COUNCIL  
AVRUPA  
OF EUROPE  
KONSEYİ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
ALDEMĐR – TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 37215/04)  
KARAR  
STRAZBURG  
22 Eylül 2009  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir. ekli  
düzeltmelere tabi olabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Davanın nedeni, T.C. vatandaı Mehmet Aldemir’in (bavuran) Avrupa Đnsan Hakları  
Mahkemesi’ne, 17 Mayıs 2004 tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına  
Dair Sözleme’nin (“AĐHS”) 34. maddesi uyarınca, Türkiye aleyhine yaptığı 37215/04 sayılı  
bavurudur.  
Bavuran, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (“AĐHM”) önünde, Đstanbul Barosu  
avukatlarından A. Ertunç tarafından temsil edilmitir.  
OLAYLAR  
Bavuran, 1978 doğumludur ve Đstanbul’da ikamet etmektedir.  
Bavuran, 27 Temmuz 2003 tarihinde F.Ç. isimli kii tarafından bıçaklanmıtır. Aynı  
gün, polis F.Ç. ile bavuranın ayrı ayrı ifadelerini almıtır. Her ikisi de yaralı olup birbirlerini  
kavgayı balatmakla suçlamılardır. 29 Temmuz 2003 tarihinde Bakırköy Adli Tıp Kurumu  
tarafından düzenlenen raporda bavuranın 10 gün F.Ç.'nin ise 7 gün igöremezliği tespit  
edilmitir. 31 Temmuz 2003 tarihinde, Bakırköy Cumhuriyet Savcısı, bavuran ile F.Ç.’yi  
yaralanmaya sebebiyet vermek suçuyla itham eden bir iddianame hazırlamıtır. Sözkonusu  
iddianame bavuran ile F.Ç.’ye tebliğ edilmemitir. 21 Kasım 2003 tarihinde, Bakırköy Sulh  
Ceza Mahkemesi, duruma yapmaksızın bir ceza kararnamesiyle bavuran ve F.Ç.’yi itham  
edildikleri suçlardan mahkum etmitir. Mahkeme, bavuran ile F.Ç.’yi ayrı ayrı 462,377,000  
TL’lik1 para cezasına çarptırmıtır. Mahkeme bu ekilde, Ceza Muhakemeleri Usulü  
Kanunu’nun 386. maddesinde nispeten hafif suçlar için öngörülen “basitletirilmiusul”ü  
uygulamıtır. 14 Ocak 2004 tarihinde, bavuran Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi önünde  
sözkonusu karara itiraz etmitir. 30 Ocak 2004 tarihinde, Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi,  
duruma yapmaksızın bavuranın itirazını reddetmitir.  
HUKUK  
Bavuran, davasına ilikin açık duruma yapılmaması nedeniyle kendisini bizzat veya  
avukat aracılığıyla savunamadığı konusunda ikayetçi olmutur. Bavuran, ayrıca,  
Cumhuriyet Savcısı tarafından hazırlanan iddianamenin kendisine tebliğ edilmediğini ileri  
sürmütür. Bavuran, bu ikayetleri AĐHS’nin 6/1, 6/2 ve 6/3 (a), (b) ve (d) maddelerine  
dayandırmıtır.  
AĐHS’nin 35/3 maddesi uyarınca bu bavurunun açıkça dayanaktan yoksun  
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru  
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle bavuru kabuledilebilir niteliktedir.  
AĐHM, sözkonusu davada, sorunların niteliğinin örtümesi ve AĐHS’nin 6/3  
maddesinin alt paragraflarının ilk paragrafta yer alan adil yargılanma teminatının belirli  
yönleri olarak kabul edilebileceği gerekçesiyle, bavuranın ikayetlerinin tamamının  
AĐHS’nin 6/1 maddesi uyarınca incelenmesini uygun görmektedir (Piroğlu ve Karakaya /  
Türkiye, no. 36370/02 ve 37581/02).  
1 Sözkonusu zamanda yaklaık 264 Euro.  
2
AĐHM, durumaların halka açık yapılmasının AĐHS’nin 6/1 maddesinde öngörülen  
temel bir ilke olduğunu hatırlatır (Stefanelli / San Marino, no. 35396/97). AĐHM, sözkonusu  
bavurudakine benzer sorunlar içeren davalarda, sıklıkla AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlalini  
tespit ettiğini hatırlatır (Karahanoğlu / Türkiye, no. 74341/01; Evrenos Önen / Türkiye, no.  
29782/02; Nurhan Yılmaz / Türkiye (no. 2), no. 16741/04; Günseli Kaya / Türkiye (no. 2), no.  
40886/02). AĐHM, sözkonusu davada, bu kararından ayrılmasını gerektirecek herhangi bir  
gerekçe görmemektedir. Sonuç olarak, bavuranın davasına ilikin duruma yapılmaması ve  
bunun sonucunda bavuranın aleyhindeki ceza yargılamasına etkili bir ekilde katılamadığı  
gerekçesiyle AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmitir.  
AĐHS’nin 41. maddesi kapsamındaki adil tatmin konusuyla ilgili olarak, bavuran,  
aldığı yaralar nedeniyle bir ayı akın bir süre boyunca çalıamadığını ve hatta iinde eskisi  
gibi üretken olamadığı için maaının düürülğünü iddia etmitir. Bavuran, ayrıca, ileride  
yeni iler bulmasını zorlatıracak bir sabıka kaydının bulunduğunu iddia etmitir. Bu nedenle,  
bavuran, maddi tazminat olarak 20,000 Euro, manevi tazminat olarak 35,000 Euro talep  
etmitir.  
Bavuran, sağlık harcamaları, ödediği para cezası, avukatlık ücreti ve çeviri  
giderlerinin tamamı için yargılama masraf ve giderleri bağı altında 5,000 Euro talep  
etmitir. Bavuran, avukatıyla imzaladığı sözleme ile birlikte birkaç adet fatura ibraz  
etmitir.  
Hükümet, bu taleplere itiraz etmitir.  
AĐHM, maddi tazminat konusuyla ilgili olarak, AĐHS’nin 6. maddesi ile uyumlu  
yargılamanın neticesinin ne olacağı konusunda tahminde bulunamayacağını kaydeder. Buna  
göre, AĐHM, bu balık altında herhangi bir ödeme yapılmamasına karar verir (Karahanoğlu /  
Türkiye, yukarıda kaydedilen).  
Ayrıca, AĐHM, tespit edilen ihlalin bavuranın görmüolduğu manevi zarar için tek  
baına yeterli adil tatmin oluturduğu kanaatindedir.  
Son olarak, AĐHM, içtihadını göz önünde bulundurarak ve hakkaniyete uygun olarak,  
yargılama masraf ve giderleri için bavurana 1,000 Euro ödenmesine karar verir.  
AĐHM, gecikme faizinin, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına  
uygulağı faiz oranına üç puanlık bir artıeklenerek belirlenmesini uygun görmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM, OYBĐRLĐĞĐ ĐLE  
1. Bavurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;  
3. Tespit edilen ihlalin bavuranın görmüolduğu manevi zarar için tek baına yeterli  
adil tatmin oluturduğuna;  
4. (a)AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinletiği tarihten  
itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na  
3
çevrilmek üzere ve her türlü vergi ve kesintiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet  
tarafından bavurana yargılama masraf ve giderleri için 1,000 Euro (bin Euro)  
ödenmesine;  
(b)Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin  
yapılmasına kadar, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan marjinal  
kredi kolaylığı oranının üç puan fazlasına eit oranda basit faiz uygulanmasına;  
5. Adil tatmine ilikin diğer taleplerin reddedilmesine karar vermitir.  
Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıve AĐHM Đçtüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragrafları gereğince 22 Eylül 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
4