Kabuledilebilirliğe iliꢀkin olarak, AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde
baꢀvurunun dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca, baꢀka açılardan
bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru
kabuledilebilir niteliktedir.
Esasa iliꢀkin olarak ise, Hükümet, özellikle baꢀvuranın ꢀüphelendiği suçun niteliği ve ciddi
baꢀka suçlar iꢀleme riski göz önüne alındığında baꢀvurana uygulanan tutululuk süresinin uzun
olmadığını savunmaktadır.
Baꢀvuran, sözkonusu iddiaya karꢀı çıkmaktadır.
AĐHM, baꢀvuranın tutukluluk süresinin 8 Eylül 1995 tarihinde baꢀladığını ve Ağır Ceza
Mahkemesi tarafından serbest bırakıldığı tarih olan 22 Kasım 2004 tarihinde sona erdiğini
kaydetmektedir. Yargılama süresi dokuz yıl iki aydan fazla sürmüꢀtür. AĐHM, müteaddit
defalar mevcut davadakine benzer sorunları ortaya koyan çok sayıda dava incelediğini ve
AĐHS’nin 5/3 maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulaꢀtığını hatırlatmaktadır (Yücel-Türkiye
(no:2), baꢀvuru no: 31152/04, 8 Nisan 2008). Mevcut davada Hükümet’in baꢀka bir sonuca
ulaꢀmak için ikna edici hiçbir tespit ve argüman sunmaması nedeniyle AĐHM, AĐHS’nin 5/3
maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulaꢀmıꢀtır.
Sözkonusu tespit AĐHS’nin 5/4 ve 5/5 maddeleri kapsamında yapılan ꢀikayetler için de
geçerlidir. AĐHM, Bağrıyanık-Türkiye (baꢀvuru no: 43256/04, 5 Haziran 2007), Abdülkadir
Aktaꢀ-Türkiye (baꢀvuru no: 38851/02, 31 Ocak 2008) ve Cahit Solmaz – Türkiye (baꢀvuru no:
34623/03, 14 Haziran 2007) kararlarında belirttiği aynı gerekçelerle AĐHS’nin 5/4 ve 5/5
maddesinin ihlal edildiği kanaatindedir.
II. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuran, yargılama süresinin AĐHS’nin 6/1 maddesi ile öngörülen “makul süre” ilkesini ihlal
ettiğini iddia etmektedir.
Hükümet, sözkonusu iddiaya karꢀı çıkmaktadır.
Kabuledilebilirliğe iliꢀkin olarak, AĐHM, AĐHS’nin 35. maddesi kapsamında hiçbir
kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit etmektedir. Baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.
Esasa iliꢀkin olarak ise, AĐHM, ihtilaflı yargılamanın baꢀvuranın yakalandığı tarih olan 8
Eylül 1995 tarihinde baꢀladığını ve Yargıtay karar tarihi olan 1 Aralık 2008 tarihinde sona
erdiğini tespit etmektedir. Dolayısıyla, sözkonusu yargılama on üç yıl üç ay sürmüꢀtür.
AĐHM, müteaddit defalar mevcut davada ortaya konan sorunlara benzer davalarda AĐHS’nin
6/1 maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulaꢀmıꢀtır (Pélissier ve Sassi-Fransa, baꢀvuru no:
25444/94, Kalachnikov-Rusya, baꢀvuru no: 47095/99 ve Temel ve Taꢀkın-Türkiye, baꢀvuru
no: 40159/98, 30 Haziran 2005).
Konuya iliꢀkin içtihadını göz önüne alan AĐHM, mevcut davada, ihtilaflı yargılama süresinin
uzun olduğu ve “makul süre” ilkesini karꢀılamadığı kanaatindedir.
Bu itibarla, AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
3