26 Eylül 1997 tarihinde Ağır Ceza Mahkemesi sanıkların yer aldığı duruꢀmada baꢀvuranı bir
kez daha dinlemiꢀ ve mahkemede hazır bulunan polislerle yüzleꢀtirmiꢀtir. Baꢀvuran bu
vesileyle polislerden biri hariç hepsinin sorgulamaya katıldıklarını beyan ederek, uygulanan
kötü muamelenin ekip halinde yapıldığını, polislerden birinin emri verip diğerlerinin yerine
getirdiğini öne sürmüꢀtür. Baꢀvuran, Bayram Kartal’ın emirleri verdiğini, yardımcısı olan
Selim Ay, Nafiz Aktaꢀ ve duruꢀmada bulunmayan baꢀka bir kiꢀinin verilen emirlere itaat
ederek iꢀkence yaptıklarını iddia etmiꢀtir.
Cumhuriyet Savcısı 27 Mayıs 2002 tarihinde esas hakkındaki mütalaalarında polisler Selim
Ay ve Bayram Kartal’ın fiziki ve psikolojik açıdan iꢀkence uyguladıklarını ifade ederek
TCK’nın 243/1 maddesi uyarınca adıgeçenlerin mahkumiyetlerini talep etmiꢀtir. Savcı,
haklarında yapılan iddiaların yeterli olmadığı gerekçesiyle diğer polislerin serbest
bırakılmalarını istemiꢀtir.
17 Haziran 2002 tarihinde Ağır Ceza Mahkemesi sözü edilen suç unsurunun 25 Eylül 2002
tarihinde zaman aꢀıma uğrayabileceğinden hareketle sanıkların avukatından savunmalarını on
beꢀ gün içinde sunmasını talep etmiꢀtir. Bu karar hakimlerden birinin karꢀı oyuna rağmen
oyçokluğuyla alınmıꢀ; yargılamanın beꢀ yıldan bu yana devam ettiği, savunma tarafının
savunmasını hazırlaması için yeterince süre tanındığı, suç unsurunun beꢀ yıllık süre dahilinde
zamanaꢀımına uğrayabileceğinin dikkate alınması gerektiği vurgulanmıꢀtır. Bu duruꢀma
akabinde savunmasını hazırlaması için yeterince süre tanınmasının ardından sanıkların
avukatı davadan çekildiğini ifade etmiꢀtir.
Ağır Ceza Mahkemesi 8 Temmuz, 9, 11 ve 23 Eylül 2002 tarihlerinde sanıkların hazır
bulunmaları ve savunmalarını hazırlamaları için davayı ileri bir tarihe ertelemiꢀtir. Bu süre
zarfında aralarında baꢀvuranın da yer aldığı mağdur tarafın avukatı yakın bir tarihte davanın
zaman aꢀımına uğrayacağını yineleyerek mahkemeden sanıkların tutuklu yargılanmaları
yönünde bir karar almasını ya da en azından zamanaꢀımını askıya almasını talep etmiꢀtir.
Mahkeme 23 Eylül’de bir sonraki duruꢀma tarihini zamanaꢀımının dolacağı 25 Eylül 2002
olarak belirlemiꢀtir. Bu karar hakimlerden birinin itirazına karꢀın alınmıꢀ olup, hakim itiraz
gerekçesinde ağır ceza mahkemesinin sanıkların savunmalarını dinleyeceği aynı gün
içerisinde de zamanaꢀımı kararının verilebileceğini dile getirmiꢀtir. Ayrıca sanıkların
savunmalarını hazırlamaları için gerekli süreden yararlandıkları ve savunma haklarının
bilinçli bir ꢀekilde kötüye kullanıldığı, tanınacak yeni bir ek sürenin davanın zamanaꢀımına
uğramasına katkı sağlayacağı vurgulanmıꢀtır.
25 Eylül 2002 tarihinde Bayram Kartal’ın avukatı duruꢀmaya gelmemiꢀtir. Diğer sanıkların
avukatları davadan çekildiklerini yazılı olarak ifade etmiꢀlerdir. Mağdurların avukatları ise,
daha önce savunma sunacaklarını bildiren davalı avukatlarının sözkonusu duruꢀmaya
gelmemelerinin, savunma hakkının kötüye kullanılması olduğunu ve adıgeçenlerin
amaçlarının davanın adil bir ꢀekilde yürümesini olumsuz yönde etkileme ve mahkemelerin
iꢀlevini yerine getirmemesini sağlamak olduğunu beyanla,sanıkların mahkum edilmesi
taleplerini yinelemiꢀlerdir.
Bu duruꢀmada, Ağır Ceza Mahkemesi, esasa iliꢀkin kararını vermiꢀ ve yeterli delil unsurunun
yer almadığı gerekçesiyle iki polisin beraatına karar vermiꢀtir. Mahkeme polisler Bayram
Kartal, Selim Ay, Yusuf Öz, Nafiz Aktaꢀ ve Sönmez Alp’i haklarında yapılan ithamlardan
suçlu bulmuꢀ, TCK’nın 243/1 ve 2. maddesi uyarınca adı geçenleri bir yıl iki ay hapis
cezasına çarptırmıꢀ ve üç ay on beꢀ gün süreyle kamu hizmetinden men kararı vermiꢀtir.
3