C O N S E I L D E  
L ' E U R O P E  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
3. DAĐRE  
ÇĐLOĞLU VE DĐĞERLERĐ - TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 50967/99)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
28 Ekim 2004  
Đꢀbu karar Sözleme’nin 44 / 2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecek  
olup ekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2004. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
ÇĐLOĞLU VE DĐĞERLERĐ v. TÜRKĐYE  
(Mülkiyet Hakkı Đhlali Đddiası)  
Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi 3. Daire Kararı  
Bakan: G. Ress, Üyeler: L. Caflisch, R. Türmen, B. Zupančič, H.S. Greve,  
K. Traja ve A. Gyulumyan  
Bavuru No: 50967/99  
Karar Tarihi: 28 Ekim 2004  
Karayolları Genel Müdürlüğü, bavuru sahiplerine ait olan bazı arazileri  
kamulatırmıtır. Bavuru sahipleri ise, kamulatırma bedellerinin yetersiz  
olduğu iddiasıyla mahkemeye bavurmulardır. Karayolları Genel Müdürlüğü,  
yerel mahkemece tespit edilen ve Yargıtay tarafından onaylanan ek tazminat  
bedellerini geç ödemitir. Bavuru sahipleri de geç ödeme ve yüksek enflasyon  
sebepleri ile mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek Mahkeme’ye  
bavurmulardır.  
Mahkeme ise, oybirliğiyle;  
1. 1. No.lu Protokolün 1. maddesi bağlamında ileri sürülen ön itirazla ilgili  
olarak bavurunun kabul edilebilir olduğuna ve diğer ikâyetlerin kabul edilemez  
olduğuna;  
2. 1 No.lu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3. Bir ihlal tespitinin manevi zarar için yeterli bir tazmin biçimi olduğuna;  
4.  
a) Sözleme’nin 44/2. maddesi uyarınca, sorumlu Devlet’in, kararın  
kesinlemesinden sonra üç ay içerisinde, tüm vergiler dâhil olmak ve  
ödeme tarihinde Türk Lirasına çevrilmek üzere bavuru sahiplerine  
maddi tazminat olarak aağıdaki miktarları ödemesine;  
i) 99.000 Euro;  
ii) Harcama ve masraflar için ise 500 Euro;  
b) Gecikme faizi oranının, Avrupa Merkez Bankası’nın uygulamıꢀ  
olduğu faiz oranın % 3 fazlası olarak hesaplanmasına;  
5. Hakkaniyete dair diğer taleplerin reddine karar vermitir.  
DAVADA ATIF YAPILAN DĐĞER KARARLAR  
1. Aka v. Türkiye, 23 Eylül 1998.  
2. Akkuv. Türkiye, 9 Temmuz 1997.  
3. Garcia Ruiz v. Đspanya, no. 30544/96.  
4. Mantovanelli v. Fransa, 18 Mart 1997.  
PROSEDÜR  
1. Dava, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına Đlikin  
Sözleme’nin (Sözleme) eski 25. maddesi uyarınca, Türk vatandaları olan Ali  
Đhsan Çiloğlu, Mustafa Çiloğlu ve Mehmet Üzel tarafından (bavuru sahipleri) 2  
Ağustos 1999 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti aleyhine Avrupa Đnsan Hakları  
Komisyonu’na (Komisyon), sunulan 5096799 sayılı bir bavurudan  
kaynaklanmaktadır.  
2. Bavuru sahiplerini, Ankara Barosu avukatlarından S. Ulus temsil etmektedir.  
Türk Hükümeti (Hükümet) herhangi bir görevli atamamıtır.  
OLAYLAR  
I. OLAYI MEYDANA GETĐREN ARTLAR  
4. Bavuru sahipleri sırasıyla 1940, 1947 ve 1937 doğumludurlar ve Afyon’da  
ikamet etmektedirler.  
5. 13 Eylül 1995 tarihinde Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM), bavuru  
sahiplerinin bazı gayrimenkullerini kamulatırmıtır.  
6. KGM tarafından belirlenen kamulatırma bedelini kabul etmeyen bavuru  
sahipleri, bu bedelin arttırılması için mahkemeye bavurmulardır.  
7. 22 Mayıs 1997 tarihli kararında mahkeme, bavuru sahiplerini haklı bularak,  
kamulatırma bedelini 19.923.726.400 Türk Lirası olarak belirlemive bu  
bedellere yasal faizin uygulanmasına karar vermitir. Mahkeme, kararını 23  
Aralık 1996 ve 10 Mayıs 1997 tarihli bilirkii raporlarına dayanarak vermitir.  
8. 20 Ekim 1997 tarihli kararında Yargıtay, ilk derece mahkemesinin vermiꢀ  
olduğu kararı, tartıma konusu araziler üzerinde hazırlanan bilirkii raporlarının  
ilk derece mahkemesi tarafından incelenmediği gerekçesiyle bozmutur. Aynı  
zamanda bilirkiilerin devalüasyon oranlarını hatalı olarak ele aldıklarını  
belirtmitir.  
9. 22 Ocak 1998 tarihli kararında, yeni bir bilirkii raporuna dayanarak ilk derece  
mahkemesi, ihtilaflı arazinin özelliklerini de inceleyerek daha önceki kararını  
tekrarlatır.  
10. 20 Mayıs 1998 tarihli kararı ile Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını,  
Yargıtay’ın daha önce vermiolduğu bozma kararındaki gerekçelerin dikkate  
alınmaması sebebi ile tekrar bozmutur.  
11. 20 ve 23 Kasım 1998 tarihinde ek tazminat miktarları konusunda birbirine  
yakın sonuçlar içeren farklı komitelerden oluan iki bilirkii raporu  
hazırlanmıtır.  
12. 26 Kasım 1998 tarihli kararında mahkeme, bu raporlara dayanarak, ek  
tazminat miktarını 10.759.109.640 Türk Lirası olarak belirlemitir.  
13. 8 ubat 1999 tarihinde Yargıtay bu kararı onamıtır.  
14. 29 Temmuz 1999’da KGM kamulatırma bedellerini ödemitir.  
II. ĐLGĐLĐ ĐÇ HUKUK VE UYGULAMASI  
15. Bu bölüm Akkuv. Türkiye (9 Temmuz 1997, par. 13-16) ve Aka v. Türkiye  
(23 Eylül 1998, par. 17-25) kararlarında verilmitir.  
HUKUKĐ BOYUT  
I. 1 NO.LU PROTOKOLÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLALĐ ĐDDĐALARI  
16. Bavuru sahipleri, KGM’nün kamulatırma bedellerinin gecikmeli olarak  
ödemesi ve Türkiye’deki yüksek enflasyon oranları sebebiyle kendilerine ödenen  
miktarın değer kaybettiğinden ikâyet etmekte ve 1 No.lu Protokolün 1.  
maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmektedirler:  
“Her gerçek ve tüzel kiinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı  
gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı  
sebebiyle ve yasada öngörülen koullara ve uluslararası hukukun genel  
ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.  
Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak  
kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da baka katkıların veya para  
cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama  
konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”  
A. Kabul Edilebilirlik Hakkında  
17. Hükümet, bavuru sahiplerinin Sözleme’nin 35. maddesi gereğince iç hukuk  
yollarını tüketmeden Mahkeme’ye bavurduklarını belirtmitir. Bununla beraber  
yerel mahkemelerde süreç hala devam etmektedir.  
18. Bavuru sahipleri, Hükümetin bu iddiasını kabul etmemilerdir.  
19. Mahkeme, yerel mahkemeler arasındaki yasal oranlar arasındaki ihtilafa  
dikkat çekmive bu aamada yapılacak herhangi bir bavurunun bu durumu  
düzeltmesinin mümkün olmadığını belirtmitir.  
20. Hükümetin, ikinci itirazı ile ilgili olarak Mahkeme, son yerel kararın  
Yargıtay’ın 8 ubat 1999 tarihli kararı olduğunu ve mevcut bavurunun da 2  
Ağustos 1999 tarihinde yapıldığını hatırlatmıtır.  
21. Bu sebeplerle, Mahkeme, Hükümet’in ön itirazlarını reddetmitir.  
22. Mahkeme, içtihatlarında tespit edilen prensipler (Akkuv. Türkiye, 9  
Temmuz 1997) ve elindeki deliller ıığında, mevcut ikayetlerin esastan  
incelenmesine engel olan ve ikayetlerin kabul edilemez bulunması için herhangi  
bir gerekçenin olmadığına karar vermitir.  
B. Esas Hakkında  
23. Mahkeme, mevcut davadaki sorunlara benzer birçok kararda 1. No.lu  
Protokolün 1. maddesinin ihlali olduğuna karar vermitir (yukarda bahsedilen  
Akkukararı, par. 31 ve Aka kararı, par. 50-51).  
24. Hükümet tarafından ileri sürülen iddia ve savunmaları inceledikten sonra  
Mahkeme, daha önceki kararlardaki tespitlerinden ayrılmak için herhangi bir  
sebep tespit edememitir. Yerel mahkemelerin tespit ettiği ek tazminatların  
ödenmesindeki gecikmenin, kamulatırmayı yapan kurumdan kaynaklandığına  
ve bunun da bavuru sahiplerinin, arazilerinin kamulatırılmasında yaadıkları  
zararların artmasına sebep olduğuna karar vermitir. Genel olarak, ödemedeki  
gecikme ve uzun süren ilemler sebebi ile Mahkeme, kamu yararı gereklilikleri  
ile kiisel mülkiyet hakkından faydalanma arasında korunması gereken adil  
dengeyi bozacak ekilde, bavuru sahiplerinin kiisel ve aırı bir sorumluluk  
üstlenmek zorunda kaldıklarına karar vermitir.  
25. Sonuç olarak, 1. No.lu Protokolün 1. maddesinin bir ihlali söz konusudur.  
II. SÖZLEME’NĐN 6/1. MADDESĐNĐN ĐHLALĐ ĐDDĐASI  
26. Bavuru sahipleri, Yargıtay’ın, kararını bilirkiilerin kararlarına göre  
değitirdiğinden ikayet etmitir. Mahkeme, bu ikayeti Sözleme’nin 6/1.  
maddesi bağlamında ele alacaktır:  
Herkes, gerek medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar, gerek cezai  
alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, yasayla  
kurulmubağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir  
süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına  
sahiptir.”  
27. Yerel mahkemelerin olaylar ve deliller konusunda yaptığı değerlendirmeleri  
kendi değerlendirmeleri ile değitirmek Mahkeme’nin görev kapsamına  
girmemektedir. Mahkeme’nin görevi, delillerin adil bir yargılanma sağlayacak  
ekilde toplanıp toplanmadığıdır (Mantovanelli v. Fransa, 18 Mart 1997, par.  
34). Buna ek olarak, Sözleme’nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma  
hakkını düzenlemesi, delillerin kabul edilebilirliği veya bu delillerin nasıl  
değerlendirileceği konusunda kurallar koyamaz. Bu nedenle bu görevler ulusal  
mahkemelerin ve ulusal hukukun bir sorunudur (Garcia Ruiz v. Đspanya, no.  
30544/96, par. 28).  
28. Mahkeme, dosyanın incelenmesinin akabinde bu madde altında düzenlenen  
hakkın ihlal edildiğini gösteren bir sebep tespit edememitir.  
29. Bununla birlikte Mahkeme, bu ikayetin açıkça dayanaksız olduğuna ve bu  
sebeple Sözleme’nin 35/3 ve 4. maddesi uyarınca reddedilmesi gerektiğine  
karar vermitir.  
III. SÖZLEME’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI  
30. Sözleme’nin 41. maddesi aağıdaki hükmü içermektedir:  
“Mahkeme ibu Sözleme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve  
ilgili Yüksek Sözlemeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi  
edebiliyorsa, Mahkeme gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette  
zarar gören tarafın tazminine hükmeder.  
A. Maddi ve Manevi Zararlar  
31. Bavuru sahipleri, toplam 165.000 Euro maddi tazminat ve 5.000 Euro da  
manevi tazminat talep etmilerdir.  
32. Hükümet bu talepleri kabul etmemitir.  
33. Akkukararındaki hesaplama modelini ve ekonomik artları göz önünde  
bulundurarak Mahkeme, maddi tazminat olarak toplam 99.000 Euro ödenmesine  
karar vermitir. Manevi tazminat ile ilgili olarak ise Mahkeme, bir ihlal kararının  
tespit edilmesinin hakkaniyete uygun bir tazmin oluturduğuna karar vermitir.  
B. Masraflar ve Harcamalar  
34. Bavuru sahipleri aynı zamanda Komisyon ve Mahkeme önündeki masraf ve  
harcamalar için 5.750 Euro talep etmilerdir.  
35. Hükümet bu talebi kabul etmemitir.  
36. Mevcut bilgiler ve konu ile ilgili içtihadı ıığında Mahkeme, bavuru  
sahiplerine, Komisyon ve Mahkeme önündeki ilemler için toplam 500 Euro  
ödenmesinin uygun olacağına karar vermitir.  
C. Gecikme Faizi  
37. Mahkeme, gecikme faizi oranının, Avrupa Merkez Bankası’nın uygulamıꢀ  
olduğu faiz oranın % 3 fazlası olarak hesaplanmasına karar vermitir.  
TÜM BU GEREKÇELERLE, MAHKEME, OYBĐRLĐĞĐYLE;  
1. 1. No.lu Protokolün 1. maddesi bağlamında ileri sürülen ön itirazla ilgili  
olarak bavurunun kabul edilebilir olduğuna ve diğer ikâyetlerin kabul edilemez  
olduğuna;  
2. 1 No.lu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3. Bir ihlal tespitinin manevi zarar için yeterli bir tazmin biçimi olduğuna;  
4.  
a) Sözleme’nin 44/2. maddesi uyarınca, sorumlu Devlet’in, kararın  
kesinlemesinden sonra üç ay içerisinde, tüm vergiler dâhil olmak ve  
ödeme tarihinde Türk Lirasına çevrilmek üzere bavuru sahiplerine  
maddi tazminat olarak aağıdaki miktarları ödemesine;  
i) 99.000 Euro;  
ii) Harcamalar ve masraflar için ise 500 Euro;  
b) Gecikme faizi oranının, Avrupa Merkez Bankası’nın uygulamıꢀ  
olduğu faiz oranın % 3 fazlası olarak hesaplanmasına;  
5. Hakkaniyete dair diğer taleplerin reddine karar vermitir.