CONSEIL  
AVRUPA  
DE L’EUROPE  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
ALPTEKĐN -TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no:6016/03)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
16 Haziran 2009  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir. ekli  
düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (6016/03) no’lu davanın nedeni 1955 doğumlu  
olan ve Đstanbul’da ikamet eden (T.C. vatandaı) Cem Alptekin’in (bavuran) Avrupa Đnsan  
Hakları Mahkemesi’ne 28 Kasım 2002 tarihinde Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin  
Korunmasına ilikin Sözleme’nin (Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi - AĐHS) 34. maddesi  
uyarınca yapmıoldukları bavurudur.  
Bavuran, Đstanbul Barosu avukatlarından A. Kaya Alptekin tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
I. DAVANIN KOULLARI  
19 Haziran 1998 tarihinde, Adalet Bakanlığı, MĐT’e ait belgeleri yasa dıı bir biçimde ele  
geçirdiği, mahkemeye kanıt olarak sunduğu, belgelerin içeriğini açıkladığı, MĐT’i hedef alan  
onur kırıcı ve aağılayıcı ifadeler kullandığı gerekçesi ile avukat olan bavuran hakkında  
soruturma açılmasına izin vermitir.  
8 Eylül 1998 tarihinde, Bakanlık, bavuran hakkında kovuturma balatılmasına izin vermiꢀ  
ve soruturma dosyasını Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığına göndermitir. Savcılık 24 Eylül  
1998 tarihli iddianame ile bavuran hakkında dava açmıtır.  
6 Ekim 2000 tarihli bir kararla, Đstanbul Ağır Ceza Mahkemesi bavuranın beraatına karar  
vermitir. Buna karın 15 Mart 2001 tarihinde Yargıtay, 3713 sayılı Kanunun 6. maddesi  
uyarınca suçlamaların bir kısmının Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin yetki alanına girdiği  
gerekçesi ile sözkonusu kararı bozmutur. Bu durumda davanın sözkonusu kısmı Đstanbul  
Devlet Güvenlik Mahkemesi’ne havale edilmitir. 1 Mayıs 2002 tarihinde Đstanbul Devlet  
Güvenlik Mahkemesi bavuranın beraatına karar vermitir. Temyiz bavurusu  
yapılmadığından 9 Mayıs 2002 tarihinde sözkonusu karar nihai hale gelmitir.  
16 Mayıs 2002 tarihinde, Đstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, suçlamaların geri kalan kısmı ile  
ilgili olarak bavuran hakkında beraat kararı vermitir. Savcılık sözkonusu karar hakkında  
temyiz bavurusunda bulunmutur. Dosya unsurlarına göre, ibu kararın kabul edildiği tarihte  
dava halen Yargıtay önünde derdesttir.  
HUKUK  
AĐHS’nin 6/1 maddesine atıfta bulunarak, bavuran, dava süresinin uzunluğundan  
ikayetçidir.  
Hükümet, altı ay kuralına riayet edilmediğini belirtmektedir. Hükümet, mevcut davada son iç  
hukuk kararının 1 Mayıs 2002 tarihli Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin kararı olduğunu  
savunmaktadır. Bavuranın yargılama süresine ilikin ikayetini ulusal mahkemeler önünde  
sunmağına dikkat çeken Hükümet, iç hukuk yollarının tüketilmediğini belirtmektedir.  
Bavuran, sözkonusu argümanlara itiraz etmektedir.  
AĐHM, bavurunun, Đstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde 1 Mayıs 2002 tarihli kararla  
sonlanan yargılama süresi ile ilgili olmayıp Yargıtay önünde halen derdest olan yargılama  
2
süresi ile ilgili olduğunu gözlemlemektedir. Dolayısıyla AĐHM, Hükümet’in birinci  
kabuledilemezlik itirazını reddetmektedir. Bir hakimin bireysel sorumluluğunun, bavuranın  
yargılama süresinin uzunluğu kapsamında yapmıolduğu ikayetin telafisi olarak  
ünülemeyeceğine kanaat getiren AĐHM, Hükümet’in ikinci itirazını reddetmektedir.  
AĐHM, sözkonusu ikayetin hiçbir kabuledilemezlik unsuru içermediğini belirtmektedir.  
Dolayısıyla bavuru kabuledilebilir niteliktedir.  
Esasa ilikin olarak ise, AĐHM, dikkate alınacak dönemin, ön soruturma izin tarihi olan 19  
Haziran 1998 tarihinde baladığını ve dosya unsurlarına göre halen devam ettiğini  
belirtmektedir.  
Dolayısıyla yargılama iki dereceli yargıda yaklaık on yıl on bir ay sürmütür. AĐHM,  
müteaddit defalar mevut davadakine benzer sorunları ortaya koyan davaları incelemive  
konuya ilikin yerleik içtihadından doğan kriterleri göz önüne alarak “makul süre”  
gerekliliğinin ihlal edildiğini tespit etmitir (Pélissier ve Sassi-Fransa, bavuru no: 25444/94).  
Đꢀbu davada farklı bir sonuca ulamak için hiçbir neden göremeyen AĐHM, aynı gerekçelerle  
AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiği tespitinde bulunmak gerektiği kanaatindedir.  
AĐHS’nin 41. maddesinin uygulanmasına ilikin olarak ise bavuran, 420.000 Amerikan  
Doları (yaklaık 316.000 Euro) maddi tazminat, 500.000 Amerikan Doları (yaklaık 376.000  
Euro) manevi tazminat talep etmektedir. AĐHM önünde yapmıolduğu çeviri masrafları için  
309 Türk Lirası (yaklaık 150 Euro) talep etmekte ve çeviri masrafları ile ilgili olarak iki  
fatura sunmaktadır.  
Hükümet, AĐHM’ye sözkonusu talepleri reddetme çağrısında bulunmaktadır.  
AĐHM, tespit edilen ihlalle iddia edilen maddi tazminat arasında illiyet bağı görememekte ve  
sözkonusu talebi reddetmektedir. Buna karın AĐHM, bavurana 7.000 Euro manevi tazminat  
ve talep edilen yargılama masraf ve giderlerinin tamamının ödenmesine hükmetmektedir.  
Sözkonusu miktarlara, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi faizlerine uygulanan üç  
puanlık artıeklenerek belirlenen gecikme faizi uygulanacaktır.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;  
3. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde  
ulusal para birimine çevrilmek üzere Savunmacı Devlet tarafından bavurana  
aağıdaki miktarların ödenmesine:  
(i)  
manevi tazminat olarak her türlü vergiden muaf tutularak 7.000 Euro (yedi  
bin Euro)  
(ii)  
yargılama masraf ve giderleri olarak her türlü vergiden muaf tutularak 150  
Euro (yüz elli Euro)  
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç  
puan fazlasına eit oranda basit faiz uygulanmasına;  
3
4. Adil tatmine ilikin diğer tüm taleplerin reddine;  
KARAR VERMĐꢁTĐR.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragraflarına uygun olarak 16 Haziran 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
4