan kısmının altı ay kuralına riayet edilmemesi nedeniyle
kabuledilemez ilan edilmesi çağrısında bulunmaktadır.
Baꢀvuran, sözkonusu iddiaya karꢀı çıkmaktadır. Baꢀvuran, 18 Ekim 1999 tarihli kararı ile
mahkemenin davayı sonlandırmadığını, 4454 sayılı yasa uyarınca davanın askıya alınmasına
karar verdiğini ileri sürmektedir.
AĐHM, 4454 sayılı yasa uyarınca davanın ertelenmesi kararının alınmasının ardından bir kiꢀi
hakkında yürütülen yargılamanın teoride tekrar baꢀlama olasılığı bulunmakla birlikte, makul
ve objektif bir açıdan bakıldığında, bu olasılığın, sözkonusu dönemden sonraki dönem için
baꢀvuranı özü bakımından etkilemeye devam ettiği ve tecil kararları ile yargılamanın sona
ermediği sonucuna ulaꢀmak için yine de yeterli olmadığını hatırlatmaktadır (Tayfun Koç ve
Musa Tambaꢀ-Türkiye, baꢀvuru no: 46947/99, 24 ꢁubat 2005).
Mevcut davada, 18 Ekim 1999 tarihli tecil kararı, baꢀvuran hakkındaki yargılamaların sonu ve
davanın kapanması olarak kabul edilebilir. Sonuç olarak, yargılamanın sözkonusu dönemi ile
ilgili olarak, altı ay süresi 18 Ekim 1999 tarihinden itibaren iꢀlemeye baꢀlamıꢀtır. Baꢀvurunun
25 Mart 2003 tarihinde sunulması muvacehesinde AĐHM, AĐHS’nin 35. maddesinin 1. ve 3.
paragraflarına uygun olarak baꢀvurunun bu kısmını kabuledilemez ilan etmektedir.
Baꢀvurunun geri kalan kısmı ile ilgili olarak AĐHM, hiçbir kabuledilemezlik unsuru tespit
etmediğini dolayısıyla baꢀvurunun kabuledilebilir nitelikte olduğu belirtmektedir.
B. Esas
1. Dikkate alınacak döneme iliꢀkin
Yukarıda ulaꢀılan sonuç göz önüne alındığında sözkonusu yargılamada dikkate alınacak
dönem baꢀvuranın ertelenen yargılamasının görülmeye baꢀlamasını talep ettiği tarih olan 29
3