riskiyle karꢀı karꢀıya kalacağını ifade ettiği bir belge sunduğunu gözlemlemektedir. AĐHM,
ayrıca, Hükümet’in bu iddiaların doğru olup olmadığını incelemediğini gözlemlemektedir. Bu
nedenle, AĐHM, baꢀvuranın Tunus’taki Ennahda’nın üyesi olduğuna dair herhangi bir ꢀüphe
bulunmadığı kanaatine varır.
Bu bağlamda, AĐHM, yukarıda adı geçen Saadi kararında, Uluslararası Af Örgütü ile
Đnsan Hakları Đzleme Örgütü raporlarında Tunus’ta rahatsız edici bir durumun mevcut
olduğunun belirtildiğini gözlemlemiꢀtir. AĐHM, söz konusu raporlarda, terörle suçlanan
kiꢀilere iꢀkence edildiği ve kötü muamelede bulunulduğuna dair çok sayıda vaka
bulunduğundan bahsedildiğini kaydetmiꢀtir (Saadi). AĐHM, bu davada, Saadi kararında
yapmıꢀ olduğu tespitlerden ayrılmasını gerektirecek herhangi bir gerekçe bulunmadığı
kanaatindedir.
AĐHM, ayrıca, baꢀvuranın 24 Ocak 2008 tarihinde Đstanbul Ağır Ceza Mahkemesi
önünde, 25 Ocak 2008 tarihinde polise verdiği ifadesi sırasında, Tunus’ta kötü muameleye
maruz kalacağı riski taꢀıması nedeniyle oraya geri dönmek istemediğini belirttiğini
gözlemlemektedir. Baꢀvuran, polise verdiği ifadesinde, ayrıca, BMMYK’ye yeniden
baꢀvurduğunu kaydetmiꢀtir. Bununla birlikte, 5 Mart ve 17 Ekim 2008 tarihli belgelere göre,
ulusal makamlar, baꢀvuranın iddialarını incelemeden sınırdıꢀı edilmesini planlamıꢀlardır.
Ayrıca, Hükümet, baꢀvuranın Kasım 2009’dan önce geçici sığınma talebiyle ilgili olarak
kendisiyle görüꢀülmediği iddiasına cevap vermemiꢀ ve söz konusu incelemeye iliꢀkin
herhangi bir belge sunmamıꢀtır. Hükümet, yalnızca, baꢀvuranın El-Kaide üyesi olmakla
suçlandığı, bu nedenle de Türkiye’deki ulusal güvenlik ve kamu düzeni için tehlike
oluꢀturduğu gerekçesiyle geçici sığınma talebinin reddedildiğini belirtmiꢀtir. AĐHM,
AĐHS’nin 3. maddesinin mutlak niteliğini hatırlatır: bir devletin sorumluluğunun 3. madde
kapsamına girip girmediği değerlendirilirken, - sözkonusu muamele baꢀka bir devlet
tarafından uygulanmıꢀ olsa dahi -kötü muamele görme riski ile sınırdıꢀı etme nedenlerini
karꢀılaꢀtırmak mümkün değildir. Đlgili kiꢀinin eylemleri, her ne kadar hoꢀ karꢀılanmasa veya
tehlike arz etse de, göz önüne alınamaz (Chahal / Birleꢀik Krallık, 15 Kasım 1996; Hüküm ve
Karar Raporları 1996-V; Saadi; Abdolkhani ve Karimnia).
Bu koꢀullar altında, AĐHM, ulusal makamların baꢀvuranın iddialarını inceleyip
AĐHS’nin 3. maddesinin gereklerini göz önünde bulundurdukları konusunda ikna olmamıꢀtır.
Sığınma talebinin nedenleri konusunda baꢀvuranla görüꢀmek ve siyasi görüꢀleri nedeniyle
karꢀı karꢀıya kalabileceği riski değerlendirmek BMMYK’ye düꢀmüꢀtür.
AĐHM, baꢀvuranın Tunus’a iadesi halinde karꢀılaꢀabileceği risklerle ilgili olarak
BMMYK’nin vardığı sonucu göz önünde bulundurmalıdır (Jabari / Türkiye, no. 40035/98;
N.A. / Birleꢀik Krallık, no. 25904/07; Abdolkhani ve Karimnia). AĐHM, bu bağlamda,
BMMYK baꢀvuran ile görüꢀtüğünde, baꢀvuranın korkularının inanılırlığını ve ülkesindeki
koꢀullara dair verdiği ifadenin doğru olup olmadığını test etme fırsatına sahip olduğunu
gözlemlemektedir. Söz konusu görüꢀmenin ardından, BMMYK, baꢀvuranın kendi ülkesinde
zulüm görme tehlikesi bulunduğunu tespit etmiꢀtir.
BMMYK’nin değerlendirmesi ıꢀığında, AĐHM, baꢀvuranın ülkesine iade edilmesi
halinde 3. madde kapsamındaki haklarının ihlal edileceğine inanmak için esaslı gerekçelerin
mevcut olduğu kanaatine varmıꢀtır.
Baꢀvuranın AĐHS’nin 13. maddesi kapsamındaki ꢀikayetiyle ilgili olarak, AĐHM,
baꢀvuranın Tunus’ta kötü muamele ve ölüm riskiyle karꢀı karꢀıya kalacağı yönündeki
6