AİHM, yerleşik içtihadından doğan kıstaslar (Bkz. özellikle Sakık ve diğerleri kararı, no:
2623–2624, § 44) ve sunulan deliller ışığında yapılan şikayetlerin esastan incelenmesi
gerektiğini kaydetmektedir. Başvurunun kabuledilemez bulunması için hiçbir gerekçe tespit
edilmemiştir.
B. Esas hakkında
1. AİHS’nin 5 § 3. maddesi hakkındaki şikayet
Başvuran yakalanmasının ardından hemen yetkili bir hakim karşısına çıkarılmadığından
yakınmaktadır.
Hükümet, başvurana uygulanan gözaltı süresinin olayların meydana geldiği dönemde
yürürlükte bulunan Kanun’a uygun olduğunu, isnat edilen suçun niteliğinin bu sürecin
uzatılmasını gerektirdiğini savunmakta, ayrıca 3 Ekim 2001 tarihinde gerçekleştirilen
Anayasal değişikliğinden bu yana gözaltı süresinin dört gün olduğunu sözlerine eklemektedir.
AİHM, 5. maddenin AİHS sistemi içinde Devletin keyfi uygulamaları karşısında bireyin
korunması açısından temel bir hakkı güvence altına aldığını hatırlatmaktadır. Benzer bir
müdahaleye getirilen hukuki denetim 5 § 3. maddede yer alan, keyfi uygulama riskini
olabildiğince indirgeme ve hukukun üstünlüğünü sağlama gibi temel bir unsuru
oluşturmaktadır (Bkz. sözü edilen Sakık ve diğerleri, 2623–2624, § 44).
AİHM, geçmişte de birçok defa yetkililerin terör suçlarına ilişkin soruşturmalarda özel
sorunlarla karşılaştıklarını kabul etmiştir (Bkz. diğerleri arasında, Brogan ve diğerleri-
İngiltere kararı, 29 Kasım 1988, seri: A 145-B, s.33 § 61, Sakık ve diğerleri-Türkiye kararı,
s.2623, § 44 ve Dikme-Türkiye kararı, no: 20869/92, AİHM 2000-VIII). Bununla birlikte bu
durum 5. madde uyarınca, yetkililere terör suçu işlendiğini belirttikleri her durumda zanlıları
iç hukuk mercilerinin ve Sözleşme Organlarının kontrolü dışında tutuklama ve gözaltına alma
serbestisi tanımamaktadır (Bkz. mutatis mutandis, sözü edilen Dikme kararı, s. 206, § 64).
AİHM, daha önce de 5 § 3. maddede belirlenen kati sınırların ötesinde, teröre karşı işlenen
kolektif suçların cezalandırılması amaçlansa dahi hukuki denetim olmaksızın gözaltı süresinin
dört gün altı saat olduğu sonucuna varmıştır (Bkz. sözü edilen Brogan ve diğerleri kararı, s.
33, § 62).
Mevcut başvuruda başvuranın gözaltı süresi 4 Kasım 1997 tarihinde başlamakta ve ilgilinin
sulh hakimi tarafından dinlenildiği 11 Kasım 1997 tarihinde sona ermektedir, bu süre yedi
gündür.
Başvuranın itham edildiği fiillerde terörle bir bağlantısı olduğu farz edilse dahi AİHM, hukuki
denetim olmadan yedi günlük gözaltı süresini kabul edememektedir.
Bu nedenle, AİHS’nin 5 § 3. maddesi ihlal edilmiştir.
2. AİHS’nin 5 § 4. maddesi hakkındaki şikayet
Başvuran gözaltı süresinin yasallığına karşı çıkacak başvuru yolunun bulunmadığından
şikayetçi olmaktadır.
3