Turgut ve diğerleri davası, ilgili bölüm, prg. 86-93 ve bilhassa Türkiye aleyhine ꢁatır davası,
ilgili bölüm, prg. 34). Mevcut davada, mülkün Hazine’ye devredilmesi nedeniyle baꢀvurana
hiçbir tazminat ödenmemiꢀtir. AĐHM, Hükümetin farklı bir sonuca varmak için inandırıcı
herhangi bir argüman veya delil sunmadığını kaydetmektedir (Türkiye aleyhine Turgut ve
diğerleri davası, ilgili bölüm, prg. 92 ve Türkiye aleyhine ꢁatır davası, ilgili bölüm, prg. 34).
Bu durumda, 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Maddi tazminat
Baꢀvuran maddi olduğu kadar manevi bakımdan da zarara uğradığını ileri sürmektedir.
Baꢀvuran maddi tazminat olarak 44.191 ABD Doları talep etmektedir. Bu meblağ 30 Ekim
1996 tarihinde açılan tazminat davasında bilirkiꢀi heyetinin Đskenderun Asliye Hukuk
Mahkemesi’nin talebiyle belirlemiꢀ olduğu 4.200.000.000 TL’ye karꢀılık gelmektedir.
Hükümet AĐHM’yi tazminat taleplerini reddetmeye davet etmektedir. Hükümete göre, adil
tatmin AĐHS’nin denetim mekanizmasının temel amacını teꢀkil etmemekte ve baꢀvuran talep
ettiği rakamlarda ülkenin ekonomik ve sosyal gerçeklerini hesaba katmamaktadır.
AĐHM, ihlalin tespit edildiği bir baꢀvuruda Savunmacı Hükümetin ihlali gidermek ve
ihlalden önceki duruma mümkün olduğunca dönülmesini sağlayacak ꢀekilde ihlalin
sonuçlarını ortadan kaldırmak yükümlüğünün bulunduğunu hatırlatmaktadır (Yunanistan
aleyhine Iatridis davası (adil tatmin) [GC], no 31107/96, prg. 32, CEDH 2000-XI). Bir davaya
taraf sözleꢀmeci devletlerin, prensip olarak, ihlale hükmeden bir kararın gereklerini yerine
getirmek için baꢀvuracakları yolları seçme serbestliği bulunmaktadır. Bir kararın nasıl icra
edileceğine iliꢀkin takdir yetkisi ile sözleꢀmeci devletlerin, AĐHS’nin temel yükümlülüğü olan
“güvence altına alınan hak ve özgürlüklere saygı duyulmasını sağlama” (1. madde)
yükümlülüğü ile uyumlu bir seçme hakkı kastedilmektedir. Đhlalin niteliği bir restitutio in
integrum’a müsaitse, bunu yerine getirmek Savunmacı Devlete düꢀer, zira AĐHM’nin bunu
bizzat yapmaya ne yetkisi ne imkânı bulunmaktadır. Buna karꢀılık ulusal hukuk ihlalin
sonuçlarını ortadan kaldırmaya olanak tanımıyor veya ancak kısmen giderebiliyorsa, bu
durumda AĐHS’nin 41. maddesi AĐHM’ye, mağdura uygun göreceği bir telafiyi sağlama
yetkisi vermektedir (Romanya aleyhine Brumărescu davası (adil tatmin) [GC], no 28342/95,
prg. 20, CEDH 2001-I).
Bununla birlikte AĐHM, herhangi bir tazminatın ödenmemesinedeniyle Ek 1 No’lu
Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıꢀtır. AĐHM, mevcut davada tespit
edilen ihlalin niteliğinin, restitutio in integrum ilkesiyle hareket etmeye olanak tanımadığı
kanaatindedir. Böylesi bir mülkten mahrum bırakmanın yasal niteliği, zorunlu olarak
Savunmacı Devletin uygun gördüğü tazminat tutarının belirlenmesinde kullanılan kıstaslara
yansımaktadır. Dolayısıyla, yasal bir el koymanın doğurduğu parasal sonuçlar ile hukuk dıꢀı
yollarla gerçekleꢀtirilen bir mülkten mahrum bırakmanın doğurduğu sonuçlar bir tutulamaz
(Đtalya aleyhine Scordino davası (no 1) [GC], no 36813/97, prg. 249-250, CEDH 2006-V, ve
Yunanistan aleyhine Eski Yunan Kralı ve diğerleri davası [GC] (adil tatmin), no 25701/94,
prg. 75, 28 Kasım 2002).
AĐHM ayrıca bu konudaki benzer kararlarda aꢀağıdaki açıklamaları yaptığını
hatırlatmaktadır (Bkz. sözü edilen Turgut vd.-Türkiye ve ꢁatır-Türkiye)
6