"Hiç kimse iꢀkenceye, insanlık dıꢀı ya da onur kırıcı ceza veya iꢀlemlere tabi tutulamaz."
28. Baꢀvuranlar uğradıkları mağduriyetin iꢀkenceye tekabül ettiğini iddia etmiꢀlerdir. Bu
bağlamda, birinci baꢀvuran Đstanbul Emniyet Müdürlüğünün terörle mücadele ꢀubesinde 6
gün boyunca göz altında tutulurken boğazının sıkıldığını, dövüldüğünü tekmelendiğini,
kollarından yüksek bir yere asıldığını, gözaltında kaybolanlarla aynı kaderi paylaꢀacağını
söyleyen polis memurları tarafından tehdit edildiğini öne sürmüꢀtür. Đkinci baꢀvuran yedi
günlük göz altı süresi boyunca gözlerinin bağlandığını, kafasına, midesine, karnına sert bir
biçimde vurulduğunu, kollarından asıldığını ve teslislerinin sıkıldığını ileri sürmüꢀtür. Ayrıca
adı geçen, cinsel organlarına ve parmak uçlarına elektrik veren polisler tarafından, elektrik
akımının vücutta dolaꢀması için bir sandalyeye oturtulduğunu da öne sürmüꢀtür. Ayrıca,
hücresinde aꢀırı yüksek sesli müzik dinlemek zorunda bırakıldığını da iddia etmiꢀtir. Her iki
baꢀvuran da cezaevi doktorunun hazırladığı, çürüklere ve incinmelere iꢀaret eden rapora atıfta
bulunmuꢀlardır. Đlk muayene raporu ile sonraki raporlar arasındaki çeliꢀkiler hususunda
baꢀvuranlar Đstanbul Adli Tıp Enstitüsü’nde yapılan 5 Mayıs 1995 tarihindeki muayeneden
sonra gözaltında bir gün daha geçirdiklerine ve polis nezaretinden, cezaevine 6 Mayıs 1995
tarihinde geçtiklerine dikkat çekmiꢀlerdir (bkz üstte 18. paragraf).
29. Hükümet, baꢀvuranların iddialarının dayanaksız olduğunu ve baꢀvuranların öne sürdükleri
iꢀkence iddialarını destekleyecek somut kanıtlar gösteremediklerini belirtmiꢀtir. Hükümet,
baꢀvuranların vücutlarında herhangi bir darp izine rastlanmadığına iliꢀkin olarak Đstanbul Adli
Tıp Enstitüsünün hazırladığı rapora dikkat çekmiꢀtir. Hükümet'e göre, Cezaevi doktoru
tarafından tespit edilen çürükler, yetkililerin sorumluluk taꢀımadığı baꢀka durumlardan
kaynaklanmıꢀ olmalıdır. Bu bağlamda, Hükümet, baꢀvuranların birinci muayeneden sırasıyla
16 ve 30 gün sonra ikinci bir muayeneden geçirildiğine dikkat çekmiꢀtir. Bu süre,
baꢀvuranların diğer PKK'lılarla birlikte Bayrampaꢀa E-tipi cezaevinde geçirdikleri süreye
tekabül etmektedir. Hükümet'e göre, bu iddialar güvenlik güçlerinin teröre karꢀı verdikleri
mücadeledeki ꢀevklerini kırma amacı taꢀımaktadır.
30. Mahkeme, sağlık durumu iyi bir ꢀekilde gözaltına alınan bir bireyin serbest bırakıldığında
çeꢀitli darp ve cebir izleri taꢀıması durumunda, Devletin bu izlerin nedenine iliꢀkin makul bir
açıklama getirmek ve mağdurların iddialarını -hele bir de bu iddialar tıbbi raporlarla
desteklenmiꢀse- çürüten kanıtlar ileri sürmek yükümü taꢀıdığını tekrarlar (bkz. Selmouni-
Fransa [GC], no.25803/94, § 87, ECHR 1999-V; 18 Aralık 1996 tarihli Aksoy-Türkiye kararı,
Reports ofJudgments and Decisions 1996-VI, s. 2278, § 62; 27 Ağustos 1992 tarihli Tomasi-
Fransa kararı, Series A no. 241-A, ss.40-41, §§ 108-111; ve 4 Aralık 1995 tarihli Ribitsch-
Avusturya kararı, Series A no. 336, s.26, § 34).