AĐHM, sözkonusu davada, yukarıda bahsi geçen Göç davasında vermiꢀ olduğu
karardan ayrılmasını gerektirecek herhangi bir özel koꢀul bulunmadığı kanaatindedir.
Buna göre, AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
B. Gözaltında avukat yardımından yararlanma
1. Kabuledilebilirlik
Hükümet, ilk olarak, baꢀvuranın yerel mahkemelerce yürütülen yargılamanın hiçbir
aꢀamasında avukat yardımından yararlanma hakkından yoksun bırakıldığı konusunda
ꢀikayetçi olmadığını, bu nedenle AĐHS’nin 35/1 maddesinde öngörülen iç hukuk yollarının
tüketilmesi ꢀartının yerine getirilmediğini ileri sürmüꢀtür. Hükümet, gözaltı süresinin 20
Nisan 2000 tarihinde sona erdiğini, ancak 8 Aralık 2001 tarihinde AĐHM’ye baꢀvurulduğunu
belirterek, baꢀvurunun bu kısmının altı aylık sürenin dıꢀında dile getirildiğini ileri sürmüꢀtür.
AĐHM, baꢀvuranın avukata eriꢀim hakkına getirilen kısıtlamanın 3842 sayılı Kanun’un
31. maddesine uygun olduğunu ve Devlet Güvenlik Mahkemelerinin yetki alanına giren bir
suçla bağlantısı nedeniyle gözaltında tutulan herkese bu kısıtlamanın uygulandığını
kaydetmektedir. AĐHM, ayrıca, dava dosyasındaki belgelerden, baꢀvuranın avukatının 20
Nisan 2000’de Đzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı’na baꢀvurarak
baꢀvuranı görmeyi talep ettiğini, ancak bu talebin reddedildiğini gözlemlemektedir. Ayrıca,
baꢀvuranın avukatı, 4 Aralık 2000’de Đzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi’ne sunduğu
dilekçede, baꢀvuranın avukata eriꢀim hakkına getirilen kısıtlamanın AĐHS’nin 6. maddesinin
bir ihlali olduğunu belirtmiꢀtir. Buna göre, AĐHM, Hükümet’in iç hukuk yollarına iliꢀkin
yapmıꢀ olduğu ön itirazı reddeder.
AĐHM, baꢀvuranın altı ay kuralına uymadığı yönündeki itirazla ilgili olarak,
yargılamanın adil olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın bütünlüğünün dikkate
alınması gerektiğini hatırlatır (John Murray / Birleꢀik Krallık, Hüküm ve Karar Raporları
1996-I). Sözkonusu davada, baꢀvuran, Yargıtay’ın vermiꢀ olduğu nihai karardan sonraki altı
ay içerisinde AĐHM’ye baꢀvurmuꢀtur. Dolayısıyla, baꢀvuran, AĐHS’nin 35/1 maddesinde
öngörüldüğü gibi altı ay içerisinde AĐHM’ye baꢀvurmuꢀtur. Sonuç olarak, bu itiraz da
kabuledilemez niteliktedir.
2. Esas
Baꢀvuran, gözaltındayken avukata eriꢀim hakkına getirilen kısıtlamanın adil
yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüꢀtür. Baꢀvuran, yerel mahkeme kararının, avukatı
olmaksızın tetkik hakimi huzurunda vermiꢀ olduğu ifadeye dayandığını iddia etmiꢀtir.
Hükümet, baꢀvuranın yargılama sırasında bir avukat tarafından temsil edildiğini ve
mahkumiyetin tek dayanağının tetkik hakimi huzurunda verilen ifade olmadığını iddia
etmiꢀtir.
AĐHM, Salduz davasında belirlediği temel ilkeleri hatırlatır. AĐHM, sözkonusu kararı
bu ilkeler ıꢀığında inceleyecektir.
AĐHM, sözkonusu davada, baꢀvuranın avukata eriꢀim hakkına getirilen kısıtlamanın
sistematik olduğunu ve Devlet Güvenlik Mahkemelerinin yetki alanına giren bir suçla
3