COUNCIL  
AVRUPA  
OF EUROPE  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ÜÇÜNCÜ DAĐRE  
ALĐ RIZA DOĞAN/TÜRKĐYE  
(Bavuru no. 50165/99)  
KARAR  
STRAZBURG  
22 Aralık 2005  
Sözkonusu karar AĐHS’nin 44§2. maddesi uyarınca kesinlik kazanacaktır. Ancak ,ekle ilikin  
değiiklik yapılabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Ali Rıza Doğan/Türkiye davasında,  
Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (Üçüncü Daire),  
Sn. B.M. ZUPANČIČ, Bakan,  
Sn. L. CAFLĐSCH,  
Sn. R. TÜRMEN,  
Sn. M. TSATSA-NIKOLOVSKA,  
Sn. A. GYULUMYAN,  
Sn. DAVID THÓR BJÖRGVINSSON,  
Sn. I. ZIEMELE, yargıçlar,  
Ve Bölüm Sekreteri Sn. V. BERGER’in katılımı ile Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi Heyeti  
olarak toplanmı,  
1 Aralık 2005 tarihindeki gizli görüme sonucunda,  
Yukarıda anılan tarihte benimsenmiolan aağıdaki karara varmıtır:  
USULĐ ĐꢀLEMLER  
1.Davanın nedeni, Türk vatandaı Ali Rıza Doğan’ın (“bavuran”), 3 Mart 1999  
tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Korumaya Dair Sözleme’nin (“Sözleme”)  
34. maddesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne  
yaptığı bavurudur (bavuru no. 50165/99).  
2.Bavuranı, görevini Diyarbakır’da ifa etmekte olan avukat S. Çınar temsil etmitir.  
Türk Hükümeti (“Hükümet”), bu dava için bir Ajan tayin etmemitir.  
3. 26 Ekim 2004 tarihinde AĐHM, bavurunun kısmen kabuledilemez olduğuna ve  
dava ilemlerinin uzunluğuna ilikin ikayeti bildirmeye karar vermitir. AĐHS’nin 29 § 3.  
maddesini uygulayan AĐHM, bavurunun kabuledilebilirliğini ve esaslarını birlikte  
incelemeye karar vermitir.  
OLAYLAR  
4. Bavuran, 1967 doğumlu olup Đstanbul’da yaamaktadır.  
5. 1992 senesi Mayıs ayında, yasadıı bir örgüte mensup olmasından üphelenilmesi  
üzerine polis tarafından gözaltına alınmıve tutuklu yargılanmasına balanmıtır. Türk Ceza  
Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca ülke topraklarının bir kısmının ayrılmasını gerçekletirme  
amacıyla eylemlerde bulunmakla suçlanmıve Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde  
yargılanmıtır.  
6. 8 Aralık 1994 tarihinde bavuranın tutuksuz yargılanmasına balanmıtır.  
7. 30 Mart 1995 tarihinde Asliye Mahkemesi, bavuranın itham edildiği suçlardan  
beraatına karar vermitir.  
8. 29 ubat 1996 tarihinde Yargıtay, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin  
kararını onamıtır.  
2
9. 25 Ekim 1996 tarihinde bavuran, 466 no.lu Kanun uyarınca Maliye Bakanlığı  
aleyhine, Kartal Ağır Ceza Mahkemesi’ne dava açmıtır. Adil olmayan ekilde tutuklu  
yargılandığı için 2,000,000,000 Türk Lirası tazminat talep etmitir.  
10. 2 Aralık 1996 tarihinde Kartal Ağır Ceza Mahkemesi, Diyarbakır Devlet Güvenlik  
Mahkemesi’nden, bavuran aleyhinde balatılan cezai takibata ilikin belgeleri göndermesini  
istemitir. Özellikle Asliye Hukuk Mahkemesi, kararın kesinletiği tarihi gösteren belgelerin,  
bavuranın tazminat talebini yasal zaman sınırı içerisinde sunup sunmadığına karar vermek  
için bir an önce gönderilmesini istemitir.  
11. 2 Aralık 1996 ve 30 Kasım 1999 tarihleri arasında Kartal Ağır Ceza Mahkemesi,  
Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi’nden yukarıda kaydedilen belgeleri göndermesini  
ısrarla istemitir.  
12. 10 Kasım 1999 tarihinde Kartal Ağır Ceza Mahkemesi, bavuranın özgürlüğü  
kısıtlanğı için maruz kaldığı maddi zararı hesaplaması amacıyla bir bilirkii tayin etmitir.  
13. 24 Kasım 1999 tarihinde bilirkii, maddi zarar miktarına ilikin raporunu  
sunmutur.  
14. 30 Kasım 1999 tarihinde Kartal Ağır Ceza Mahkemesi, bavuranın gözaltında ve  
tutuklu yargılandığı sırada kaybolan zamanını telafi etmek amacıyla maruz kaldığı maddi ve  
manevi zarar için bavurana belli bir meblağ ödenmesine karar vermitir.  
15. Bavuran ve Maliye Bakanlığı, Kartal Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararına itiraz  
etmitir.  
16. 5 Ekim 2000 tarihinde Yargıtay, bavurana ödenmesine karar verilen meblağın,  
çok düük olduğu sonucuna varmıve Asliye Mahkemesi’nin kararını feshetmitir.  
17. 9 Kasım 2000 tarihinde Asliye Mahkemesi’nce tayine edilen bilirkii, bavuranın  
özgürğünden mahrum bırakılması sonucu maruz kaldığı maddi zararım miktarına ilikin bir  
rapor sunmutur.  
18. 10 Kasım 2000 tarihinde Kartal Ağır Ceza Mahkemesi, bavurana maddi ve  
manevi zarar için 1,538,492,740 Türk Lirası tazminat ödenmesine karar vermitir.  
19. Maliye Bakanlığı karara itiraz etmitir.  
20. 5 Nisan 2001 tarihinde Yargıtay, usul hatası nedeniyle Asliye Mahkemesi’nin  
kararını feshetmitir.  
21. 28 Haziran 2001 tarihinde Kartal Ağır Ceza Mahkemesi, bavurana bir kez daha  
1,538,492,740 Türk Lirası tazminat ödenmesine karar vermitir.  
22. Maliye Bakanlığı karara itiraz etmitir.  
23. 8 Kasım 2001 tarihinde Yargıtay, Kartal Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararını  
onamıtır.  
3
HUKUK  
I.  
AĐHS’NĐN 6 § 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
24. Bavuran, dava ilemlerinin uzunluğunun, AĐHS’nin aağıda kaydedilen 6 § 1.  
maddesinde öngörülen “makul süre” gereği ile uyumlu olmadığı hususunda ikayette  
bulunmutur  
“1. Herkes … medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar … konusunda karar verecek olan … bir  
mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde … görülmesini istemek hakkına sahiptir.”  
25. Hükümet, sözkonusu ikayete itiraz etmitir.  
26. Gözönünde bulundurulması gereken süre, bavuranın Kartal Ağır Ceza  
Mahkemesi huzurunda tazminat davası bavurusunda bulunduğu 25 Ekim 1996 tarihinde  
balamıve Yargıtay’ın, Asliye Mahkemesi’nin kararını onadığı 8 Kasım 2001 tarihinde sona  
ermitir. Dolayısıyla, davayı üç kez değerlendiren yargı alanının iki aaması için yaklaık beꢀ  
yıl sürmütür.  
A. Kabuledilebilirlik  
27. Hükümet, AĐHS’nin 35. maddesinin öngördüğü iç hukuk yollarının tüketilmesi  
gereğine uyulmamıolduğu için AĐHM’nin ikayeti, kabuledilemez olduğuna karar vererek  
reddetmesini istemitir. Bavuranın, Asliye Mahkemesi yargıcı aleyhinde Adalet Bakanlığı  
veya Cumhuriyet Savcılığı gibi yerel makamlara ikayette bulunmamıolduğunu belirtmitir.  
28. AĐHM, AĐHS’nin 35 § 1. maddesinin tüketilmesini öngördüğü yegane iç hukuk  
yollarının, iddia edilen ihlallerle ilgili olan yollar olduğunu, sözkonusu iç hukuk yollarının  
mevcudiyetinin, yalnızca teoride değil pratikte de kesinlemiolması gerektiğini ve  
kesinlememiolmaları durumunda, gerekli eriilebilirlik ve etkinlikten yoksun kalacaklarını  
belirtmektedir. Sözkonusu koulların sağlanmıolduğunu tespit etme görevi, iç hukuk  
yollarının tüketilmemiolduğunu öne sürmesi durumunda sorumlu Devlet’ aittir (bkz., diğer  
içtihatlar yanında, Ramazanoğlu/Türkiye (karar), no. 39810/98, 10 Eylül 2002).  
29. AĐHM Hükümet’in, Asliye Mahkemesi huzurunda sunulan bir ikayetin,  
bavuranın, Kartal Ağır Ceza Mahkemesi huzurundaki dava ilemlerinin uzunluğunun,  
“makul süre” kuralı ile uyumlu olmadığına dair ikayetini ne ekilde doğrulayacağını tespit  
etmemiolduğu kanısındadır.  
30. Dolayısıyla AĐHM, Hükümet’in itirazını reddeder.  
B. Esaslar  
31. Hükümet, Kartal Ağır Ceza Mahkemesi’nin tazminat konusunda bir karara  
varabilmesi için Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi’nden, bavuran aleyhinde balatılan  
cezai takibata ilikin dokümanları göndermesini istemesi gerektiğini belirtmitir. Ağır Ceza  
Mahkemesi’nin gayretlerinin, uygun bir hukuki kararı garanti etme amacını taıdığını ileri  
sürmütür.  
4
32. Bavuran, Kartal Ağır Ceza Mahkemesi’nin yirmi sekiz duruma düzenlemiꢀ  
olduğunu ve sözkonusu durumalar sırasında diğer bir Mahkeme’den dokümanlar isteme ve  
bir bilirkii raporu talep etme dıında bir çaba sarfetmediğini iddia etmitir.  
33. AĐHM, dava ilemlerinin uzunluğunun makul olup olmamasının, dava koulları  
ıığında ve özellikle, davanın karmaıklığı, bavuranın ve ilgili yetkili makamların tutumları  
ve ikisi arasındaki uyumazlıkta bavuran için risk arz eden olmak üzere içtihatlarınca  
belirlenen kriterlere değinilerek değerlendirilmesi gerektiğini yineler (bkz., Yalman ve  
Diğerleri/Türkiye, no. 36110/97, § 23, 3 Haziran 2004).  
34. AĐHM, hakkaniyete uygun olmayan ekilde tutuklu yargılanmalarına ilikin  
bavurana ödenmesi gereken tazminat miktarını belirlemek olan dava konusunun, dikkate  
değer biçimde karmaık olmadığı kanısındadır. Ayrıca, 466 no.lu Kanun uyarınca tazminat  
taleplerine ilikin açılan davaların, yazılı bir prosedür amacıyla yetkili Mahkemelerce  
incelendiğini belirtmektedir.  
35. Bavuranın tutumu hususunda AĐHM, bavuranın önem arzedecek ekilde dava  
ilemlerinin uzamasına katkıda bulunmamıolduğunu gözlemlemektedir.  
36. Yetkili makamların tutumları hususunda AĐHM, ilk derece Mahkemesi’nin  
kararını vermesinin üç seneden fazla zaman almıolduğunu ve sözkonusu gecikmenin  
Hükümet tarafından tatmin edici ekilde açıklanmadığını gözlemlemektedir. Dava hususunda  
uygun bir karar verilmesini garanti etmek için Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi’nden  
talep edilmesi gereken dokümanlar bulunduğuna ilikin iddia, sözkonusu gecikmeyi açıklama  
hususunda yeterli değildir. AĐHM bu bağlamda AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin, Sözlemeci  
Devletler’e hukuk sistemlerini, Mahkemelerinin, davaları makul bir süre içerisinde karara  
bağlama yükümlülüğü de dahil olmak üzere sözkonusu maddenin gereklerini karılayabilecek  
ekilde düzenleme yükümlülüğünü getirdiğini hatırlatmaktadır (bkz., Pélissier ve  
Sassi/Fransa [BD], no. 25444/94, § 74, ECHR 1999-II).  
37. Son olarak AĐHM, bavuran için iç hukuk davalarında risk arz eden duurmun,  
kendisi için önemli olduğu kanısındadır.  
38. Đçtihatında ortaya konan kriterler ıığında AĐHM, sözkonusu davada dava  
ilemlerinin uzunluğunun, haddinden fazla ve “makul süre” gereğini karılamaolduğu  
kanısındadır.  
39. Dolayısıyla AĐHS’nin 6 § 1. maddesi ihlal edilmitir.  
II. 1 NO.LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLMĐꢀ OLDUĞU ĐDDĐASI  
40. 17 Ağustos 2005 tarihinde AĐHM’ye sunmuolduğu görülerinde bavuran ayrıca,  
dava ilemlerinin haddinden fazla uzamıolması hususunda mal ve mülk dokunulmazlığına  
saygı gösterilmesini isteme hakkının hakkaniyete uygun olmayan ekilde ihlal edilmiꢀ  
olduğunu ileri sürmütür. Đddiasını, 1 No.lu Protokol’ün aağıda kaydedilmiolan 1.  
maddesine dayandırmıtır:  
5
“Her gerçek ve tüzel kiinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır.  
Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koullara ve uluslararası hukukun  
genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.  
Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek  
veya vergilerin ya da baka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli  
gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”  
41. Hükümet, bavuranın sözkonusu balık altındaki ikayetine ilikin görüꢀ  
sunmatır.  
42. AĐHM, sözkonusu davada, 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi bağlamındaki ikayet,  
AĐHM’ye 17 Ağustos 2005 tarihinde sunulmuolduğu halde nihai yerel kararın, 8 Kasım  
2001 tarihinde verilmiolduğunu gözlemlemektedir.  
43. Bu nedenle, sözkonusu ikayet zamanı geçtikten sonra sunulmutur ve AĐHS’nin  
35 §§ 1. ve 4. maddeleri bağlamında reddedilmelidir.  
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI  
44. AĐHS’nin 41. maddesi aağıda kaydedilmitir:  
“Mahkeme ibu Sözleme ve protokollarının ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözlemeci  
Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete  
uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”  
A. Zarar  
45. Bavuran, maddi zarar için 14,002 Amerikan Doları talep etmitir. Đlk derece  
Mahkemesince ödenmesine karar verilen tazminat, 2001 yılından önce ödenmiolsaydı,  
enflasyondan dolayı zarar görmemiolacağını ileri sürmütür.  
46. Hükümet, sözkonusu iddiaya itiraz etmitir. Bavuran tarafından talep edilen  
miktarın, haddinden fazla olduğunu belirtmitir.  
47. AĐHM, AĐHM huzurunda uğranılğı iddia edilen maddi zarar ve tespit edilen ihlal  
arasında nedensel bir bağlantı olmadığı kanısındadır. Ayrıca, 6 § 1. maddenin gereklerine  
uygun olsalardı, dava ilemlerinin sonucunun ne olacağı hususunda değerlendirmede  
bulundurmak AĐHM’nin görevi değildir (bkz. Werner/Avusturya, 24 Kasım 1997 tarihli karar,  
Hüküm ve Karar Raporları 1997-VII, sayfa 2514, § 72, ve Yalman ve Diğerleri, § 32). Sonuç  
olarak, sözkonusu balık altında hiçbir tazminat ödenmemitir.  
48. Bavuran ayrıca manevi zarar için toplam 5,000 Euro (EUR) talep etmitir.  
49. Hükümet, bavuran tarafından talep edilen miktarın, haddinden fazla olduğunu  
belirtmitir.  
50. AĐHM bavuranların, dava ilemlerinin uzaması nedeniyle stres ve tedirginlik gibi  
manevi zararlara uğramıolduklarını ve bunun, ihlal bulgusu ile yeterince telafi  
edilemeyeceğini kabul etmektedir. Dava koullarını ve içtihatını gözönünde bulunduran  
AĐHM, bavurana sözkonusu balık altında 2,400 Euro ödenmesine karar vermitir.  
6
C. Mahkeme Masrafları  
51. Bavuran ayrıca yerel Mahkemeler ve AĐHM huzurunda yapmıolduğu masraf  
için 4,974 Euro talep etmitir.  
52. Hükümet, sözkonusu talebe itiraz etmitir.  
53. AĐHM içtihatına göre bavuran, ancak gerekli oldukları için yapıldıklarının ve  
miktar olarak makul olduklarının gösterilmesi halinde masraf ve harcamaların telafi edilmesi  
hakkına sahiptir. Sözkonusu davada, huzurunda sunulan bilgiler ve yukarıda kaydedilen  
kriterler ıığında AĐHM, yerel davalarda yapılan masraflar hususundaki tazminat taleplerini  
reddetmektedir ve AĐHM huzurunda gerçekletirilen davalar için toplam 500 Euro  
ödenmesinin makul olduğu kanısındadır.  
C. Gecikme Faizi  
54. AĐHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankası’nın uyguladığı faiz oranına üç  
puan eklemek suretiyle oluacak faiz oranına göre belirlenmesini uygun bulmutur.  
YUKARIDAKĐ GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE  
1. Bavurunun kalan kısmının kabuledilebilir olduğuna,  
2. AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edilmiolduğuna,  
3. (a) sorumlu Devlet’in, kararın AĐHS’nin 44 § 2 Maddesi’ne göre kesinlik kazandığı  
tarihten itibaren üç ay içerisinde bavurana, ödeme tarihinde uygulanan kur üzerinden  
Türk Lirası’na çevrilmek üzere aağıdaki miktarları ve buna ek olarak ödeme gününde  
uygulanabilecek her tür vergiyi ödemesine:  
(i) manevi zarar için 2,400 Euro (iki bin dört yüz Euro),  
(ii) masraf ve harcamalar için 500 Euro (beyüz Euro),  
(iii) yukarıdaki miktarlara uygulanabilecek her tür vergi,  
(b) yukarıda kaydedilmiolan üç aylık sürenin bitiminden ödeme gününe kadar,  
Avrupa Merkez Bankası’nın uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle  
oluacak faiz oranına göre yukarıda belirtilen miktarlarda ödenecek basit faizi ödemekle  
yükümlü olduğuna karar vermi,  
3. Bavuranın adil tazmin talebinin kalan kısmını reddetmitir.  
Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıolup 22 Aralık 2005 tarihinde, Đçtüzüğün 77.  
Maddesi’nin 2 ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmitir.  
7
Vincent BERGER  
Sekreter  
Boštjan M. ZUPANČIČ  
Bakan  
8