COUNCIL  
AVRUPA  
OF EUROPE  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
DA/TÜRKĐYE  
(B a vuru no. 74411/01)  
KARAR  
STRAZBURG  
8 Kasım 2005  
Sözkonusu karar AĐHS’nin 44§2. maddesi uyarınca kesinlik kazanacaktır. Ancak ,ekle ilikin  
değiiklik yapılabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Da/Türkiye davasında,  
Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (Đkinci Daire),  
Sn. J. – P. COSTA , Bakan,  
Sn. A.B. BAKA,  
Sn. R. TÜRMEN,  
Sn. K. JUNGWIERT,  
Sn. M. UGREKHELIDZE,  
Sn. D. JOČIENĖ,  
Sn. D. POPOVIČ, yargıçlar,  
Ve Bölüm Sekreteri Sn. M. O’BOYLE’nin katılımı ile Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi  
Heyeti olarak toplanmı,  
18 Ekim 2005 tarihindeki gizli görüme sonucunda,  
Yukarıda anılan tarihte benimsenmiolan aağıdaki karara varmıtır:  
OLAYLAR  
I. DAVA OLAYLARI  
7. Bavuran, 1953 doğumlu olup bavurusunu sunmuolduğu sırada Nazilli  
Cezaevi’nde hapis cezası çekmekteydi.  
8. 5 Ocak ve 30 Haziran 1994 ve 11 Temmuz 1995 tarihlerinde Đzmir DGM  
Cumhuriyet Savcısı, bavuranın PKK ile bağlantısı olduğundan üphe edildiği için tutuklama  
kararı çıkarmıtır.  
9. Bavuran, 23 Mayıs 2001 tarihinde Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü polis  
memurlarınca yakalanmıve gözaltına alınmıtır.  
10. Belirsiz bir günde1, bavuranın ei Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı’na bir dilekçe  
sunmuve einin nerde tutulduğuna ve ne zaman Cumhuriyet Savcısı huzuruna çıkarılacağına  
dair bilgi istemitir.  
11. Hükümet bavuranın, yakalandığı gün ve 24 ve 25 Mayıs 2001 tarihlerinde,  
Diyarbakır Devlet Hastanesi’nde muayene edildiğini belirtmitir.  
12. 25 Mayıs 2001 tarihinde bavuran, Đzmir Emniyet Müdürlüğü polis memurlarına  
teslim edilmitir. Aynı gün Đzmir DGM Cumhuriyet Savcısı, bavuranın gözaltı süresinin 28  
Mayıs 2001 tarihine kadar uzatılmasına karar vermitir.  
1 Dilekçe, 17 Mayıs 2001 tarihlidir. Đçeriğini gözönünde bulunduran AĐHM, tarihin yazıcıya ait bir hatadan  
kaynaklanmıolduğu kanısındadır.  
2
13. Aynı gün 14.50’de bavuran, Atatürk Hastanesi’nde bir doktor tarafından muayene  
edilmitir.  
14. 26 Mayıs 2001 tarihinde bavuranın, arivlerde bulunan fotoğraflara bakarak  
ifadelerinde sözetmiolduğu diğer üphelileri tehis etmesi istenmitir. Bavuran ve dört polis  
memuru tarafından imzalanmıtehis raporuna göre, bavuranın önceden sorgulanmıolduğu  
ve okuma yazma bilmediği anlaılmaktadır. 27 Mayıs 2001 tarihinde Đzmir Emniyet  
Müdürğü Terörle Mücadele ubesi’nde görevli iki polis memuru tarafından bavuranın  
ifadesi alınmıtır.  
15. Bavuran, 28 Mayıs 2001 tarihinde, 13.05’te, Atatürk Hastanesinde bir doktor  
tarafından muayene edilmitir.  
16. Aynı tarihte, bavuran, Đzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı’nın ve Đzmir  
Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin huzuruna çıkarılmıtır. Đzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi,  
bavuranın kaçma riski olduğunu değerlendirdiği için tutuklu yargılanmasına karar vermitir.  
17. 9 Mayıs 2002 tarihinde, bavuran, bir terör örgütüne üye olmaktan mahkum  
edilmi(Ceza Kanunu’nun 168 § 2. maddesi) ve on iki yıl, altı ay hapis cezasına  
çarptırılmıtır.  
II. ĐLGĐLĐ ĐÇ HUKUK VE UYGULAMA  
18. Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 128. maddesinin dördüncü paragrafı (18  
Kasım 1992 tarihli 3842/9 sayılı Kanun ile yapılan değiiklikle), yakalanan ve/veya yakalama  
süresinin uzatılmasına ilikin Cumhuriyet Savcısı’nın yazılı emir verdiği bir kiinin, serbest  
bırakılmayı sağlamak için sulh hakimine bavurabileceğini ve haklı bulunursa serbest  
bırakılabileceğini öngörür. 6 Mart 1997 tarihindeki değiiklikleri müteakip, yukarıda belirtilen  
madde Devlet Güvenlik Mahkemelerindeki ilemlere uygulanabilir hale gelmitir.  
HUKUK  
I. AĐHS’NĐN 5 § 3. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
19. Bavuran, AĐHS’nin 5 § 3. maddesine aykırı olarak, hemen bir yargıç önüne  
çıkarılmamıolduğunu iddia etmitir. Sözkonusu madde öyledir:  
“Bu maddenin 1.c fıkrasında öngörülen koullara uyarınca yakalanan veya tutulu  
durumda bulunan herkes hemen bir yargıç veya adli görev yapmaya yasayla yetkili kılınmıꢀ  
diğer bir görevli önüne çıkarılır;”  
A. Kabuledilebilirlik  
20. Hükümet, AĐHM’den, AĐHS’nin 35 § 1. maddesi uyarınca iç hukuk yollarını  
tüketme artına uymadığı gerekçesiyle kabuledilmez olduğu için ikayeti reddetmesini talep  
etmitir. Hükümet, bavuranın, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 128. maddesine  
uygun olarak, polis nezaretindeki tutukluluk süresine itiraz edebileceğini iddia etmitir.  
3
Bavuranın, ayrıca, kanun dıı yakalanan veya tutuklanan kiilere tazminat verilmesine ilikin  
466 sayılı Kanun’a uygun olarak tazminat talep edebileceğini ileri sürmütür.  
21. AĐHM, benzer davalarda, Hükümet’in ön itirazlarını incelemiolduğunu ve  
bunları reddettiğini yineler ( bkz., özellikle, Öcalan Türkiye [BD], no. 46221/99, §§ 66-71,  
AĐHM 2005-…). AĐHM, bu davada, yukarıda belirtilen bavuruda verdiği hükümlerden farklı  
bir hüküm vermesini gerektirecek özel bir durum görmemektedir.  
22. Yukarıda belirtilenlerin karısında, AĐHM, Hükümet’in ön itirazını reddeder.  
23. AĐHM, bavurunun, AĐHS’nin 35 § 3. maddesi anlamı dahilinde, temelsiz  
olmadığını kaydeder. AĐHM, ayrıca, ikayetin herhangi bir diğer nedenle de kabuledilmez  
olmadığını kaydeder. Dolayısıyla, kabuledilebilir ilan edilmelidir.  
B. Esaslar  
24. Hükümet, olayların geçtiği zamanda, Devlet Güvenlik Mahkemelerinin yargı  
yetkisi dahilindeki suçlar için polis nezaretindeki tutukluluk süresinin dört günle sınırlı  
olduğunu, ancak, savcının talebi üzerine ve yargıcın onayı ile bu sürenin yedi güne kadar  
uzatılabileceğini kaydetmitir. Bavuranın tutukluluk süresinin, 23 Mayıs 2001 tarihinde saat  
18.00’de baladığını ve 25 Mayıs 2001 tarihine kadar devam ettiğini iddia etmitir. Bavuran,  
daha sonra, 14.30 sıralarında, Đzmir Emniyet Müdürlüğü polis memurlarına teslim edilmitir.  
Hükümet, bavuranın, dört gün ve on dokuz saatlik bir süre için tutulu bulundurulduğunu ve  
bavuranın Đzmir’e naklinin gerekli ve kaçınılmaz olduğunu iddia etmitir. Hükümet,  
bavuran hakkındaki ciddi iddiaları gözönünde tutarak iki günlük bir uzatmanın mantıksız  
olmadığını belirtmitir. Bavuranın tutukluluğunun 28 Mayıs 2001 tarihinde öğleden sonra  
sona erdiğini belirtmitir. Hükümet, AĐHM içtihadına, özellikle Karakurt – Türkiye kararına  
((karar), no. 45718/99, 29 Ocak 2002), atıfta bulunmutur.  
25. Bavuran, 23 Mayıs 2001 tarihinde saat 15.00’te yakalanmıolduğunu iddia  
etmitir. Hakkındaki suçlamaların, 1993 ve 1995 yılları arasında yer alan olaylara ilikin  
olduğunu ve kendi ifadeleri dıında hakkındaki davanın zaten tamamlanmıolduğunu ileri  
sürmütür. Ayrıca, 28 Mayıs 2003 tarihinde değil, 27 Mayıs 2003 tarihinde, diğer üphelileri  
tehis etmesinden önce, sorgulandığını ileri sürmütür. Üç günden fazla polis nezaretinde  
tutulmasına gerek olmamıolduğunu iddia etmitir. Son olarak, bavuran, nakiller ve  
yolculuk için harcanan sürenin tutukluluk süresinin bir parçası olarak sayılmadığını ifade  
etmive bir yargıç önüne çıkarılmadan begün tutuklu bulundurulduğunu yinelemitir.  
26.AĐHM, terör suçları üphesiyle dört gün altı günden fazla bir süreye kadar polis  
gözaltında tutulan kiilerle ilgili olarak 5 § 3. maddenin ihlal edildiğini tespit ettiğini not eder  
(bkz. örneğin, Brogan ve Diğerleri – Đngiltere, 29 Kasım 1988 kararı, Seri A, no. 145-B,  
ss.31-32, §§ 55-62; Dikme – Türkiye, no. 20869/92, §§ 60-67, AĐHM-VIII).  
27.Bu davada, bavuran, yaklaık dört gün yirmi saat boyunca hakim huzuruna  
çıkarılmadan tutulu bulundurulmutur (23 Mayıs 2001’de yaklaık saat 3 veya 6’dan, 28  
Mayıs 2001’de yaklaık 2’ye kadar). AĐHM, bu davada, polis tarafından alınan – bavuranın  
ifadesini almak, kendisini Đzmir’e göndermek ve kendisine fotoğraflar göstererek baka  
üphelileri belirlemek gibi - sınırlı tedbirlerin, bavuranı daha erken tarihte bir hakim  
huzuruna çıkarmamayı haklı gösterecek bir gerekçe tespit etmemitir.  
4
28.Dolayısıyla, AĐHS’nin 5 § 3. maddesi ihlal edilmitir.  
II.AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI  
29.AĐHS’nin 41. maddesine göre:  
“Mahkeme ibu Sözleme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek  
Sözlemeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği  
takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”  
A.Tazminat  
30.Bavuran, 4.000 Euro manevi tazminat talep etmitir.  
31.Hükümet bu meblağa itiraz etmitir.  
32.Đçtihadını dikkate alarak ve eitlik temelinde değerlendirme yaparak, AĐHM,  
bavurana, 500 Euro manevi tazminat ödenmesine karar vermitir.  
B.Mahkeme masrafları  
33.Bavuran ayrıca, yerel mahkemelerde ve Strazburg Mahkemesi’ndeki yargılama  
masrafları için 3.000 Euro talep etmitir. Bu talebi ile ilgili olarak hiçbir makbuz sunmamıtır.  
34.Hükümet bu meblağa itiraz etmitir.  
35.Elindeki bilgileri dikkate alarak, AĐHM, bavuranın yerel mahkemelerde yapılan  
yargılama masraflarına ilikin talebini reddetmive AĐHM’deki yargılama için1.000 Euro  
ödenmesinin uygun olacağı kanısına varmıtır.  
C.Gecikme faizi  
36. AĐHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere  
uygulağı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar  
vermitir.  
YUKARIDAKĐ GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1.Bavurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2.AĐHS’nin 5 § 3. maddesinin ihlal edildiğine;  
3.(a)Sorumlu Devlet’in, AĐHS’nin 44 § 2. maddesi uyarınca kararın kesinletiği tarihten  
itibaren üç ay içinde, bavurana, ödeme tarihinde geçerli olan kur üzerinden sorumlu  
Devlet’in para birimine çevrilerek,  
(i)500 Euro (beyüz Euro) manevi tazminat;  
(ii)mahkeme masrafları için 1.000 Euro (bin Euro) ve  
(iii)uygulanabilecek her türlü vergiyi ödemesine;  
5
(b) yukarıda anılan üç aylık sürenin aılmasından ödeme gününe kadar geçen süre için Avrupa  
Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle  
elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;  
4. Bavuranın adil tazmin talebinin kalan kısmının reddine  
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đngilizce hazırlanmı, Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 77 §§ 2. ve 3. maddeleri uyarınca 8  
Kasım 2005 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmitir.  
S. DOLLE  
J.-P COSTA  
Yazı Đꢀleri Müdürü  
Bakan  
6