Bu nedenle, sözkonusu şikayet 35/3 madde bağlamında AĐHS hükümlerine ratione
temporis uygun değildir ve 35/4 madde bağlamında reddedilmelidir.
II. AĐHS’NĐN 8. MADDESĐNĐN VE 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐNĐN
ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
Başvuranlar, başvuru formlarında AĐHS’nin 8. maddesine dayanarak konuta saygı
haklarının, evlerini ve arsalarını 70 yıl süreyle kullanamamaları nedeniyle ihlal edildiğini ileri
sürmüşlerdir. Bu bağlamda, başvuranlar sorumlu Hükümet’in, kendilerini özel şahısların
haksız müdahalelerinden korumayarak pozitif yükümlülüğünü ihlal ettiğini ileri sürmüştür.
25 Eylül 2008’de AĐHM’ye sunulan görüşlerinde, AĐHM’den sözkonusu şikayeti
AĐHS’nin 8. maddesi ile AĐHS’ye ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi bağlamında
incelemesini istemişlerdir.
AĐHM, mevcut dava koşullarında, AĐHS’nin 8. maddesi bağlamında bir konunun
ortaya çıkmadığı kanaatindedir. Her halükarda, başvuranların 8. maddeye dayanarak
yaptıkları şikayetin, 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi bağlamında incelenebileceği farz edilse
dahi, şikayet aşağıda kaydedilen nedenlerden ötürü kabuledilebilir değildir.
AĐHM, 1-3 no’lu arsalara ilişkin yargılamanın, Yargıtay’ın başvuranların sözkonusu
arsalar hususundaki taleplerinin birinci derece mahkemesi tarafından reddedildiği 4 Mart
1996 tarihli kararı onadığı 6 Haziran 2001 tarihinde sona erdiğini gözlemler. Bu noktada,
ihtilaflı arsanın mülkiyeti konusunu çözüme kavuşturmanın, AĐHM’nin görevi olmadığı
vurgulanmalıdır (bkz. Nalbant/Türkiye (karar), no. 61914/00, 12 Mayıs 2005). Öte yandan,
AĐHM ulusal mahkemelerin başvuranların 1-3 no’lu arsalara dair haklarına ilişkin
kararlarında keyfilik tespit etmemektedir. Sonuç olarak, başvuranlar 1-3 no’lu arsalara ilişkin
olarak 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ilk cümlesi uyarınca “mülk” sahibi olduklarını ileri
süremezler ve bu nedenle, sözkonusu hükmün sağladığı garantiler, mevcut başvuruya
uygulanmaz (bkz., mutatis mutandis, Pekinel/Türkiye, no. 9939/02, paragraflar 57-61, 18 Mart
2008).
AĐHM, 4-6 no’lu parsellere ilişkin olarak, sözkonusu parsellere ilişkin yargılamanın
halen devam etmekte olduğunu ve bu nedenle başvuranların kanuni bir hakları olup
olmadığına henüz karar verilmediğini gözlemler.
AĐHM, yukarıda kaydedilenler ışığında sözkonusu şikayetin bütün olarak dayanaktan
yoksun olması nedeniyle AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları gereğince
reddedildiği sonucuna varır.
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI
AĐHS’nin 41. maddesi aşağıda kaydedilmiştir:
“Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollarının ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci
Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete
uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”
6