C O N S E I L D E  
L ' E U R O P E  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
ÇĐĞDEM - TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 16963/07)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
21 Nisan 2009  
Đꢀbu karar Sözleme’nin 44 / 2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecek olup  
ekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
T.C. vatandaı Sadun Çiğdem’in (bavuran) tarafından Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, 11  
Nisan 2007 tarihinde Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilikin  
Sözleme’nin (Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi - AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapılan  
16963/07 numaralı bavuru sonucu bu dava görülmektedir  
Bavuran Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde herhangi bir avukat aracılığıyla  
temsil edilmemektedir.  
OLAYLAR  
DAVANIN KOULLARI  
1971 doğumlu bavuran Diyarbakır Cezaevinde hükümlüdür. Bavurana göre 22 Eylül  
1997’de, Hükümete göre 26 Eylül 1997 tarihinde yasadıı silahlı örgüt Hizbullah’a karı  
yürütülen operasyon kapsamında bavuran yakalanarak gözaltına alınmıtır. Bavuran 4 Ekim  
1997 tarihinde tutuklanmı, 31 Ekim 1997 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Anayasal düzenini  
zorla yıkma giriiminde bulunmak suçu ile hakkında kamu davası açılmıtır.  
Tutuklandığı tarihten itibaren mahkeme heyeti düzenli olarak bavuranın tutukluluk halinin  
devamına karar vermitir. Bavuran 4 Ekim 1997 tarihinde tutukluluk haline itirazda  
bulunmu, bu talebi begün sonra reddedilmitir. Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi 25  
Ocak 2000 tarihinde bavuranı müebbet ağır hapis cezasına çarptırmıtır. Yargıtay 27 Eylül  
2000 tarihinde bu kararı bozmutur. Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi Yargıtay tarafından  
iade edilen kararı incelemive bavuranı yeniden müebbet hapis cezasına çarptırmıtır. Dava  
dosyasında yer alan bilgilere göre mevcut kararın verildiği tarihte dava Yargıtay’da halen  
derdesttir.  
HUKUK  
AĐHS’nin 5/3 maddesine atıfta bulunan bavuran tutukluluk süresinin aırı uzun olduğundan  
ikayetçi olmaktadır.  
Hükümet iç hukuk yollarının tükenmediğini savunmakta ve yapılan bu ikayetin ilk tutukluluk  
dönemimin sona erdiği tarihten yani 25 Ocak 2000’den itibaren altı ay içinde AĐHM önünde  
dile getirilmediğini belirtmektedir.  
AĐHM daha önce de benzer itirazları Baltacı-Türkiye (no:495/02, 18 Temmuz 2006) ve  
Solmaz-Türkiye (no: 27561/02), kararlarında reddettiğini anımsatmaktadır. Bu kararlarda  
alınan sonuçların dıına çıkılmasını gerektirecek herhangi bir gerekçe görmeyen AĐHM  
Hükümetin itirazlarını reddetmektedir. AĐHM bavurunun kabuledilemez bulunması için  
herhangi bir neden tespit etmemitir. Bu nedenle bavuru kabuledilebilir niteliktedir.  
AĐHM esas ile ilgili olarak tutukluluk süresinin iki dönemden olutuğunu saptamaktadır.  
Buna göre ilk dönem bavuranın yakalandığı 22 Eylül 1997’de balayıp Devlet Güvenlik  
Mahkemesi tarafından mahkum edildiği 25 Ocak 2000’de sona ermektedir, bu süre iki yıl dört  
aydan fazladır. Đkinci tutukluluk dönemi ilk derece mahkemesinin kararının Yargıtay  
tarafından bozulması ve 29 Haziran 2007 tarihinde bavuranın yeniden müebbet hapis  
cezasına çarptırılması ile tamamlanmıtır, bu süre ise altı yıl dokuz aydan fazladır. Bavuran  
toplamda dokuz yıl bir aydan fazla bir süre tutuklu kalmıtır.  
2
AĐHM daha önce de benzer kararları inceleme fırsatının olduğu ve bunların AĐHS’nin 5/3  
maddesinin ihlali ile sonuçlandığı hususunu yineler (Bkz. diğerleri arasında Dereci-Türkiye  
kararı, no: 77845/01, 24 Mayıs 2005 ve Taciroğlu-Türkiye kararı no: 25324/02, 2 ubat  
2006). Hükümetin bu sonuçları farklı kılacak herhangi bir tespit ve delil sunmadığını  
kaydeden AĐHM, bu ikayet ile ilgili olarak AĐHS’nin 5/3 maddesinin ihlal edildiği sonucuna  
varmaktadır.  
AĐHS’nin 41. maddesine ilikin bavuran 17 Mart 1997 tarihinden bu yana geçici içi olarak  
çalığını ve Sur Belediyesi’nin tutuklanmasının akabinde kendisini iten çıkardığını ve  
bunun sonucunda gelir kaybına uğradığını öne sürerek maddi tazminat olarak 20.000 Euro  
talep etmektedir. Bavuran ayrıca 40.000 Euro manevi tazminat, kanıtlayıcı bir belge  
olmaksızın iç hukuktaki mahkemeler ve AĐHM önünde yapmıolduğu yargılama masraf ve  
giderleri için 1.000 Euro talep etmektedir.  
Hükümet bu miktarlara karı çıkmaktadır.  
Öne sürülen gelir kaybı ile ilgili olarak AĐHM sunulan belgelerin AĐHS’nin ihlali neticesinde  
bavuranın uğradığı gelir kaybını net bir biçimde ortaya koyamadığını kaydetmekte, sonuç  
itibarıyla bavuranın maddi tazminat talebini reddetmektedir (Bkz. aynı anlamda, Karakoç  
vd.-Türkiye kararı, no: 27692/95, 28138/95 ve 28498/95, 15 Ekim 2002). AĐHM buna karılık  
Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puanlık  
bir artıeklenmek suretiyle bavurana 7.000 Euro manevi tazminat ödenmesini uygun  
görmektedir.  
Yargılama masraf ve giderlerine dair AĐHM bavuranın herhangi bir kanıtlayıcı belge  
sunmağını belirterek bu talebini reddetmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. AĐHS’nin 5/3 maddesinin ihlal edildiğine;  
3. a) AĐHS’nin 44 / 2 maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
miktara yansıtılabilecek her türlü vergi ve masraflarla birlikte, ödeme tarihindeki döviz kuru  
üzerinden YTL’ ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümet tarafından bavurana manevi  
tazminat olarak 7.000 (yedi bin) Euro ödenmesine;  
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan  
fazlasına eit oranda faiz uygulanmasına;  
4. Adil tatmine ilikin diğer taleplerin reddine;  
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragraflarına uygun olarak 21 Nisan 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
3